Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Jos korttihai kerää kortit yhteen, välittömästi, kun hän -- ennen kuin hän jakaa kortit.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.만약에 카드를 이렇게 하구요 바로 이렇게 카드를 나누기 전이죠.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Krytyczny moment, przepraszam, jest wtedy, gdy szuler zbiera karty, tuż przed rozdaniem. tuż przed rozdaniem.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Om en korthaj samlar ihop korten omedelbart när han innan han delar ut korten.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Se un baro raccoglie le carte, non appena lui -- prima che cominci a dare le carte.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Si un estafador junta las cartas, inmediatamente cuando... antes de barajar las cartas.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Si un requin rassemble toutes les cartes immédiatement lorsqu'il -- avant de distribuer les cartes.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Wenn ein Kartenhai die Karten zusammenmischt, unmittelbar bevor er - bevor er die Karten ausgibt.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Ако изпечен покерджия събере картите заедно, незабавно, когато... преди да раздаде картата.
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.Три, четыре, пять, шесть, семь. и
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.אם כריש קלפים יאסוף את הקלפים יחד, מיד כשהוא - לפני שהוא מחלק אותם. עכשיו...
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.اذا طارت ورقة,قم بجمع الاوراق مع بعضها, فورا حين يقوم-- قبل ان يقوم بتوزيع الورق. الان..
Bir hilebaz kartları bir araya topladığında, hemen eğer o -- kartları dağıtmadan önce.カードを 配る直前に— 3人目でしたよね
Bir hileli para, döndürerek fırlatığınız zaman gelen yazı yada tura 0.5 olasılığa sahip olmayabilir.Falošná minca je minca, ktorú keď vyhodíte, nemá polovičnú šancu, že padne hlava, alebo znak.
Bir hileli para, döndürerek fırlatığınız zaman gelen yazı yada tura 0.5 olasılığa sahip olmayabilir.Nepoctivá mince je mince, kterou když hodíte, tak může být jiná šance než 0,5 že padne hlava, respektive orel.
Bir hileli para, döndürerek fırlatığınız zaman gelen yazı yada tura 0.5 olasılığa sahip olmayabilir.Niesprawiedliwa moneta to moneta, której prawdopodobieństwo wypadnięcia reszki albo orła jest różne od 1/2.
Bir hileli para, döndürerek fırlatığınız zaman gelen yazı yada tura 0.5 olasılığa sahip olmayabilir.العملة المعدنية الممتلئة.. إذا قلبتها.. فرصة بروز لا شيء لا وجه ولا كتابة ..
Bir hileli para, döndürerek fırlatığınız zaman gelen yazı yada tura 0.5 olasılığa sahip olmayabilir.投げた時に表か裏が出る確率が 5割になるとは限らないのです 通常のコイン投げでは表か裏かは常に5割です
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.E cadiamo nelle nostre proprie contraddizioni.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.És itt saját magunkkal kerülünk ellentmondásba.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Et nous voilà en quelque sorte dans notre propre escroquerie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.I tak oszukujemy sami siebie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.그리고 우리는 스스로에게 일종의 속임수를 씁니다.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Og vi lander nærmest i vores eget bedrag.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Suntem, într-un fel, implicaţi în propria noastră înşelătorie
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Und wir gehen uns ein Stück weit selbst auf den Leim.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Và chúng ta đã bị dính vào bẫy của mình.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz. Yani -- bu komik de. Buradan bakınca komik.И си вярваме на собствените лъжи, колкото и смешно да звучи. или поне на мене ми звучи
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Y quedamos atrapados en nuestras contradicciones.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Zo trappen we in onze eigen tegenstelling.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Και με αυτόν τον τρόπο εξαπατούμε τον ίδιο μας τον εαυτό.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.И это своего рода наше личное мошенничество.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.ובמובן מסוים אנחנו עובדים על עצמנו.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.و نخادع أنفسنا
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.おかしな状況でしょう
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.- egy kicsit mint a tízparancsolat-kísérlet esetén - és az emberek még kevesebbet csalnak.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.십계명 실험과 약간 비슷하죠. 그리고 부정행위도 덜 합니다.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.lidt ligesom med de ti bud eksperimentet - og folk snyder meget mindre.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.lite som med de tio budorden -- och människor fuskade mindre.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Trochu jako u experimentu s desaterem přikázání - a lidé podvádějí dokonce ještě méně.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.-- un poco como con el experimento de Los Diez Mandamientos -- y la gente hace menos trampa.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Un po' come nell'esperimento dei 10 Comandamenti. E le persone barano addirittura meno.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Слегка похоже на эксперимент с 10 библейскими заповедями - и обмана даже ещё меньше.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.קצת כמו הניסוי עם 10 הדיברות -- והם מרמים עוד פחות.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.قليلاً مثل تجربة الوصايا العشر -- ويغش الناس أقل حتى.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.ズルをする人は減ったのです さて ここから何が学べるでしょう?
Biz, adilce oynayan herkesle yarışabiliriz. Çin senelerdir hile yapıyor. İlki, kurunun değerini düşük tutarak.Yo me cercioraré --
"bize ne güzel hile öğrettin" diyorsunuz. amaحسنأ, هذا جيد ولطيف ولكن خادع بعض الشئ ذلك الذي تعلمناه
"bize ne güzel hile öğrettin" diyorsunuz. amaいいこと、教えてくれたと思うでしょう。 これらのレモンを数えるより、速いです。
"Boşluklar var" "Bütçe açığını sürdürüyor." "Hileyle değiştirilmiş.""nó có hố" nó kéo dài thâm hụt chi tiêu nó phá hỏng các mánh quảng cáo
Böyle hileler olmasın.Bez takich sztuczek.
Böyle hileler olmasın.Ei mitään sellaisia temppuja.
Böyle hileler olmasın.Nessun trucco del genere
Böyle hileler olmasın.Nici un fel de incercari de genul acesta.
- Böyle hileler olmasın.No pueden mirarse a los ojos de los otros para intentar ver el reflejo.
- Böyle hileler olmasın. Odada ayna olmasın. -Essa é a porta,bem ali.
Böyle hileler olmasın.Pas de trucs comme ça.
- Böyle hileler olmasın.Žádné takové triky.
Böyle hileler olmasın.Такива измами са забранени
Böyle hileler olmasın.この部屋には、鏡はありません。