Hindistan'a geri döndüm ve kimse bu hikayeyi almak istemedi.Я вернулся в Индию, и никто не заинтересовался в приобретении этой истории.
Hindistan'a geri döndüm ve kimse bu hikayeyi almak istemedi.שבתי להודו ואף אחד לא היה מעוניין לקנות את הסיפור.
Hindistan'a geri döndüm ve kimse bu hikayeyi almak istemedi.رجعت الى الهند ولم يكن أحد مهتماً بشراء القصة.
Hindistan'a geri döndüm ve kimse bu hikayeyi almak istemedi.ある編集者は"肉体労働物語"といった
İki yıl sonra ortaya çıktım ve onlar-- Bu hikayeyi anlattım çünkü onlar bana gerçekten yardım etti.Jag dök upp två år senare och de, jag berättar det här för att de verkligen hjälpte mig.
İki yıl sonra ortaya çıktım ve onlar-- Bu hikayeyi anlattım çünkü onlar bana gerçekten yardım etti.J'y suis arrivé deux ans après et ils -- je raconte cette histoire parce qu'ils m'ont vraiment aidé.
İki yıl sonra ortaya çıktım ve onlar-- Bu hikayeyi anlattım çünkü onlar bana gerçekten yardım etti.Megjelentem két év múlva és ők -- azért mesélem ezt el, mert tényleg sokat segítettek.
İki yıl sonra ortaya çıktım ve onlar-- Bu hikayeyi anlattım çünkü onlar bana gerçekten yardım etti.Objevil jsem se tam po dvou letech a oni -- vyprávím to tu, protože mi opravdu pomohli.
İki yıl sonra ortaya çıktım ve onlar-- Bu hikayeyi anlattım çünkü onlar bana gerçekten yardım etti.Ukázal som sa po dvoch rokoch a oni -- hovorím tento príbeh, pretože mi naozaj pomohli.
İrlanda' daki iki ingiliz adam hakkındaki hikayeyi anlatırızאה, כולנו בונים איים בדמיונות שלנו. מסמל בריחה. מחצית מהפציינטים שלי חולים בגלל שהם מנסים לברוח מהמציאות.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Acum vedeţi voi, cu acest film, noi am vrut să spunem povestea reală.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Com este filme, queríamos contar a verdadeira história.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Como ven, en este film queríamos contar la historia real.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Di film ini, kami ingin menceritakan cerita yang sebenarnya.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Ecco, con questo film volevamo raccontare la vera storia.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Ezzel a filmmel az igazi történetet szerettük volna elmondani.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Jak víte, tímto filmem jsme chtěli sdělit skutečnou verzi.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Jak widzicie, my w tym filmie chcieliśmy opowiedzieć prawdziwą wersję.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.자, 이 영화를 통해서 우리는 진실한 이야기를 여러분께 들려주고 싶었습니다.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Maintenant vous voyez, avec ce film, nous avons voulu raconter la véritable histoire.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Met deze film, wilden we het echte verhaal vertellen.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Ser I, med denne film ville vi fortælle den rigtige historie.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Sie sehen also, mit diesem Film wollten wir die wahre Version erzählen.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Týmto filmom sme chceli vyrozprávať skutočný príbeh.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Βλέπετε, με αυτή την ταινία, θέλαμε να πούμε την αληθινή ιστορία.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Как видите, в этом фильме мы хотели рассказать правдивую историю.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.Сега разбирате ли, с този филм, ние искахме да кажем истинската история.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.אתם מבינים, באמצעות סרט זה, רצינו לספר סיפור אמיתי.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.الآن كما ترون ، مع هذا الفيلم ، وأردنا أن نقول القصة حقيقية.
İşte biz bu filmle gerçek hikayeyi anlatmak istedik.でも1社だけの支援では-
İşte biz de, o biraz evvelki hikayeyi anlattığında, ve biz onun yanındayken aynı şeyi hissettik.Ed era quello di cui facevamo esperienza anche noi quando eravamo con lui e mentre raccontava quella storia.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Csinálhatok amit akarok, mesélhetek bármit.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Ich kann machen, was ich will, kann mir eine beliebige Geschichte ausdenken.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim."Ik kan mijn zin doen. Ik kan om het even welk verhaal verzinnen."
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Jag kan göra vad jag vill, jag kan hitta på vilken historia jag vill.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Je peux faire ce que je veux, je peux inventer n'importe quelle histoire.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim."Jubii!" Jeg kan skrive lige præcis den historie, jeg har lyst til.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.내 맘대로 이야기를 마음껏 지어낼 수 있을 테니까요.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Mogę zrobić co mi się podoba, wymyślić historię jaką tylko chcę.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Můžu si dělat co chci, můžu si vymyslet příběh, jaký chci.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Posso fare quello che voglio, posso raccontare la storia che voglio.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim."Posso fazer o que quiser, posso inventar a história que quiser".
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Pot spune ce vreau, pot inventa orice poveste doresc.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Puedo hacer lo que quiera, puedo crear cualquier historia que quiera.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Saya dapat melakukan apapun, bercerita apapun yang saya suka.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Tôi có thể làm mọi thứ mình muốn và tưởng tượng ra bất kỳ câu chuyện nào.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Μπορώ να κάνω ο,τι θέλω, μπορώ να σκαρφιστώ όποια ιστορία θέλω.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Мога да правя каквото искам, мога да измисля каквато искам история.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Теперь я могу вообразить любую историю.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.Я можу робити все, що завгодно, можу уявити будь-яку історію.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.אני יכולה לעשות כרצוני, אני יכולה להמציא איזה סיפור שבא לי.
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.فأنا أستطيع الأن فعل ما يحلو لي. أستطيع أن أقوم بتأليف أي قصة أريد
İstediğimi yapabilir, dilediğim hikayeyi yazabilirdim.そこで私はこんな風に考えてみました
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Aşa a putut Valmiki să scrie Ramayana, pentru că Sita i-a povestit totul.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Bocsánat. Így írta meg Válmíki a Rámájanát. Hogy Szítá elmesélte neki.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Cosi' Valmiki scrisse il Ramayana, perche' Sita gli racconto' la storia.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.É assim que funciona Valmiki escreveu o Ramayana, porque Sita contou a história para ele.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Förlåt. Så det är därför som Valmiki kunde skriva Ramayana, för att Sita berättade för honom.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Jadi itu bagaimana Valmiki menulis Ramayana, karena Sita menceritakannya pada Valmiki.
İşte Valmiki Ramayana'nın hikayesini böyle yazar, çünkü Sita ona hikayeyi anlatır.Niin Valmiki kirjoitti Ramayanan, kun Sita kertoi hänelle tarinansa.