Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Dan saya ingin menceritakannya kepada Anda.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.E quero contar-vos essa história.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.És el akarom mesélni ezt a történetet.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.E voglio raccontarvi quella storia.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Ik wil je dat verhaal vertellen.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Je vais vous raconter cette histoire.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.그래서 그 이야기를 하고 싶군요.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Och jag skall berätta den historien för er.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Şi vreau sǎ vǎ spun aceastǎ poveste.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Und ich will euch diese Geschichte erzählen.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Và tôi muốn kể cho bạn câu chuyện đó.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Y quiero contarles esa historia.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Θέλω να σας πω αυτή την ιστορία.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.И мне бы хотелось рассказать вам эту историю.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Искам да ви разкажа историята.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.І мені б хотілось розповісти вам цю історію.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.ואני רוצה לספר לכם את הסיפור הזה.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.وأريد أن أحكي لكم تلك القصة.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.私たちは遺伝子学のArchon X Prizeを通じで出会いました
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.A vy vyprávíte příběh.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Dan anda menceritakan ceritanya.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.És te meséled a történetet.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Et vous racontez l'histoire.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Jij vertelt het verhaal. En jij.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Și tu spui povestea.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Und du erzählst die Geschichte.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Κι εσείς λέτε την ιστορία.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.И вие разказвате историята.
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenApoi, spunându-mi povestea asta,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenA potom co mi řekl tenhle příběh,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenE a questo punto, mentre mi raccontava questa storia,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenEt après m'avoir raconté ça,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken Frankie dedi ki,En dan, terwijl hij mij dit verhaal vertelt, zegt Frankie,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken Frankie dedi ki,Och sen, efter att ha berättat den här historian för mig, säger Frankie,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken Frankie dedi ki,Und dann, wie er mir diese Geschichte erzählt, sagt Frankie:
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken Frankie dedi ki,Και μετά, λέγοντάς μου αυτή την ιστορία, ο Φράνκι είπε,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken Frankie dedi ki,И Фрэнки мне об этом рассказывает и говорит:
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken그리고, 이 이야기를 해주면서
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenLalu, saat berbagi cerita ini dengan saya,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenMiután ezt elmesélte,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenOpowiadając tę historię
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenVà sau đó, kể cho tôi câu chuyện này,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenY luego, mientras me contaba esta historia,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenИ тогава, разказвайки ми историята,
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırken"הלוואי שיישאר קצת חומר
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenومن ثم وهو يخبرني هذه القصة
Ve sonra, bana bu hikayeyi anlatırkenフランキーはこう言いました
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Et sans arrêt, ils se retrouvent collés à l'écran chaque fois qu'ils regardent un film.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.I ciągle są jakby przeklejeni do ekranu, kiedykolwiek oglądają film z opowieścią o sobie samych.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.그리고 일관되게 이야기가 스크린으로 시선을 이끌지요. 언제 이야기를
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Por regla general, están concentrados en la pantalla siempre que ven la historia.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Şi de cele mai multe ori, oamenii nu se pot dezlipi de ecran ori de câte ori văd povestea.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Und sie kleben durchweg am Bildschirm wann immer sie eine Geschichte sehen.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Và một cách nhất quán, họ dán mắt vào màn hình bất cứ khi nào họ nhìn thấy câu chuyện.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.Ze kunnen hun ogen niet van het scherm afhouden als ze deze verhalen zien.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.И вследствие на това те са залепени за екрана си, винаги, когато видят историята.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.И раз за разом они так и прилипают к экрану, когда идут наши фильмы".
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.והם באופן עקבי, דבוקים למסכים שלהם כשהם רואים את הסיפור.
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.و بإستمرار , الناس متسمرون حول شاشاتهم كلما شاهدوا القصة
Ve sürekli olarak, ne zaman hikayeyi görürlerse ekrana yapışıyorlar.皆 スクリーンに釘づけになる