Ana içeriğe geç
Sözlük

hisler ile cümle

hisler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ω, μεγάλη. Έτσι άνετα.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Обърни се. Не, не по този начин, но от друга страна.
Boeun'un hislerini inciteceksin.О, відмінно. Так комфортно.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ты задеваешь её чувства.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ще обидиш Бо Ън.
Boeun'un hislerini inciteceksin.אוי, גדול. זה כל כך נוח.
Boeun'un hislerini inciteceksin.أنت ستأذي مشاعر بويون
Boeun'un hislerini inciteceksin.عظيم مريح جدا
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.A józan eszem, a jó szándékaim összeütközésbe kerültek az ízlelőbimbóimmal.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Aşa că bunul meu simţ, intenţiile mele bune, erau în conflict cu papilele mele gustative.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Así que mi sentido común, mis buenas intenciones, estaban en conflicto con mis papilas gustativas
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Du coup mon bon sens, mes bonnes intentions, allaient à l'encontre de mon palais.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Dus, mijn gezonde verstand, Mijn goede voornemens, waren in conflict met mijn smaakpapillen.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Il mio buon senso e le mie ottime intenzioni erano in conflitto con le mie papille gustative.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Jadi akal sehat saya, niat baik saya, berkonflik dengan indera pengecap saya.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.그래서 저의 상식과 저의 신념은 저의 미각적 욕구와 충돌하고 있었던 겁니다.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Mein gesunder Menschenverstand, meine guten Absichten standen also in Widerstreit mit meinen Geschmacksnerven.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Moj razum, moji dobri nameni, so bili v nasprotju z mojimi brbončicami.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Mój zdrowy rozsądek, moje dobre chęci kłóciły się z kubkami smakowymi.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Můj selský rozum, moje dobré úmysly bojovaly s mými chuťovými pohárky.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.O meu bom senso, as minhas boas intenções, estavam em conflito com as minhas papilas gustativas.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Så min fornuft, mine gode intentioner, var i konflikt med mine smagsløg.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Så, mitt sunda förnuft, mina goda avsikter, var i konflikt med mina smaklökar.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Takže môj zdravý rozum, moje dobré úmysly boli v konflikte s mojimi chuťovými pohárikmi.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Vì thế ý thức chung của tôi ý định tốt đẹp của tôi, lại mâu thuẫn với khẩu vị của tôi
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Значит, здравый смысл и добрые намерения вступали в противоречие с моими вкусовыми рецепторами.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Отже, мій здоровий глузд і мої добрі наміри вступили у конфлікт з моїми смаковими рецепторами.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Така че здравият разум, добрите ми намерения, бяха в конфликт с вкусовите ми рецептори.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.אז ההיגיון הבריא, והכוונות הטובות שלי היו בסתירה עם בלוטות הטעם שלי.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.إذاً فحدسي، ونواياي الحسنة، كانتا في صراع مع شهيتي ومذاقي.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.私の善意が 私の(味の)好みと争っていたのです そして 「また今度」 と片付けたのです
Böyle konuşmamalısın, eşin burada. Boeun'un hislerini inciteceksin.Ko Boeun doseže 20, boste popolnoma pozabili, mama kuha.
Böyle konuşmamalısın, eşin burada. Boeun'un hislerini inciteceksin.No deberías decir eso, tu esposa está aqui. vas a herir los sentimientos de Boeun.
Bu Afrika kıtası. Fakat aynı zamanda kendimizin hisleri var.E continetul Africa, pe de o parte, dar şi felul în care ne vedem pe noi înşine.
Bu Afrika kıtası. Fakat aynı zamanda kendimizin hisleri var.Африканского континента, но также и наше осознание себя.
Bu da ne? Hislerimi kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum.뭐야, 마음 정리 하려는데.
Bu da ne? Hislerimi kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum.Τι συμβαίνει; Προσπαθώ να ξεφορτωθώ τα συναισθήματα μου.
Bu da ne? Hislerimi kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum..מה זה? אני מנסה להשליך את הרגשות שלי
Bu da ne? Hislerimi kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum.ما هذا؟ احاول ان ألقي بمشاعري
Bu da ne? Hislerimi kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum.何でこんなに手が暖かいの?
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Aceste sentimente mă fac mai bună.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Ces sentiments me rendent meilleure.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Deze gevoelens maken me beter.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Durch diese Gefühle werde ich besser.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Estos sentimientos me hacen mejor.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Ezek az érzések jobbá tesznek engem.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.이러한 느낌들이 저를 크게 합니다.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Những cảm xúc ấy khiến tôi tốt đẹp hơn
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Questi sentimenti mi rendono migliore.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Ta čustva me naredijo boljšo.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.To uczucia sprawiają, że jestem lepsza.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Тези чувства ме правят по-добра.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Ці відчуття роблять мене кращою.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.Эти чувства делают меня лучше.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.הרגשות אלה עושים אותי טובה יותר.
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.تلك المشاعر تجعلنى أفضل
Bu hisler bana kendimi iyi hissettiriyor.生きてることを実感でき 心の準備をさせ強くしてくれる
Bu hisler beni hayrete düşürdü.A bola som tými pocitmi prekvapená.
Bu hisler beni hayrete düşürdü.A opravdu mě tyto pocity překvapily.
Bu hisler beni hayrete düşürdü.Die gevoelens verbaasden me echt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod