Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.När vi analyserade alla nyheterna och tog bort en enda av dem såg världen ut så här.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.Po tom, čo sme zanalyzovali všetky správy a vybrali z nich jednu, svet vyzeral takto.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.Se analisarmos todas as notícias e retiraremos só uma, o mundo ficaria com este aspecto.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.Όταν αναλύσαμε όλες τις ειδήσεις και απομονώσαμε μόνο μία είδηση, δείτε πώς φαινόταν ο κόσμος.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.Когато анализирахме всички новини и махнахме само една от тях, ето как изглеждаше светът.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.Коли ми проаналізували всі новини і прибрали лише одну історію, ось як виглядав світ.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.כשניתחנו את כל סיקורי החדשות פרט לסיקור אחד, כך נראה העולם.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.وعندما حللنا كل الأخبار مع إزالة خبر واحد، هكذا بدا العالم.
Tüm haberleri analiz edip ve sadece bir hikayeyi çıkardığımızda, işte dünya bu şekilde göründü.世界がこの様になりました その記事とは? アンナ・ニコール・スミスの死亡です
Umarım hikayeyi anlayabilmişsinizdir çünkü benim kafamı biraz karıştırmıştı. -Doufám, že se lidé zorientují v tomto příběhu, protože mě osobně to velmi znepokojilo.
Umarım ki, bu hepimizin yarar göreceği birşeydir. Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Alors j'espère que c'est quelque chose dont nous pouvons tous bénéficier.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Ando a tentar contar esta história há muito tempo.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Dit verhaal heb ik al lang proberen te vertellen.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Dlhý čas sa snažím rozprávať tento príbeh.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.È da tempo che volevo raccontare un aneddoto.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Ich wollte diese Geschichte seit Langem erzählen.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Incerc de mult timp sa spun aceasta poveste.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Jag har försökt att berätta det här under lång tid.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.저는 여러분에게 들려드리고 싶은 이야기가 하나 있었습니다.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Már régóta próbálom elmondani ezt a történetet.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.(Oklaski) Mamy kryzys. Starałem się opowiedzieć tę historię od dłuższego czasu.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Olen yrittänyt kertoa tätä tarinaa pitkän aikaa.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Saya berusaha menyampaikan kisah ini sudah sekian lama.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Snažím se to říkat už dlouhou dobu.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Tôi đã định kể câu chuyện này trong một thời gian dài.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.To zgodbo sem poskušal povedati že večkrat.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Y de hecho la tenemos. Es lo que vengo tratando de explicar desde hace tiempo.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Προσπαθώ εδώ και πολύ καιρό να πω αυτήν την ιστορία.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Вже багато років я намагаюся донести цю думку до людей.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Отдавна се опитвам да разкажа тази история.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.Уже много лет я пытаюсь донести эту мысль до людей.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.זה זמן רב שאני מנסה לספר את הסיפור הזה.
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.وقد حاولت أن أوضح هذا الأمر مراراً وتكراراً
Uzun zamandan beri bu hikayeyi anlatmaya çalışıyorum.最近の出来事で思い出したのですが、ある女性が
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Bahkan ibu saya -- saya berhutang pada keluarga saya -- sebuah kisah.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.E incluso mi madre -se lo debo a mi familia- una historia.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.És még az anyám is -- tartozom a családomnak -- egy történettel.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Et même ma mère -- je le dois à ma famille -- une histoire.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi. Hindistan'da eğitim gördüm.E anche mia madre -- lo devo alla mia famiglia -- una storia: ho studiato in India.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.어머니도 마찬가지고요. 가족들의 영향이 컷습니다. 제가 인도에서
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Och till och med min mamma -- jag har min familj att tacka -- har en historia.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Și chiar mama mea -- o datorez asta familiei -- o poveste.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Sogar meine Mutter -- ich habe es meiner Familie zu verdanken -- Eine Geschichte.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Stejně tak moje matka -- dlužím to své rodině -- můj příběh.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Tak samo moja matka -- zawdzięczam to rodzinie -- aaa moja historia ...
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Tudi moja mati... to dolgujem svoji družini... to zgodbo.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Và mẹ tôi cũng vậy -- tôi nợ gia đình mình - một câu chuyện.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Zelfs mijn moeder -- dat ben ik mijn familie verschuldigd -- een verhaal.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.Και η μητέρα μου-- το οφείλω στην οικογένεια μου-- μία σημαντική ιστορία.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.И дори моята майка -- аз го дължа на моето семейство -- история.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.И моя мать тоже — я обязана своей семье всем.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.І навіть моя мати - я завдячую усій своїй сім'ї - цілу історію.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.ואפילו אימי -- אני חבה זאת למשפחתי -- סיפור.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.وكذلك والدتي - انا مدينة لعائلتي من اجل ذلك - إليكم قصتي
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.こんな話があります インドの学校に通っていて
Ve babam hikayeyi anlatırken der ki,A když táta tehnle příběh vyprávěl, říkal:
Ve babam hikayeyi anlatırken der ki,A keď môj ocko hovorí ten príbeh, vždy povie,
Ve babam hikayeyi anlatırken der ki,Dan waktu ayah saya menceritakannya, dia berkata,
Ve babam hikayeyi anlatırken der ki,En wanneer mijn vader het verhaal vertelt, zegt hij:
Ve babam hikayeyi anlatırken der ki,E quando mio padre racconta questa storia, dice sempre: