Ana içeriğe geç
Sözlük

hisse ile cümle

hisse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yalnız hissettiğini biliyorum.I know you feel lonely.
Sorumlu hissettiğini biliyorum.I know you feel responsible.
Üzgün hissettiğini biliyorum.I know you feel sad.
Size rahatsızlık hissettirdim, değil mi?I made you feel uncomfortable, didn't I?
Ben çocuk için merhamet hissettim.I felt pity for the boy.
Faydalı hissetmeliyim.I need to feel useful.
O şekilde hissettiğini hiç bilmiyordum.I never knew you felt that way.
Asla tekrar böyle hissetmek istemiyorum.I never want to feel like this again.
Şimdi çok daha güvenli hissediyorum.I feel a lot safer now.
Çok çaresiz hissediyorum.I feel so helpless.
Onun hakkında suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel guilty about it.
Az çok gerçekten yabancı hissediyorum.I'm really feeling kind of strange.
Daha önce birisi hakkında hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way about anyone before.
Tom biraz sinirli hissettiğini söyledi.Tom said he felt a bit nervous.
Sana güvenebileceğimi hissediyorum.I sense that I can trust you.
Tom'un bir şey sakladığını hissediyorum.I sense that Tom is hiding something.
Nasıl hissettiğimi Tom'a söylemeliydim.I should've told Tom how I felt.
Hâlâ biraz suçlu hissediyorum.I still feel a little guilty.
Sanırım daha iyi hissediyorum.I think I feel better.
Sanırım nasıl hissettiğini biliyorum.I think I know how you feel.
Tom'un biraz tehdit edilmiş hissettiğini düşünüyorum.I think Tom felt a bit threatened.
Sanırım Tom senin hissettiğin aynı şekilde hissedebilir.I think Tom might feel the same way you do.
Sanırım Tom'un nasıl hissettiğini her ikimiz de biliyoruz.I think we both know how Tom feels.
Ne hissettiğini bana söylemeni istiyorum.I'm asking you to tell me how you feel.
Lütfen bana nasıl hissettiğini söyle.Please tell me how you feel.
Tom Mary'yi öpmek için bir arzu hissetti.Tom felt an urge to kiss Mary.
Mary'nin ona gülümsediği her zaman, Tom mutlu hisseder.Every time Mary smiles at him, Tom feels happy.
Tom çok iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.Tom didn't feel very well, but he went to work anyway.
Bazı insanlar otostopun tehlikeli olduğunu hissederler.Some people feel that hitchhiking is dangerous.
O, kullanılmakta olduğunu hissetti.He felt that he was being used.
Kendimi şu anda gerçekten ağlayacak gibi hissediyorum.I really feel like crying right now.
Seni neyin daha iyi hissettireceğini biliyorum.I know what'll make you feel better.
Aynı şekilde hissedeceğini düşünüyorum.I think you'll feel the same way.
Bu tuvalet kağıdı, zımpara kağıdı gibi hissettiriyor.This toilet paper feels like sandpaper.
Onun için üzgün hissettim.I felt sorry for him.
Kendimi onun için üzgün hissettim.I felt sorry for her.
Bir dolandırıcı gibi hissediyorum.I feel like an impostor.
Tom hareket ettikten sonra kendisini güvende hissetmeye başladı.Tom only began to feel safe after he moved.
Kararın hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about your decision?
Ona nasıl hissettiğini söylemelisin.You should tell her how you feel.
Bitkiler ağrı hissedebilir mi?Can plants feel pain?
Mükemmel iyi hissediyorum.I feel perfectly fine.
Aşırı yorgun hissediyorum.I feel dead tired.
Bana hissettirme tarzını seviyorum.I love the way you make me feel.
Tom'un şimdi ne hissettiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom is feeling now.
Üzgünüm ama bunu şu amda hissetmiyorum.I'm sorry, but I don't feel up to this right now.
Bunun gitmek için iyi bir zaman gibi hissediyorum.I feel like this is a good time to leave.
Seni tatsız hissettirdiysem üzgünüm.I'm sorry if I made you feel unwelcome.
Bunu yapmamamız gerektiğini hissediyorum.I feel like we shouldn't be doing this.
Tom birinin onu izliyor olduğunu hissetti.Tom sensed somebody was watching him.
Yarın daha iyi hissedeceğinden eminim.I'm sure you'll feel better tomorrow.
Kendimi biraz suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel a little guilty.
Tom'un ne kadar kızgın hissetmesi gerektiğini anlıyorum.I understand how angry Tom must feel.
Sen zaten bana senin nasıl hissettiğini anlattın.You've already told me how you feel.
Özellikle aç hissetmiyorum.I'm not feeling particularly hungry.
Yakışıksız hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel out of place.
Neden o şekilde hissettiğini anlıyorum.I understand why you feel that way.
Seni kötü hissettirmek istemedim.I didn't mean to make you feel bad.
Birkaç saat içinde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.You'll feel better in a few hours.
Tom Mary'nin evet demek istediğini hissetti.Tom sensed Mary wanted to say yes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod