Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuzHet bleek extreem lastig om op een rijtje te krijgen wat er de ochtend van 9/11 is gebeurd.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuzIl s'est avéré très difficile d'éclaircir l'affaire de ce qui était arrivé le matin du 11 septembre.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuz발생한 일련의 사건들을 하나 하나 풀어 헤쳐 정리하는 작업은 결국 극도로 어려운 일이 되고 말았습니다.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuzOkazuje się, że jest bardzo trudno po prostu rozsupłać opowieść o tym co się wydarzyło rankiem 11 września.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuzОказалось крайне сложно распутать всю ту нить событий 11 сентября.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü. Aslında komisyonumuzاستجلاء قصّة ما حدث في صباح الحادي عشر من سبتمبر، في الواقع
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü.Resultó ser extremadamente dificil desenmarañar la historia de lo que pasó en la mañana del 9/11.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü.Αποδείχθηκε εξαιρετικά δύσκολο να ανακαλύψουμε τι συνέβη το πρωινό της 11ης Σεπτεμβρίου.
Ama bu hikayeyi çözmek inanılmaz zor bir işe dönüştü.Нам було дуже важко просто розплутати історію того, що сталося вранці 11 вересня.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Aber ich erzähle diese Geschichte, weil man mir wirklich helfen wollte.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Ale przytoczyłem tę historię, ponieważ naprawdę chcieli mi pomóc.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Dar folosesc aceasta poveste pentru că ei au vrut cu adevărat să mă ajute.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.De azért mesélem el ezt a történetet, mert ők tényleg segíteni akartak.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Je raconte cette anecdote car ils voulaient vraiment m'aider.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.하지만 그들이 정말로 절 돕고자 했기 때문에 이 말씀을 드리는 것입니다.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Maar ik haal dit verhaal aan, omdat ze me echt wilden helpen.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Ma ho voluto raccontarvi questa storia per farvi capire che volevano veramente aiutarmi.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Mas conto esta história porque eles queriam mesmo ajudar-me.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Men jag berättar den historian för att de verkligen ville hjälpa mig.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Pero yo uso esa historia porque ellos realmente querían ayudarme.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Používam ale ten príbeh, pretože mi naozaj chceli pomôcť.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Říkám to tu proto, že mi opravdu chtěli pomoci.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Tôi kể câu chuyện này vì họ thật sự muốn giúp đỡ cho tôi.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Разказвам тази история, защото те наистина искаха да ми помогнат.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Я рассказываю эту историю, чтобы показать вам, они действительно хотели мне помочь.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.אבל אני מספר את זה כי הם באמת רצו לעזור לי.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.ولكني ذكرت هذه الحكاية لأنهم أرادوا بالفعل تقديم يد العون لي.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.彼らは私が本当に環境に興味を持っているのを知りました
Ama olsun, şimdi kendimi iyi hissediyorum. Bugün sizinle o hikayeyi paylaşmak istiyorum.Ma oggi mi sento molto meglio, vorrei condividerla con voi oggi.
Ama olsun, şimdi kendimi iyi hissediyorum. Bugün sizinle o hikayeyi paylaşmak istiyorum.Mas agora estou a sentir-me bem e gostaria de partilhar essa história hoje.
Ama olsun, şimdi kendimi iyi hissediyorum. Bugün sizinle o hikayeyi paylaşmak istiyorum.Όμως σήμερα νιώθω καλά και θα ήθελα να σας την πω.
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Aber wie, wenn wir diese Geschichte einfach ändern?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?A co, jeśli po prostu zmienimy tę opowieść?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Ale co když ten příběh změníme?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Dar dacă pur și simplu am schimba acea poveste?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?De mi van ha megváltoztatjuk a történetet?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Et si nous changions l'histoire?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?우리가 바꿀 수 있을까요?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Maar als we dat verhaal nou veranderden?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Ma cosa potrebbe succedere se solo cambiassimo la storia?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Namun bagaimana jika kita mengubah kisah itu?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Những nếu chúng ta thay đổi câu chuyện đó thì sao?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Pero... ¿y si cambiamos esta historia?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Αλλα τι θα γινόταν αν αλλάζαμε το σενάριο;
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Но ако само се опитаме да променим тази история?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?Но что если мы просто поменяем это мнение?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?אבל מה אם רק נשנה את הסיפור?
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?ولكن ماذا يحدث إذا ما سلكنا إتجاه آخر ؟
Ama ya bu hikayeyi bir değiştirirsek?私たちには他の選択肢があり
Ancak bu iftira niteliği taşıdığından, hikayeyi yayınlamadılar.그들은 그렇게 하지 않을 그래서 비방, 간주 되었다.
Anlatmak üzere olduğum hikayeyi dinleyinAk si chcete príbeh, ktorý som si o to povedať
Anlatmak üzere olduğum hikayeyi dinleyinPour écouter l'histoire que je suis sur le point de raconter
Artık sadece az önce duyduğunuz hikayeyi ve daha başka onun gibi 190 tanesini anlatmıyorum.더 이상 여러분이 듣고 좋아할 만한 이야기만 하진 않습니다.
Artık sadece az önce duyduğunuz hikayeyi ve daha başka onun gibi 190 tanesini anlatmıyorum.Ya no sólo hablo de la historia que ustedes escucharon y de 190 más como esa.
Artık sadece az önce duyduğunuz hikayeyi ve daha başka onun gibi 190 tanesini anlatmıyorum.אני כבר לא רק מספר את הסיפור ששמעתם ועוד 190 כמוהו.
Artık sadece az önce duyduğunuz hikayeyi ve daha başka onun gibi 190 tanesini anlatmıyorum.وأنا لم أعد مجرد رواية سمعتوها ١٩٠ مرة.
Artık sadece az önce duyduğunuz hikayeyi ve daha başka onun gibi 190 tanesini anlatmıyorum.時々はするけど 私がした間違いを話す様になった
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.C'est en fait ce qui rend l'histoire si intéressante, de comprendre ces choix. Comment les ont-il fait ?
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Dat maakt het verhaal juist interessant, om die keuzes te begrijpen.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Điều đó làm cho câu chuyện trở nên thú vị khi ta cố gắng hiểu về những lựa chọn đó.