Ana içeriğe geç
Sözlük

hikayeyi ile cümle

hikayeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Bạn phải thay mặt Blake kể câu chuyện đó, thay mặt những người mang những đôi giầy này.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Kalian dapat bercerita mewakili Blake, mewakili orang-orang yang memperoleh sepatu-sepatu itu.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.블레이크 대신 그 이야기를 해줄 수 있는 겁니다. 신발을 선물받은 사람들도 대신하는 거죠.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına."Que é isso?" podemos contra a história de Blake, em nome das pessoas que receberam os sapatos.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Te mondod el a történetet Blake helyett, azok helyett, akik megkapták a cipőt.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Tu puedes contarles la historia en lugar de Blake, o en lugar de la gente que consiguió los zapatos
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Vei spune povestea în numele lui Blake, şi în numele oamenilor care au primit pantofi.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Εσύ λες την ιστορία εκ μέρους του Μπλέικ και των ανθρώπων που έλαβαν τα παπούτσια.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Вие разказвате историята от името на Блейк, от името на хората, които получават обувките.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.Вы можете рассказать историю от имени Блэйка, от имени людей, у который теперь есть обувь.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına."Що це таке?" — ви будете розповідати історію від імені Блейка, від імені тих людей, які отримали туфлі.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.אתם זוכים לומר את הסיפור בשמו של בלייק, בשמם של אלו שקיבלו את הנעליים.
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.ستخبرهم بقصة عن بليك وقصة الناس اذين أبتاعوا الحذاء
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.ブレイクの代わりに物語を話すでしょう すると突然、それはただの靴、あるいは100個の靴の話しでなくなります
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Hanem azért mesélem el, mert Archie Cochrane egész életében egy szörnyű csapás ellen küzdött.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.He traído esto porque Archie Cochrane, toda su vida, tuvo que luchar contra una terrible dolencia.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Hovorím vám tento príbeh, pretože Archie Cochrane, po celý svoj život, bojoval proti strašnému utrpeniu.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Ik vertel jullie dit verhaal omdat Archie Cochrane zijn hele leven vocht tegen een vreselijke aandoening.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Jag berättar den här berättelsen för att Archie Cochrane kämpade mot en fruktansvärd sjuka hela livet.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.제가 이 이야기를 여러분께 말하는 이유는 아치 코크란이, 그의 전 인생을 통해 끔찍한 고통들의 원인과 맞서서 싸웠기 때문입니다.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Opowiadam wam tą historię ponieważ Archie Cochrane, całe swoje życie, zmagał się ze strasznym cierpieniem.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Vă spun această poveste pentru că Archie Cochrane, toată viata sa, a luptat împotriva unei teribile suferințe.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Vyprávím ji proto, že Archie Cochrane, celý svůj život, bojoval proti ošklivým neduhům.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Σας λέω αυτή την ιστορία επειδή ο Archie Cochrane, όλη του τη ζωή, μαχόνταν ενάντια σε ένα τρομερό βάσανο.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Разказвам ви я, защото Арчи Кокрън, през целия си живот, се е борил с това ужасно бедствие.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Я рассказываю эту историю, потому что Арчи всю свою жизнь боролся против ужасного бедствия.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Я розповідаю вам ці історію тому що Арчі Кокрейн, все своє життя, боровся проти тяжкої недуги.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.אני מספר לכם את הסיפור הזה כי ארצ'י קוקריין, כל חייו, נלחם נגד פגע-רע נוראי.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.انا اخبركم هذه القصة لان "أرشي كوشران" طيلة حياته حارب ضد " مرض اجتماعي " خطير
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.アーチー・コクランが生涯に渡って 戦っていたやっかいな悩みの種だからです それが個人を弱らせ 社会を腐敗させるものだと
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.Ich sage Ihnen diese Geschichte, weil Chris Stevens das Beste aus Amerika verkörpert.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.제가 이 말씀을 드리는 것은 크리스 스티븐스가 미국의 최고의 가치를 보여주는 사람이기 때문입니다.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.Les cuento esta historia porque Chris Stevens personificaba lo mejor de América (Estados Unidos).
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.أخبركم بهذه الواقعة لان كريس ستيفنز قام بتمثيل أفضل ما في امريكا.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.仲間の外交官と同じように 海を越え文化をつなぐかけ橋を作りました
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Anda menceritakan ceritanya.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Du erzählst die Geschichte.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Te meséled a történetet.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Tu spui povestea.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Tú estás contando la historia.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Ty opowiadasz historię, i Ty opowiadasz historię.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Vous racontez l'histoire.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Vy vyprávíte příběh.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Εσύ λες την ιστορία.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Вие разказвате историята.
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığım이 이야기를 하는 이유는 아프리카 전지역에 방송되는
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımVă spun această poveste pentru că mai târziu, când am dat un interviu
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımוהסיבה שבגינה אני מספר לכם את הסיפור הזה היא שמאוחר יותר, כשרואיינתי
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımولماذا سأحكي لكم هذه القصة ﻷن سابقاً، عندما تم إستضافتي
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımパンアフリカン放送のインタビューを受けた時、尋ねられました
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Az volt a baj, hogy rossz történetre hallgattak.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.El problema fue que prestaron atención a la historia incorrecta.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Het probleem was dat ze aan het verkeerde verhaal gehoor gaven.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.문제는 그들이 잘못된 이야기에 귀 기울였다는 것입니다.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Leider hörten sie auf die falsche Geschichte.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Le problème c'est qu'ils ont écouté la mauvaise histoire.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Ma hanno dato retta alla storia sbagliata.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.O problema é que eles ouviram a história errada.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Problema a fost că au ascultat de povestea greșită.
Sorun yanlış hikayeyi seçmiş olmaları.Problém ovšem byl, že naslouchali špatnému příběhu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod