National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Sam zaproponowałem ten głupi temat.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Saya menawarkan cerita bodoh ini ke National Geographic.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Tôi nói chuyện đó với National Geographic.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Yo le propuse esta tonta idea a National Geographic.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Предложих тази глупава статия на Нешънъл Джиографик.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Я запропонував цю дурну історію "National Geographic".
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.Я пообещал National Geographic написать о них статью.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.הצעתי את הסיפור המטופש הזה לנשיונל גאוגרפיק.
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.كان من المفروض ان أأتي بصور لذلك الدب ل " ناشيونال جيوغرافيك "
National Geographic'e bu saçma hikayeyi önermiştim.いったい何を考えていたのかと思いました
-Neden bahsettiğini bilmiyorum -Önemli değil. Hikayeyi basmıyacaklar Neden?- Nieważne, nie opublikują tego.</i> <i>Dlaczego?</i>
-Neden bahsettiğini bilmiyorum -Önemli değil. Hikayeyi basmıyacaklar Neden?- Δεν έχει σημασία, δεν θα το δημοσιεύσουν.</i> <i>Γιατί;</i>
-Neden bahsettiğini bilmiyorum -Önemli değil. Hikayeyi basmıyacaklar Neden?- Не важно, материал всё равно не пошёл.</i> <i>Почему?</i>
-Neden bahsettiğini bilmiyorum -Önemli değil. Hikayeyi basmıyacaklar>なぜだ?
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.E eu não sei porquê, mas lembro-me da história.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Entah mengapa, tapi sayang ingat.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Ich weiß nicht warum, aber ich erinnere mich immer noch an diese Geschichte.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Ik weet niet waarom, maar ik herinner me het verhaal.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.I nie wiem dlaczego, ale pamiętam tą opowieść.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Je ne sais pas pourquoi, je me souviens de l'histoire.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.이유는 알 수 없지만, 전 저의 이야기를 기억해요.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Non so perché, ma ricordo la storia.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.No sé por qué, pero recuerdo la historia.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Nu ştiu de ce, dar îmi amintesc povestea.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Og jeg ved ikke hvorfor, men jeg husker historien.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Tôi không biết tại sao, nhưng tôi vẫn nhớ câu chuyện đó.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Και δεν ξέρω γιατί, αλλά τη θυμάμαι εκείνη την ιστορία.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Дивно, але я її пам'ятаю.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Не знам защо, но помня историята.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.Не знаю, почему, но я помню эту историю.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.ואני לא יודע למה, אבל אני זוכר את הסיפור.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.وأنا لا أعرف لم، ولكني أتذكر القصة.
Neden bilmiyorum ama hikayeyi hatırlıyorum.木こりが斧を手に取り
Ne! Nasıl oldu da bu hikayeyi yuttuk?ماذا! كيف يمكننا أبدا ان نحقق هذه ..الأسطورة؟
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Bởi vì chúng ta đã sắp kết thúc, tôi sẽ kể lại câu chuyện.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Car on a presque fini, je vais en remettre une couche.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Denn wir sind fast am Ziel, ich wiederhole das noch mal.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.E poiché siamo quasi alla fine, ripeterò la storia.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Estamos quase a terminar, vou repetir esta história.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Karena kita hampir tamat, Saya akan mengulangi cerita ini.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.거의 끝났기 때문에, 이 이야기를 반복하겠습니다.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Omdat ik bijna klaar ben, zal ik dit verhaal herhalen.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Pentru că aproape am terminat, voi repeta povestea.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Ponieważ już prawie skończyliśmy, powtórzę, tę historię.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Porque ya hemos casi terminado, yo repetire esta historia.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Protože jsme téměř u konce, zopakuji příběh.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Γιατί έχουμε σχεδόν τελειώσει, θα επαναλάβω αυτή την ιστορία.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Мы уже почти закончили, и я повторюсь.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Оскільки ми майже завершили цю нашу історію.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.Тъй като почти сме приключили, ще повторя тази история.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.בגלל שכמעט סיימנו, אחזור על הסיפור הזה.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.لأنننا على وشك الانتهاء تقريبا، سوف أكرر هذه القصة.
Neredeyse bitirmek üzere olduğumuz için hikâyeyi tekrar edeyim.素晴しい点は 50~60年後 この文明を完結し
New York Herald Tribune'da bir gazeteciyi arayarak, ona bu hikayeyi anlatmak istedi.그는 뉴욕 헤럴드 트리뷴에서 한 남자를 호출 하 고 그 이야기에 관심을 했어요.
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Aby som to skrátil, šiel som domov, pod mikroskopom som rozbil kúsok skla na menšie kúsky.
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Dunque, per farla breve, andai a casa, mi misi al microscopio, e ruppi un pezzetto di vetro,
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Одним словом, я ушёл домой, заглянул в микроскоп, и я раздавил кусок стекла, растёр его.
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,긴 얘긴데 짧게 말씀 드리자면,
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,"OK".
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,"OK".