Ana içeriğe geç
Sözlük

hisse ile cümle

hisse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.For some reason I feel more alive at night.
O "Nasıl hissediyorsun?" diye sordu."How do you feel?" he inquired.
Seni daha iyi hissettirmek için ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say to make you feel better.
İyi hissetmiyorum.I don't feel well.
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Herhangi bir yerde evinizdeymiş gibi hisseder misiniz?Do you feel at home anywhere?
Senin hissen 20 dolar.Your allotment is $20.
Hastalığım sırasında yaptığınız yardım için size borçlu hissediyorum.I feel indebted to you for your help during my illness.
Sen bana çok suçlu hissettiriyorsun.You make me feel so guilty.
Kendimi seninle rahat hissediyorum.I feel relaxed with you.
Nasıl hissettiğini hayal edebiliyorum.I can imagine how you felt.
Kendini kötü hissediyor musun?Are you feeling under the weather?
Görevli memur arkasından yaşlı bir adamın geldiğini hissetti.The police officer on duty sensed an elderly man coming up behind him.
Ben kusacakmış gibi hissediyorum.I feel like vomiting.
Burası çok rahat, ben gerçekten evimdeymiş gibi hissediyorum.It's so comfortable here, I really feel at home.
Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.I gave up smoking and I feel like a new man.
Kendinizi hasta hissediyor musunuz?Are you feeling sick?
İyi hissediyor musunuz?Are you feeling OK?
Şimdi nasıl hissediyorsunuz?How do you feel now?
İyi hissettiğimde yürüyüşe giderim.When I feel fine, I go for a walk.
İyi hissetmediğim için bütün gün evde kaldım.Not feeling well, I stayed home all day.
Bugün hasta hissettiğimden dolayı seni göremem.I can't see you today because I feel ill.
O gün iyi hissetmediğim için evde kaldım.Not feeling well, I stayed home on that day.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.I'm feeling ill, but I intend to go out anyhow.
Şimdi iyi hissediyorum.I'm feeling fine now.
Şimdi kendimi iyi hissediyorum.I'm feeling fine now.
Yenilenmiş hissediyorum.I feel refreshed.
Ben nasıl hissettiğini anlıyorum.I understand how you feel.
Nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you feel.
Tehlikeyi hissetti, kaçtı.Sensing danger, he ran away.
Soğuğu hissediyorum.I do feel the cold.
Hissedarların toplantısı düzenlendi.The shareholder's meeting was held.
Jill'i hisse senetlerini çalmakla suçlayacak hiçbir dayanağın yok.You have no grounds for accusing Jill of stealing the stock certificates.
Hisse senedi fiyat endeksi, tüm zamanların en yükseğine yükseldi.The stock price index soared to an all-time high.
Hisse senedi fiyatları rekor seviyede düştü.Stock prices plunged to a record low.
Hisse senetleri beş ardışık gün geriledi.Stock prices declined for five consecutive days.
Hisse senedi fiyatlarında hızlı bir düşüş vardı.There was a rapid decline in stock prices.
Hisse senetleri sert düştü.Stocks fell hard.
Hisse senedi fiyatları düştü.Stock prices dropped.
Hisse senetleri yeni bir zirve yaptı.Stocks hit a new high.
O mutlu ya da üzgün hissettiğinde hislerini ifade edebilir.She can express her feelings when she feels happy or sad.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?Don't you feel any inconvenience living abroad?
Denizi düşündüğümde, sakin hissediyorum.When I contemplate the sea, I feel calm.
Evin sallandığını hissettik.We felt the house shake.
Karanlıkta yolumuzu dikkatle hissetmeliyiz.We must feel our way carefully in the dark.
Şirketteki hissemiz 60% tır.Our ownership in the company is 60%.
Hatam hakkında kötü hissediyorum.I feel terrible about my mistake.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Eve varıncaya kadar cüzdanımın yokluğunu hissetmedim.I did not miss my purse till I got home.
Eve geldiğimde, kendimi çok aç hissettim.When I came home, I felt very hungry.
Evin sallandığını hissederek caddeye doğru koştum.Feeling the house shake, I ran out into the street.
Evin sarsılmasını hissederek dışarıya koştum.Feeling the house shake, I ran outside.
O, evinin sarsıldığını hisseder etmez bahçeye koştu.As soon as he felt his house shake, he rushed out into the garden.
Ben evin sallandığını hissettim.I felt the house shake.
Evin sallanışını hissetmiyor musun?Don't you feel the house shaking?
Evin biraz sallandığını hissettik.We felt the house shake a little.
Birkaç içkiden sonra adam acı hissetmiyordu.After a couple of drinks, the guy was feeling no pain.
Bir şey olmak üzere olduğunu hissetti.He felt that something was about to happen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod