Ana içeriğe geç
Sözlük

hile ile cümle

hile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu tamamen algısal bir hile.現実の物体を使ってお見せしましょう
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Ajakan kami kepadamu bukannya suatu kekeliruan; juga bukan dengan maksud yang tidak murni atau untuk menipu
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Albowiem napominanie nasze nie było z oszukania, ani z nieczystości, ani z zdrady;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Căci propovăduirea noastră nu se întemeiază nici pe rătăcire, nici pe necurăţie, nici pe viclenie.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Car notre prédication ne repose ni sur l`erreur, ni sur des motifs impurs, ni sur la fraude;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Denn unsere Ermahnung ist nicht gewesen aus Irrtum noch aus Unreinigkeit noch mit List;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.For vår forkynnelse kommer ikke av villfarelse eller av urenhet eller med svik;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Kajti opominjanje naše ni iz zmotnjave, ne iz nečistosti, ne v zvijači,
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.우리의 권면은 간사에서나 부정에서 난 것도 아니요 궤계에 있는 것도 아니라
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Lebo naše napomínanie nepochádzalo z bludu ani z nečistoty ani sa nedialo v lesti.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Napomínání zajisté naše nebylo z podvodu, ani z nečistoty, ani ve lsti.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Porque a nossa exortação não procede de erro, nem de imundícia, nem é feita com dolo;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Pues nuestra exhortación no procedía de error ni de motivos impuros, ni fue con engaño
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.rt a mi buzdításunk nem hitetésbõl [van,] sem nem tisztátalanságból, sem nem álnokságból:
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Sillä meidän kehoituspuheemme ei lähde eksymyksestä eikä epäpuhtaasta mielestä eikä ole kavaluudessa puhuttua;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Thi vor Prædiken skyldes ikke Bedrag, ej heller Urenhed og er ikke forbunden med Svig;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Διοτι η προτροπη ημων δεν ητο εκ πλανης ουδε εξ ακαθαρσιας ουτε μετα δολου
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Ибо в учении нашем нет ни заблуждения, ни нечистых побуждений , ни лукавства;
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.като знаете как увещавахме и утешавахме всеки един от вас, като баща чедата си,
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.Утїшеннє бо наше (було) не від лукавства, анї від нечистоти, анї в підступі,
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.כי תוכחתנו איננה מתוך טעות וגם לא מתוך טמאה ולא ברמיה׃
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.لان وعظنا ليس عن ضلال ولا عن دنس ولا بمكر
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.我 們 的 勸 勉 、 不 是 出 於 錯 誤 、 不 是 出 於 污 穢 、 也 不 是 用 詭 詐
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.我 們 的 勸勉 、 不 是 出於 錯誤 、 不 是 出於 污穢 、 也 不 是 用 詭詐
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Älkää varastako, älkää valhetelko älkääkä lähimmäistänne pettäkö.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Các ngươi chớ ăn trộm ăn cắp, chớ nói dối, và chớ lừa đảo nhau.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Các ngươi chớ ăn_trộm ăn_cắp , chớ nói_dối , và chớ lừa_đảo nhau .
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Ihr sollt nicht stehlen noch lügen noch fälschlich handeln einer mit dem andern.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.I må ikke stjæle, I må ikke lyve, I må ikke bedrage hverandre.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.I skal ikke stjele, og I skal ikke lyve, og ingen av eder skal gå svikefullt frem mot sin næste.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.I skolen icke stjäla eller ljuga eller begå något svek mot varandra.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Jangan mencuri, menipu atau berdusta
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.너희는 도적질하지 말며 속이지 말며 서로 거짓말하지 말며
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Não furtareis; não enganareis, nem mentireis uns aos outros;
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Ne kradite, tudi ne lažite in zvijačno ne ravnajte drug z drugim.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Nekradnite a neklamte ani neluhajte nikto svojmu blížnemu.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Nekraďte a nelžete, a nižádný neoklamávej bližního svého.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Ne orozzatok, se ne hazudjatok és senki meg ne csalja az õ felebarátját.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Non ruberete né userete inganno o menzogna gli uni a danno degli altri
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz."'No robaréis, ni mentiréis ni os engañaréis el uno al otro
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Să nu furaţi, şi să nu minţiţi, nici să nu vă înşelaţi unii pe alţii.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.U mag niet stelen, liegen of elkaar bedriegen.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Vous ne déroberez point, et vous n`userez ni de mensonge ni de tromperie les uns envers les autres.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Δεν θελετε κλεπτει ουδε θελετε ψευδεσθαι ουδε θελετε απατησει εκαστος τον πλησιον αυτου.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Да не крадете нито да мамите и никой да не лъже ближния си.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.Не крадите, не лгите и не обманывайте друг друга.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.לא תגנבו ולא תכחשו ולא תשקרו איש בעמיתו׃
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.لا تسرقوا ولا تكذبوا ولا تغدروا احدكم بصاحبه.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.你 們 不 可 偷 盜 、 不 可 欺 騙 、 也 不 可 彼 此 說 謊
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz.你 們 不 可 偷盜 、 不 可欺騙 、 也 不 可 彼此 說謊
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Amici e compagni si scostano dalle mie piaghe, i miei vicini stanno a distanza
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.내 생명을 찾는 자가 올무를 놓고 나를 해하려는 자가 괴악한 일을 말하여 종일토록 궤계를 도모하오나
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Którzy mię miłują, i przyjaciele moi, stronią od ran moich, a powinowaci moi z daleka stoją.
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Mina vänner och fränder hålla sig fjärran ifrån min plåga, och mina närmaste hava ställt sig långt ifrån.
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Mine venner og mine frender holder sig i avstand fra min plage, og mine nærmeste står langt borte.
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Minun ystäväni ja läheiseni pysyvät syrjässä minun vitsauksestani, ja minun omaiseni seisovat kaukana.
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Những kẻ tìm giết mạng sống tôi gài bẫy tôi , Kẻ tìm hại tôi nói điều dữ , Và trọn ngày toan sự phỉnh gạt .
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Những kẻ tìm giết mạng sống tôi gài bẫy tôi, Kẻ tìm hại tôi nói điều dữ, Và trọn ngày toan sự phỉnh gạt.
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Orang yang ingin membunuh aku memasang jerat bagiku; yang ingin mencelakakan aku mengancam hendak menumpas aku
Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.Szeretteim és barátaim félreállanak csapásomban; rokonaim pedig messze állanak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod