hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Resimler Genesis (başlangıç) kitabındaki hikâyeleri gösterir.Zij beelden verhalen uit het boek Genesis uit.
9 yaşında olan Anton Bohnsack, özellikle vampirli korku hikâyelerine meraklı sıradan bir çocuktur.Anton Bohnsack is een jongen van negen jaar.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Verhalen om te onthaasten.
Hikâyelere göre üyelerin sayısı 12'den 150(ya da fazlası)'ye değişmektedir.Het aantal personen varieert meer: tussen de 150 en 230.
Ara hikâyeler ya bulunmamalıdır ya da çok az olmalıdır.Ik hoef geen ster te zijn, of veel geld te hebben.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.Het uitduel gaat met diezelfde cijfers verloren.
Yahvist kaynak ise bu öyküyü anlatmamaktadır fakat İshak ile ilgili epeyce hikâyeler bulunmaktadır.Aan de andere kant noemde de Jahwist dit verhaal in zijn geheel niet, hoewel Isaak veelvuldig werd genoemd.
Fakat bu işaretler, teşhis konulmuş yetişkinlerin hayat hikâyelerinde sıklıkla bulunmaktadır.De verhalen gaan vaak over het leven van de opvoerende mensen.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.AWS is zijn ragfijne manipulaties zat.
1960'larda bilim kurgu hikâyeleri yazmaya başlamıştır.Sinds de jaren 1960 schreef hij sciencefictionverhalen.
Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu.Zij bezochten regelmatig markten, waarop zij deze afdrukken verkochten.
Bu hikâyeler sonrası telefon kapanmaktadır.Pas enige uren later wordt dit telefoonnummer afgesloten.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Het gaat om intelligent en amusant opgezette, vaak absurdistische verhalen.
Brom ona kılıçla dövüşmeyi, sihir yapmayı, antik dili konuşmayı ve Ejderha Süvarilerinin hikâyelerini öğretir.Hij krijgt een opleiding van Brom, leert zwaardvechten en met magie om te gaan.
İslam, Kur'an'da küfre giren saçmalıklar olarak görülen bu hikâyeleri reddeder.Soera De Ongelovigen is een soera van de Koran.
Yazdığı hikâyeler halen Çuvaş okullarında okutulmaktadır.Hun werken worden gelezen op de Latijnse scholen.
Sesi kuvvetli olduğu için gönülden hikâyeler anlatmayı sever.Ze vertelt graag sterke verhalen om interessant te lijken.
Bazı diğer hikâyelerde Buda'nın başka bedenlerde tekrar doğmuş varlığı konu olarak ele alınır.Onder zijn bewind kregen een aantal boeddhistische scholen hun bestaansrecht terug.
Esquire'da kısa hikâyeleri yayınlandı.In de Gazette van Detroit verscheen een kort artikel.
Halk Hikayelerinin Motif Yapısı.Om die reden zijn het volksverhalen.
Küçük yaşlarından itibaren Dodgson şiir ve kısa hikâyeler yazdı.Op 12-jarige leeftijd schrijft Agatha haar eerste gedichten en korte verhalen.
Hikâyeler 1855 yılında yazılmıştır.Deze composities zijn geschreven rond 1855.
Kitap fikri, bazı yönlerden Geoffrey Chaucer'ın Canterbury Hikayeleri'ne benziyordu.De film is losjes gebaseerd op een verhaal in het boek The Canterbury Tales van Geoffrey Chaucer.
İlk hikâyeler "Büyük Beyaz Piramit" hakkındadır.Gebruikelijk is de aanduiding "grote witte telefoon".
Manco Capac'ın ortaya çıkışıyla ilgili çeşitli hikâyeler bulunmaktadır.Er zijn verschillende verhalen over de herkomst van Manco Cápac.
Hikâyelerde cinler, periler, büyü, sihir gibi olağanüstü ögeler bulunmaktadır.Net als alle andere tovenaars hebben Pief, Kijfje en Domoli uitzonderlijk lange levens.
Kitap'ta İbrahim Peygamber'in ve Eski Ahit'in hikâyelerine gönderme yapılır.Lecz My daliśmy już ludowi Abrahama Księgę Mądrości i ustanowiliśmy nad nimi wielkie królestwo".
Musa, Davut, Lut ve Salih’in hikâyeleri kısaca Süleyman ve Belkıs'ın hikâyesi ise ayrıntılı olarak anlatılır.Obok wymienionego już Abd Allaha najsłynniejszymi spośród nich byli Urwa, Hamza i Musab.
Gonta o Korose! — aşağıdaki kısa hikâyeleri içerir: Gonta o Korose!Gonta o Korose! — zbiór krótkich historyjek: Gonta o Korose!
Kitap fikri, bazı yönlerden Geoffrey Chaucer'ın Canterbury Hikayeleri'ne benziyordu.Idea była podobna w niektórych aspektach do tej z Opowieści kanterberyjskich autorstwa Geoffreya Chaucera.
Hikâyeler anlatılır, Uzak kıyılara varmış, Eski denizciler tarafından.Wymarły, znany wyłącznie z opisów dawnych żeglarzy.
"Ek 1: Büyük Hikayelerin Evrimi".Źródło: Zabawne Opowieści 1.
Sonraki hikâyelerde Birinci Doktor, Doktor'un en erken enkarnasyonu olarak ifade edildi.Gdyby tak faktycznie się stało, byłby to wówczas pierwszy Doktor o ciemnej karnacji.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Zjawiska zwykłe i niezwykle.
Pyu'nun hikâyeleri ve efsaneleri de Bamar'ın hikâyelerine ve efsanelerine dahil edildi.Historie i legendy Pyu zostały włączone do kulturowego dziedzictwa Birmańczyków.
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.Większość opisanej historii Śródziemia ma miejsce podczas pierwszych trzech Er Słońca.
İkisinin de hikayeleri gittikçe karanlıklaştı.Oglądane obrazy stają się coraz mroczniejsze.
İran direnişinin yasak hikâyeleri (Al.Arabski podbój Iranu (pers.
Kitap iki, çeşitli kişisel hikayelerden meydana gelir.W programie emitowane są 2 bądź 3 reportaże dotyczące różnych ludzkich spraw.
Kişiler, zaman, mekân, olay bu hikâyelerde de vardır.Czasy, ludzie, zdarzenia.
"Doğa Tarihi Açısından Dede Korkut Hikayeleri Üzerine Bir İnceleme".Badania nad proroctwami historii romantycznej".
Sevgililer hayat hikâyelerini birbirlerine anlatırlar.Kochanków rozdzieliła historia.
Holmes'un Lestrade'a karşı görüşü hikâyelerde bir tutarsızlık gösterir.Raz jeszcze Holmes zaskakuje Lestrade’a swoimi nietypowymi metodami.
Hikâyelerinde geçen çocukluk mekanları hâlen Gönende ziyaret edilebilecek özelliktedir.Każda napotkana na drodze młoda para jest dla niej życiową lekcją.
Şiddet Hikayeleri.Opowieści wojenne.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Zuchon kończy swą opowieść.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Publikował artykuły z zakresu krajoznawstwa.
Bir mektubunda da bazı hikâyelerini sadeleştirme gereği duyduğunu yazdı.Czytała gazety licząc, że znajdzie o nim jakiś artykuł.
Hikâyelerindeki mzüikler çalınırken, Dalekler ve Siberler göründü.Takie zachowanie można zobaczyć w odcinkach, w których pojawiają się Dalekowie i Cybermeni.
İsveç. -Hikayeler- La Morada del Signo.Sweden. (krótkie opowiadania) Sign’s Dwelling.
Genel anlamda romanlarıyla benzer özellikler taşıyan bu hikâyeler romanlarının bir prototipi olarak görüldü.Dlatego też opis początków Rzymu zawarty w ich pracach należy traktować jako legendarny.
Hikâyelere iyinin ve kötünün savaşı damgasını vurur.Odrzucali jako największe zło wojnę i przemoc.
Grubun şarkı sözleri Norveççe halk hikâyelerine dayanmaktadır.Historia została oparta na irlandzkich opowiadaniach ludowych.
Geoffrey Chaucer, Canterbury Hikâyeleri'ni Orta İngilizceyle yazmıştır.Geoffrey Chaucer wspomina ich w Opowieściach kanterberyjskich.
Tüm hikâyeler birlikte, Asimov'un robot yasalarının tarihini anlatırlar.Są one zobowiązane do przestrzegania sformułowanych przez Asimova trzech praw robotyki.
Ona göre hikayeler yalnızca eğlenceden çok daha fazlasını temsil ediyordu.För honom betydde historier mycket mer än underhållning.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Han behövde inte – därför att historierna aktiverade och sådde sig själva, under de rätta förutsättningarna“.
Oyunun senaryosu, yazar Howard Philips Lovecraft’ın hikâyelerinin etkisiyle yazılmış.Spelet är fritt baserat på Howard Philips Lovecrafts historier.
Daha çok TV’den, kitaplardan veya arkadaşlardan öğrenilmiş hikayeler.Gärna, som sagt, från tidningar eller böcker.
Sözle aktarılan bu hikâyeler sonunda tek bir eserde derlenmiştir.Avskurna ord avslutas med en punkt.
İlgili Sayfalar