Hikayeyi okumadım.Ich habe die Geschichte nicht gelesen.
Detayları atlamadan, bu hikayeyi bana en baştan anlat.Erzähle mir diese Geschichte vom Anfang an, ohne eine Einzelheit auszulassen.
Başkan George W. Bush bu hikâyeyi beş hafta içerisinde en az altı kez dile getirmiştir.Präsident Bush erwähnte die Geschichte in wenigen Wochen mindestens zehnmal.
İleri zamanlarda Clark hikâyeyi mizahi bir şekilde anlattı.In dieser Zeit fuhr sich Clark einen Vorsprung auf ihn heraus.
Bana hikayeyi anlat.Raconte-moi l'histoire.
Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.Un ami m'a raconté cette histoire.
Bu hikayeyi çocukların anlaması zor.C'est difficile d'adapter cette histoire pour les enfants.
Paolo'nun elinde hikâyeyi okudukları kitap görülmektedir.Dans le Baiser, on peut voir le livre dans la main de Paolo.
O da buna inat hikâyeyi kişisel blogunda yayınladı.Alors, il finit par poster l'article sur un blog personnel.
Grand Theft Auto IV ile paralel zamanda geçer ve aynı hikâyeyi konu edinir.Deux rééditions regroupant Grand Theft Auto IV et les deux contenus épisodiques sont publiées.
Titus Livius hikâyeyi biraz daha farklı bir şekilde aktarır.Tite-Live rapporte les événements de façon différente.
Herman bu hikâyeyi çok ilgi ile dinler.Bellick écoute avec grand intérêt cette proposition.
Yücel, hikâyeyi biraz yumuşatmak için Charlie Chaplin'den ilham aldı.Je pense que nous nous sommes inspirés de Charlie Chaplin pour le caractère.
Erişim tarihi: 25 Eylül 2016. ^ "'Amacım inandığım bir hikayeyi istediğim gibi anlatabilmek'".10 juillet 1819 : « Vous me demandez ce que je pense de la Charte.
Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.Un amigo me contó esa historia.
Bana hikayeyi anlat.Cuéntame la historia.
Hikayeyi bize baştan sona anlat.Cuéntanos la historia de principio a fin.
Sana hikayeyi kim anlattı?¿Quién te contó la historia?
Lütfen hikâyeyi bana bir defa daha anlat.Por favor, cuéntame la historia una vez más.
Tom Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Tom le contó a Mary la historia completa.
Keşke o hikayeyi anneme anlatmasaydın.Ojalá no le hubieras contado esa historia a mi madre.
Sen Mary'ye bütün hikayeyi anlattın.Le contaste a Mary la historia completa.
Jane, Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Jane le contó a Mary la historia completa.
Hikâyeyi ise David S. Goyer oluşturmuştur.En esta ocasión es dirigida por David S. Goyer.
Goyer ve Snyder hikâyeyi ortak yazarken, Goyer senaryoyu tek başına yazdı.Goyer y Snyder co-escriben la historia, con Goyer escribiendo el guion.
Hikâyeyi yazanlar; Richard Outten, Brian Gunn ile Mark Gunn; senaryoyu ise Brian ve Mark Gunn yazdı.El guion es de Richard Outten y Brian Gunn & Mark Gunn.
Bu 25-30 sayfa arası hikâyeyi, hikâyenin ruh halini ve karakteri tanımlayan bir yazıdır.Más tarde preparan un enfoque, una descripción de 25 o 30 páginas de la historia, su humor y personajes.
Titus Livius hikâyeyi biraz daha farklı bir şekilde aktarır.Eusebio de Cesarea ofrece un relato ligeramente diferente.
Firdevsi, hikâyeyi yeniden yorumlayarak bu karakteri şeytani ve tiran bir Arap kral olarak betimlemiştir.Ferdousí magistralmente refunde este mítico personaje como un mal y tiránico rey árabe.
Abasıyanık, bu hikâyeyi 1945 yılında yazdı.Escribí este largo cuento, o esta nouvelle, en 1956.
Barney ise onu durdurur ve ona asıl hikâyeyi anlatmasını söyler.Bart le pregunta por qué, y el Abuelo comienza a contarle la historia.
Doyle hikâyeyi temel alan bir oyun yazdı ve yapımcısı oldu.Doyle escribió y produjo una obra de teatro basada en la historia.
Fakat kısa bir süre sonra Collier's hikâyeyi reddetti.Horas más tarde, Kobe negó la historia.
KALIENA Oyunda hikâyeyi anlatan karakter.Tesina de grado que analiza el cuento.
Hikâyeyi anlatan Kont Drakula'dır.La serie es una parodia de la historia del conde Drácula.
O, hikayeyi çocuklar için uyarladı.Ha adattato la storia per i bambini.
Tom Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Tom raccontò a Mary tutta la storia.
O, tüm hikayeyi Mary'ye anlattı.Raccontò a Mary tutta la storia.
Goyer ve Snyder hikâyeyi ortak yazarken, Goyer senaryoyu tek başına yazdı.Goyer e Snyder scrissero la storia, mentre la sceneggiatura fu affidata a Goyer.
Konuya bir başka yaklaşım ise hikâyeyi kısaltarak vermek ve rasyonalize etmektir.Minimizzare: corrisponde a negare e razionalizzare allo stesso tempo.
Titus Livius hikâyeyi biraz daha farklı bir şekilde aktarır.Saxo Grammaticus ha una visione leggermente diversa della storia.
Sen Mary'ye bütün hikayeyi anlattın.Ты рассказал Мэри всю историю.
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.По словам автора, в 1890 году ещё были живы люди, которые могли подтвердить факт совершения такой сделки.
Fakat klişe hikâyeyi eleştirdi.Критика оценила рассказ.
Hikâyeyi ise David S. Goyer oluşturmuştur.Сценарист фильмов — Дэвид С. Гойер.
Paolo'nun elinde hikâyeyi okudukları kitap görülmektedir.На скульптуре можно видеть, как Паоло держит в руке книгу.
Bir aktör için intihar sayılabilecek uzun yıllar istediğim hikayeyi bekledim.Пресса долго спекулировала относительно того, чем было вызвано самоубийство актрисы.
Yazar, hikâyeyi savaşta yaşadığı kötü tecrübeler sonucu yazdığı iddialarını kesinlikle reddetti.رفض الكاتب تماما ًكتابة نتيجة التجارب السيئة التي عاشها في الحرب.
Nolan hikâyeyi tersine çeviren bir senaryo geliştirdi.كتب نولان سيناريو بحيث يروي قصة الرجل بالعكس.
22 Eylül 1912 gecesinde "Das Urteil" ("Yargı") adlı hikâyeyi yazdı ve Felice Bauer'a ithaf etti.وفي ليلة من الإلهام الأدبي في 22 سبتمبر 1922 كتب كافكا قصة "الحكم" (Das Urteil) وأهداها لخطيبته فيليس باور.
Warner Bros. bu hikâyeyi fazla düşünmeden reddetti ve Batman: Year One isimli hikâyeye odaklandı.رفضت (وارنر برذرز) هذه الحكاية دون التفكير كثيرا،وأخذت تركزعلي حكاية باتمان:يير وان .
Abasıyanık, bu hikâyeyi 1945 yılında yazdı.تحول إلى كتابة القصة عام 1945.
Günümüz araştırmacıları bu tuhaf hikayeyi bir efsane olarak görmektedir.أما اليوم فيعتبر هذا المخلوق أسطورة.
KALIENA Oyunda hikâyeyi anlatan karakter.هذه هي المسألة التي تقلق كيت طوال المسرحية.
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.O autor do artigo escreve que, em 1890, havia poucas pessoas ainda vivendo que conheciam a história.
Herman bu hikâyeyi çok ilgi ile dinler.Beth está atentamente ouvindo discussão.
Burada Kujan ondan bütün hikâyeyi başından itibaren tekrar duymak istediğini söyler.A peça foi tão boa que você quer ouvi-la novamente desde o início.
O 2000 yılının Ekim ayında, Alaska Nome'da yaşanılan yakın karşılaşma olayı ile ilgili hikâyeyi anlatmaktadır.Ela conta a história de um contato imediato ocorrido em Nome, Alasca em outubro de 2000.
Bu anime deniz kızı ve bir çocuk arasındaki hikâyeyi anlatır.É a história de amizade entre um rapaz e uma Menina.
Bazen bir hayalet de hikâyeyi dinlemeye gelip davetlileri korkutur.Temerosos, os ouvintes perguntam quando isso acontecerá e se haverá sinais.