Ana içeriğe geç
Sözlük

hikayeyi ile cümle

hikayeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?We versterken de pijn, niet?
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?Wir verstärken es nur noch, oder?
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?Y reforzamos el cuento, ¿no?
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?Και ενισχύουμε τον πόνο, σωστά;
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?А ми ще більше погіршуємо ситуацію, чи не так?
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?И мы только усугубляем ситуацию, не так ли?
Ve hikayeyi güçlendiriyoruz böylece, değil mi?И подсилваме сюжета.
Ve istemem arkada bıraksın beni. Birkaç yıl önceydi, bu hikayeyi hatırladım ve bir konserde anlattım.De esto hace ya mucho tiempo, pero recordé la historia, y la conté en un concierto.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.Als we niet volledig begrijpen en ernaar handelen dat we mutanten zijn, gaan we voorbij aan ons verhaal.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.A pokud si to pořádně neuvědomíme, pokud nepřijmeme, že jsme mutanti, vůbec nepochopíme příběh.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.E se não o compreendermos profundamente, se não interiorizarmos que somos mutantes, não percebemos a história.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.E se non capiamo a fondo, se non interiorizziamo che siamo mutanti, ci perdiamo il nocciolo della questione.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.Et si on n'assimile pas ça, si on n'intègre pas que nous sommes des mutants, on passe à côté de l'histoire.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.그리고 우리가 깊게 이해하지 않는다면, 우리가 돌연변이임을 완전히 하지 않으면, 우리는 그 이야기를 완전히 놓쳐버리게 됩니다.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.Şi dacă nu înţelegem sensul profund, dacă nu ne integrăm ca şi mutanţi, ratăm complet povestea.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.Και εάν δεν κατανοήσουμε βαθιά, εάν δεν αποδεχτούμε ότι είμαστε μεταλλαγμένοι, χάνουμε τελείως την ιστορία.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.А ако не разберем дълбоко, ако не интегрираме, че сме мутанти, напълно пропускаме историята.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.И если мы этого не поймем, если не примем факт, что мы мутанты, история пройдет без нас.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.Якщо ми до кінця не зрозуміємо, не усвідомимо, що ми - мутанти, то ми взагалі нічого не зрозуміємо.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.ואם לא נבין לעומק, אם לא נפנים שאנחנו מוטנטים, נפספס את הסיפור לגמרי.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.وإذا كنا لا نفهم بعمق، وإذا لم نقم بدمج فكرة أننا مسوخ، فسوف نفقد القصة تماما.
Ve mutant olduğumuzu derinlemesine anlamazsak, bununla bütünleşmezsek hikâyeyi tümüyle kaçırırız.全くわけがわからなくなります だって みんな自分達が最後の世代だと思ってるでしょ
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Et chaque personne qui entre dans son bureau entend toute l'histoire de comment cela a fini sur son bureau.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Fiecare persoana care intra in biroul lui aude povestea despre cum a ajuns chestia asta sa stea pe biroul lui.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.In vsak, ki vstopi v njegovo pisarno, sliši celotno zgodbo, kako je ta stvar končala na njegovi mizi.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Každý, kdo přijde do jeho kanceláře slyšel celý příběh, jak se tato věc dostala na jeho stůl.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Każdy, kto przyjdzie do jego biura musi wysłuchać historii o tym, jak to urządzenie trafiło na jego biurko
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.그리고 그의 사무실을 찾는 사람마다 그의 책상을 장식하는 이것에 대한 이야기를 물어본답니다.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Todas as pessoas que entram no escritório dele ouvem a história toda de como aquilo acabou na sua mesa.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Varje person som kommer in på hans kontor, får höra historien om hur den hamnade på hans bord.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Και καθένας που μπαίνει στο γραφείο ακούει όλην την ιστορία για το πώς βρέθηκε αυτό το πράγμα στο γραφείο του.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.А каждый вошедший в его офис слышит целую историю о том, как она оказалась у него на столе.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.И всеки човек, който влиза в офиса му научава историята на това устройство и как то се е озовало на бюрото му.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.וכל אחד שנכנס למשרד שלו, שומע את כל הסיפור של איך הגיעה המסגרת הזו לשולחן שלו.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.وكل شخص يدخل لمكتبه يسمع القصة كاملة كيف أن هذا الشئ وصل لدرج مكتبه.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.このフォトフレームについて話を聞かされます。 そしてひとりずつ、このことが広まっていくのです。
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."A teď jsem si říkal říkal: "Tak tahle zpráva se dostane do médií."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."E eu pensava, "Bem, a imprensa agora vai realmente ouvir esta história."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."E ora pensavo, "Beh, la stampa deve proprio sentire questa storia."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."És most azt gondoltam, "Nos, a sajtó most tényleg meghallja ezt a történetet."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Iar acum mă gândeam, "Ei bine, ziariştii vor auzi cu siguranţă despre asta."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."I myślałem sobie: "Cóż, prasa i tak o tym usłyszy."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."이제 저는 이런 생각을 합니다. "언론에서 당연히 알게되겠지"
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Nu dacht ik: "Nu zal de pers dit verhaal te horen krijgen."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Nun dachte ich mir, "Also, die Presse wird diese Geschichte wirklich zu hören bekommen"
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Och nu tänkte jag, "pressen kommer verkligen höra det här."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Sekarang saya berpikir, "Media pasti akan mendengar berita ini."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Tandis que là, je me suis dit : " Eh bien, la presse va vraiment entendre parler de cette histoire. "
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Và giờ tôi đang nghĩ, "Ồ, báo chí sẽ thực sự lắng nghe câu chuyện này."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Y ahora pensaba: "Bueno, la prensa realmente va a escuchar esta historia".
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Zdaj pa sem si mislil: "No, mediji bodo vsekakor slišali to zgodbo."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Και σκεφτόμουν τώρα: "Ο τύπος σίγουρα θ' ακούσει γι' αυτή την ιστορία."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."И си помислих: "Медиите наистина ще чуят тази история".
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."И теперь я думал: "Ну, теперь пресса должна услышать об этом".
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."Тепер я думав: "Нарешті преса почує всю історію".
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."ועכשיו חשבתי לעצמי, "ובכן, התקשורת בטוח הולכת לשמוע על זה."
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."والان كنت أفكر "الصحافة حتما ستسمع بهذه القصة الان"
Ve şimdi düşünüyordum da, "Basın bu hikayeyi gerçekten de duyacak."突然 その日に向けた準備が始まりました
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.A ten příběh vám chci teď říct.
Ve size bu hikayeyi anlatmak istiyorum.Chcę wam opowiedzieć tę historię.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod