Her seferinde de Hindistan'da eğitim aldıkları ortaya çıktı.It turned out, in every single case, they came out of the Indian educational system.
Hindistan'a döndük.So off we went to India.
Sadece Hindistan'da milyonlarca genç, bir çağrı merkezinde çalışmanın hayalini kurar.Only in India do millions of young people dream of working in a call center.
Hindistan, dünyanın en genç ve büyüyen nüfusuna sahip.India has the youngest growing population in the world.
Şimdi söyleyin bana, IBM bir Amerikan şirketi mi yoksa Hindistan şirketi mi?So you tell me, is IBM an American company, or an Indian company? (Laughter)
Ben, Bengal'de büyüyen bir Güney Hindistanlı'yım.I was a South Indian brought up in Bengal.
Üç maymun günlerini hindistan cevizi toplayarak geçirdiler. .Three monkeys spend a day gathering this coconuts together.
Bu maymun ortamda ne kadar hindistan cevizi gördüyse üç eşit gruba ayırdı.So he divides what he sees into three piles.
Her bir grupta ne kadar hindistan cevizi olduğunu bilmiyoruz.We don't know how many are in each pile.
Bu da attığı hindistan cevizi olsun.That's a coconut right there.
İlk maymunun yaptığı iş hindistan cevizlerini üç eşit gruba ayırmaktı. .That's with that first, he divides the coconuts into three equal piles.
Gördüğü hindistan cevizleri ise bunlar.So this is all he sees.
Sadece bu iki hindistan cevizi grubunu görüyor.He just sees these two piles together.
Yani bütün işimiz bu iki hindistan cevizi grubuyla.So this is all we're dealing with at this point.
Üç eşit parça ve arta kalan bir hindistan cevizi.One left over and three equal heaps.
Kendi payını alıyor ve fazla olan hindistan cevizini atıyor. .He takes one for himself, and he takes the extra coconut and he throws it away.
Dışardaki iki handistan cevizini de gruba dahil ettiğinde toplam 12 hindistan cevizi olmuş. .He spots the two discarded coconuts and puts them with the pile giving a total of 12.
İlk maymunun elinde üç eşit grup bir de elinde fazladan hindistan cevizi kalmıştı. .This was the first one to wake up, has one left over with three equal piles.
Ve sorulan soru ise "İlk ve ikinci maymun kaçar tane hindistan cevizi aldılar?" .And so they're saying how many coconuts did the first and a second monkey take?
Toplam 12 hindistan cevizi var.The total is 12 coconuts.
Eğer biraz daha yukarılara çıkarsak, en başta elimizde kaç hindistan cevizi vardı? .So if you go to this point over here, how many coconuts were there?
O zaman burada 15 artı 1 yani 16 hindistan cevizi var.Well, there must have been 15 plus this 1 coconut over here.
İlk maymunun ayırdığı bu iki grupta toplam 16 hindistan cevizi olmalı. .So the first monkey must have had 16 coconuts in these two piles.
Yani her bir grupta 8'er hindistan cevizi var.So this must have been 8 and 8.
Yani ilk maymunun elinde en başta 24 artı 1'den 25 hindistan cevizi vardı.So to start off with we had 8 times 3, 24 coconuts plus 1.
Bu üç maymunun topladıkları toplam hindistan cevizi sayısı 25.So we started with 25 coconuts.
Yazın bu geri dönen bir parçasında, Hintliler kış için avlanırlardı.Indians, they say, hunted for the winter in that brief returning summer.
Böylece Hint Yazını, Tanrı'dan bir hediye olarak adlandırdılar.That's why they called an Indian Summer, a gift from the gods.
Bu sonbaharın Hint Yazı... ...eşi görülmemiş yağış bolluğu haberlerini beraberinde getirdi.The Indian Summer for this fall is apparently going to be accompanied by much rain.
Hindistan'da sokaktan aşağıya doğru yürürken, bir ilan panosu boyacısı gördüm.I was in India, and I was walking down the streets, and I saw a billboard painter.
Ben Hindistan'da yaşıyordum, o Amerika'da.I lived in India. She lived in America.
Burası Hindistan, ve bu da pişirmede en çok kullanılan yakıt: inek gübresi.This is India and this is the most commonly used cooking fuel in India. It's cow dung.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Basically one of the contexts that we studied was schools in very remote parts of India.
İki yılın sonunda ise Hindistan'ın her yerinden çocuklar ev ödevlerini Googleluyorlardı.And all over India, at the end of about two years, children were beginning to Google their homework.
Newcastle'da yaptığım ilk deney Hindistan'da yaptığım deneyin aynısıydı.The first experiment I did out of Newcastle was actually done in India.
Gateshead'de 10 yaşındaki bir kız 15 dakikada Hinduizmin kalbine ulaşabiliyor.Back at Gateshead, a 10-year-old girl gets into the heart of Hinduism in 15 minutes.
Moderator Hindistan'dan.The mediator is from Pune, India.
Hindular der ki, "Nada brahma," bunun bir anlamı, "Dünya sestir."The Hindus say, "Nada brahma," one translation of which is, "The world is sound."
Hindistan, Birleşik Devletler,India, the United States,
Çin ve Hindistan gibiThe arrival of countries
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.I've added on little blue tails behind Sudan, Libya, China, India, Bangladesh.
Kendimize Pors & Rao diyoruz, Hindistan'da yaşıyor ve çalışıyoruz.We call ourselves Pors and Rao, and we live and work in India.
Bakın, Hindistan'da pek çok enfekte var, ama düzeyi düşük.Look, India got many infected, but had a low level.
Hindistan'da çok var çünkü çok kalabalıklar.India has many because they are many.
Birisi 240 milyon çiftçinin olduğu Hindistan'dan, ki çoğu günde iki dolardan az kazanmakta.One is in India, where there are 240 million farmers, most of whom make less than two dollars a day.
Hindistan'da Naxalite hareketi ve... [anlaşılmıyor] hareketi hüküm sürüyordu.In India, we had the Naxalite movement, the [unclear] movement.
Hint Milli Hareketi bunun kanıtıydı.The National Movement of India was testimony to that.
Hindistan-Bombay'da muson için hazırlanıyor.This is getting ready for the monsoon in Bombay, India.
Ve Kenya'da ve Hindistan'da otel demek yemek yeri demektir.And what hotel means, in Kenya and India, is an eating-place.
'Zihinle Savaşma' başlıklı Satsang DVD'sinden video alıntısı 13 Ocak 2012 Tiruvannamalai, HindistanVideo extract from the Satsang DVD 'Don't fight with Mind' 13th January 2012 Tiruvannamalai, India
Kuzeybatı Hindistan'ı, Afganistan ve İran'ın bazı alanlarını kapsar.Northwestern India and parts of Afghanistan and Iran.
Bu Haydarabad, Hindistan'da bir bina.You get -- this is a building in Hyderabad, India.
Ancak Hint-Avrupa kökenindeki anlamı, yöndeki bir değişiklik, farklı yönde gitmek demektir.But what it means in the original Indo-European is a change in direction, going in a different way.
Yine eski Hint-Avrupa köküne baktığımızda,So, you go back to the old Indo-European root again, and what do you find?
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.So, be gentle, just act like a wooden Indian or something.
Örneğin, Rusya, Çin ve Hindistanın toplam kapsamı sadece yüzde bire ulaşmış.The combined coverage of Russia, China and India, for example, reached just one percent.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.Indian peacekeepers have inspired many local women to join the police force.
Hindistan'a geri döndüm ve kimse bu hikayeyi almak istemedi.I came back to India and nobody was interested in buying the story.
Hindistan'da bizim hükümet yapımız hakkında şikayet etmekten hoşlanırız.In India we often love to complain about our government bodies.
TYBALT, sanat sen bu kalpsiz Hinds arasında çizilir?TYBALT What, art thou drawn among these heartless hinds?