Ana içeriğe geç
Sözlük

hisler ile cümle

hisler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Fala sobre os sentimentos das pessoas.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de lutar contra seus sentimentos por mais tempo, ela cai em seus braços.
Mitsuki Amerika’ya gittiği zaman kalbi kırılmıştı çünkü Eichi’ye gerçek hislerini söyleyememişti.Mitsuki fica com o coração despedaçado quando ele parte pois não conseguiu confessar-lhe os seus sentimentos.
Bunun üzere Dawn'ın "avcılık hisleri" kabarır ve okula giderler.Um dia, fica com ciúmes de Dewey e decide ir à escola.
Vicdanı ve hisleri yoktur.Kent geen emoties en gevoelens.
Bu hisleri karşılıklıdır.Die gevoelens zijn wederzijds.
Böylece çok farklı hisler yaratmaktadır.Het zijn dus wezenlijk verschillende sensaties.
Ancak bu, Robin'in Ted'e karşı hisleri olduğunu anlamasına yol açar.Hierdoor wordt Robin jaloers en zo beseft ze dat ze wel degelijk gevoelens heeft voor Ted.
Claudio çok sinirlenip Don Pedro'yla yüzleşip, ona olan aksi hislerini açıkça ifade eder.Claudio wordt woedend op Don Pedro en gaat de confrontatie met hem aan.
Kısa bir süre sonrasında özellikleri ve hisleri gelişti.Hun menselijke eigenschappen en verstand kregen ze pas later.
Bu hisleri karşılıklıdır.Uczucie to jest odwzajemnione.
Syaoran hislerini Sakura’ya itiraf etmiştir fakat Sakura henüz cevap vermemiştir.Syaoran już wyznał Sakurze swoje uczucia, ale ona jeszcze nie dała mu odpowiedzi.
Fakat o hislerini kendine saklar.Jednak to co czuje, zachowuje dla siebie.
Eboli intikamcı hislerle oradan ayrılır.Fra Diavolo postanawia się zemścić.
Bu düşünceler eskisi gibi kendinde sükunet hisleri doğurmamaktadır.i.Na emigracji książka nie wywołała tak żywego oddźwięku, jak poprzednie utwory Hłaski.
Bu hisleri karşılıklıdır.Dessa känslor var ömsesidiga.
Tiberius her iki talebi de geri çevirmiş ancak Claudius'a yönelik bu hisler devam etmiştir.Tiberius svarade nekande på båda dessa förfrågningar, men de visar på senatens inställning till Claudius.
Altıncı hisleri çok kuvvetlidir.Terrängen på Kuusinen är mycket platt.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Visa respekt för den andres åsikter.
Alpha'nın hisleri yeni yeni ortaya çıkmaktadır.Altarskåpets dörrar är från nyare tid.
Bu hisleri karşılıklıdır.Вони взаємопов'язані.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Я розглядатиму інтереси кожної людини.
Fakat o hislerini kendine saklar.І вона, приховує почуття до нього.
Benlik saygısı insanların kendileri hakkındaki hislerini etkiler.Реклама впливає насамперед на емоції людей.
Milli hisleri gelişti.Посилилось національне гноблення.
Altıncı hisleri çok kuvvetlidir.Osemení je velice tvrdé.
Bu hisleri karşılıklıdır.Nenávist byla vzájemná.
Yalnızlık çeken insan içinde bir boşluk veya kopukluk hisleriyle doludur.Vnitřně trpí silnými pocity osamělosti a prázdnoty.
Daha sonra, Magnus'ın Will'e karşı hisleri olduğu ortaya çıkar.A to je poprvé a naposledy, co se May zmínil o Geronimovi.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Musíme brát ohledy na ostatní.
Lucas, Brooke'a olan hislerini açıklar, ancak Brooke ailesi ile Los Angeles'a gidecektir.Bree se pak usmíří se svou rodinou a odcestuje do Los Angeles.
Julia'ya karşı hisler beslediği bir sır değil.Na rozdíl od Julie nemá zakomponované emoce.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.El joacă pe sentimentele oamenilor.
İkisi arkadaş olduktan sonra birbirlerine karşı olan hislerini hep sakladılar.După destul de mult timp, descoperă sentimentele pe care le au unul pentru celălalt.
Erişim tarihi: 15 Şubat 2013. ^ ""Sevag Irkçı Hislerle Öldürüldü"".Accesat în 15 februarie 2013. ^ „Still Going Insane .
Böyle bir ortamda insanlar bazen hislerini doğru ifade edemez ve yanlış anlaşılır.Într-un asemenea mediu, oamenii, uneori, nu pot exprima sentimentele lor adevărate și neînțeles.
Bu hisleri karşılıklıdır.Az érzés kölcsönös.
Altıncı hisleri çok kuvvetlidir.6. században igen intenzívek voltak.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Tiszteld mások véleményét!
Daha sonra, Magnus'ın Will'e karşı hisleri olduğu ortaya çıkar.Mire rájönnek, hogy ez sem valós, Magnus szól nekik, hogy Will eltűnt.
Sahne önemli karakterlerin birbirlerine karşı olan hislerini açıklamaları ile sona erer.Näytös huipentuu päähenkilöiden ilmaistessa ristiriitaisia tunteitaan.
İkinci sezonda sonunda Giles hislerini Jenny'ye açmıştır.Lopulta Jacob tunnustaa Bellalle tunteensa.
Ayrıca Faith'e karşı romantik hisler besler.Rizalla on myös tunteita Royta kohtaan.
Yalnız, hislerini ona açamamaktadır.Ainoastaan ajattelua hän ei voi ottaa itseltään pois.
Joey ve Rachel birbirlerine karşı hislerinin aynı olduğunu itiraf ederler ve son sahnede öpüşürler.Sonic ja Blaze taistelevat toisiaan vastaan kerran pelissä, lopulta tajuavan olevan samalla puolella.
O hislerini gizlemez.Hän ei kätke tunteitaan.
Böylece çok farklı hisler yaratmaktadır.Μπορεί να παρουσιάσει πολλά διαφορετικά συναισθήματα.
Alpha'nın hisleri yeni yeni ortaya çıkmaktadır.Η αλπική ορογένεση είναι η πιο πρόσφατη.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Η Akiko που δεν είναι πλέον σε θέση να αντισταθεί στη δύναμη της Μητέρας, έχει γίνει το είδωλο της.
Bu hisleri karşılıklıdır.Όμως, τα αισθήματα δεν ήταν αμοιβαία.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Respektér andres særheder.
Bu hisleri karşılıklıdır.Her står opfattelserne stejlt mod hinanden.
Bu hisleri karşılıklıdır.Respekten var gjensidig.
Tiberius her iki talebi de geri çevirmiş ancak Claudius'a yönelik bu hisler devam etmiştir.Tiberius avviste begge forslagene, men senatets støtte til Claudius fortsatte.
Sahne önemli karakterlerin birbirlerine karşı olan hislerini açıklamaları ile sona erer.Det ser ut til at de endelig har innrømmet følelsene de har for hverandre.
İnsanın bu gerçek doğası açık ve parlaktır, bilinçlidir, düşüncelerden ve hislerden uzaktır, durudur.Den sanne naturen til menneskesinnet er klart, lysfullt og bevisst, uberørt av tanker og emosjoner.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Ansvar for andre.
Bu hisleri karşılıklıdır.Hubungan keduanya kemudian bersifat mutualis.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Menghargai hasil karya orang lain.
Altıncı hisleri çok kuvvetlidir.Ketujuh saudara tersebut bekerja sangat keras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod