Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Eso es lo que realmente hace que la historia sea tan interesante, es entender esas decisiones.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.바로 이점이 역사를 그토록 흥미진진하게 만드는 이유입니다. 이러한 선택들을 이해하는 것,
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.To właśnie zrozumienie wyborów czyni historie interesującymi.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Η κατανόηση αυτών των επιλογών είναι ακριβώς αυτό που κάνει την ιστορία τόσο ενδιαφέρουσα.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Саме це й робить історію такою цікавою - намагання зрозуміти цю низку виборів.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Это именно то что делает историю такой интересной - понимание этих выборов.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.ما يجعل القصّة مثيرة للاهتمام، فهم هذه الاختيارات، كيف قاموا بإجرائها ؟
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.그리고 NPR의 편집자와 함께 작업하여 전국적으로 방송될 수 있도록 했습니다.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.NPRの編集者との共働で 全国放送を目指しました もし編集者が女性でなかったら 実現できたかどうかわらないと言います
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.Pracowała z redaktorem publicznego radia, by wszyscy usłyszeli o tej historii.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.Ze werkte met een redacteur bij de National Public Radio om haar verhaal nationaal te laten uitzenden.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.Елейн налагодила контакт з редактором Національного громадського радіо, щоб цю історію почула вся країна.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.והיא עבדה לצד עורכת ברדיו הלאומי הציבורי במטרה לשדר את הכתבה בכל הארץ.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.و عملت مع محرر في أذاعة وطنية عامة محاولة منها في نشر القصة علي الصعيد الوطني
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Abbiamo finito col mandare due persone a Baghdad per fare ulteriori ricerche su questa storia.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Acabámos por mandar duas pessoas a Bagdade para investigar esta história.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.A trebuit să trimitem doi oameni la Bagdad pentru a investiga povestea în continuare.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Chúng tôi cử hai người tới Baghdad để nghiên cứu kỹ câu chuyện này.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Kami sampai mengirim dua orang ke Baghdad untuk benar-benar menggarap cerita ini
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.결국 저희는 이 사건에 관해서 더 알아보기 위해 바그다드에 두 사람을 보냈습니다.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Lähetimme kaksi ihmistä Bagdadiin tutkimaan juttua tarkemmin.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Na koncu smo poslali dva človeka v Bagdad, da bi dodatno raziskala to zgodbo.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Nakonec jsme do Bagdádu poslali dva lidi, aby o tom zjistili víc.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Nous avons fini par envoyer deux personnes à Bagdad pour approfondir les recherches sur cette histoire.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Ostatecznie wysłaliśmy dwóch ludzi do Bagdadu, żeby dalej badali ten temat.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Skončili sme posieľaním dvoch ľudí do Bagdadu, aby o tom zistili viac.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Terminamos enviando a dos personas a Bagdad para que investigaran en profundidad esta historia.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Úgy alakult, hogy elküldtük két emberünket Bagdadba, hogy tovább kutassák a történetet.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Uiteindelijk stuurden we twee man naar Bagdad om dit verhaal verder te onderzoeken.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Vi endte med at sende to folk til Bagdad for at researche videre på den historie.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Wir haben am Ende zwei Leute nach Bagdad geschickt, um die Geschichte weiter zu untersuchen.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.Καταλήξαμε στο να στείλουμε δυο ανθρώπους στη Βαγδάτη για να ερευνήσουν περαιτέρω την ιστορία.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.В конце концов, мы послали двоих наших людей в Багдад дорасследовать это дело.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.В крайна сметка изпратихме двама човека в Багдад да проучат още историята.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.בסופו של דבר שלחנו שני אנשים לבגדד להמשיך ולחקור את הסיפור הזה.
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.إنتهى بنا الأمر لإرسال شخصين إلى بغداد لدراسة أبعاد هذه القصة .
Bağdat'a iki kişi yolladık ve bu konuyu hikayeyi daha detaylı araştırdık.追跡調査しました 今の映像は この時に起きた
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.A történet amiről beszélek nagyon fájdalmas a számomra.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.He venido contando una historia muy dolorosa para mí.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Ich erzähle eine Geschichte, die sehr schmerzhaft für mich war.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Ik heb een verhaal dat zo pijnlijk voor me is geweest.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.저에게는 너무나도 가슴 아팠던 이야기를 해 왔죠.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.L'histoire que je raconte a été si douloureuse...
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Opowiadam historię, która jest dla mnie bardzo bolesna.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Spun o poveste dureroasă pentru mine.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Tenho vindo a contar uma história que é muito dolorosa para mim.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Tôi đang kể lại một câu chuyện rất đau buồn đối với tôi.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Vengo per raccontare una storia molto dolorosa, per me.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Разказвам една история, която беше много болезнена за мен.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.Я расскажу историю, причинившую мне много боли.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.הסיפור שאני מספר היה כה מכאיב עבורי.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.كنت أقص قصة مؤلمة جداً بالنسبة لي.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.世界中を回ったり
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Ale podľa mňa sú to fascinujúce objekty, ktoré vizuálne rozprávajú príbeh.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Ale pro mě, jsou to fascinující objekty, skrze které můžu obrazem vyprávět příběh.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Dar, pentru mine, sunt nişte obiecte fascinante pentru a nara vizual o poveste.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.De számomra ezek lenyűgöző tárgyak, melyekkel vizuálisan mondható el egy történet.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Dla mnie jednak, są fascynującymi narzędziami do wizualnej narracji historii.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Für mich, sind das faszinierende Objekte um eine Geschichte bildhaft zu erzählen.
Bana göre görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında fantastik nesneler.Maar voor mij zijn het fascinerende objecten om visueel een verhaal te vertellen.