hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sait Faik yazdığı ilk hikâyelerde zenginlere kızmakta, emekçileri yüceltmektedir.وفي أول قصة لسعيد فائق نجده يغضب من الأغنياء ويمدح العمال.
Fahri Kaya, şiirin yanında çocuklar için hikâyeler de yazmış bir kişidir.يعتبر فخرى كايا من شخصيات الأدب الذي كتب قصص للأطفال بجانب الشعر.
Kitapta Aziz Nesine ait hikâyeler bulunmaktadır.حيث يعطي الكتاب بعض المعلومات عن القديس.
Kitap'ta İbrahim Peygamber'in ve Eski Ahit'in hikâyelerine gönderme yapılır.ذٌكرَ في التناخ (الذي يتضمن كتاب التوراة وكتب الأنبياء عند اليهود) والقرآن بأن إبراهيم كان مٌباركا من الله .
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.ثم وجدت طريقها في كتابة الروايات والقصص.
Yazarın 1936 ile 1937 yılları arasında yazdığı hikâyeleri içerir.وقضت في كتابة فصول الرواية ما بين سنة 1930، 1936.
Bu eserler Tanin, Seçilmiş Hikâyeler ve kendi çıkardığı Yaprak dergilerinde yayınlandı.نُشرت هذه الأعمال في مجلتي "تانين" و"حكايات مختاره" وكذلك في المجلات التي أنشأها هو بنفسه.
Fleming, 1964 yılında ölünceye dek bu karakter etrafında birçok roman ve küçük hikâyeler yazmıştır.كتب فلمنغ عدة روايات وقصص قصيرة من بطولة بوند خلال حياته حتى مماته في 1964.
Almaşık hikâyeler telif hakkı sahipleri tarafından oluşturulabilir ya da hayranlar tarafından üretilebilir.سجلات النقر يمكن توليدها إما عن طريق البرامج التي يستضيفها تطبيق العميل أو مباشرة من سجلات الخادم.
Roman ve kısa hikâyeleri de vardır.الرواية والقصص القصيرة.
Okuyucular, hikâyeleri Flipboard dergilerinde de kaydedebilir.Os leitores também podem salvar histórias em revistas Flipboard.
Ona göre hikayeler yalnızca eğlenceden çok daha fazlasını temsil ediyordu.Para ele, as histórias representavam muito mais do que mero entretenimento.
Jeph Loeb ve Matt Wagner'in çeşitli hikâyeleri de bu dönemde geçer.Várias histórias de Jeph Loeb e Matt Wagner também abordam esta época.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.As histórias que meus avós me contaram sobre a Shoah.
Kafka'nın hikâyeleri başlangıçta edebi dergilerde yayınlandı.Os contos de Kafka foram primeiro publicados em periódicos literários.
Animasyon, inanılmaz hayalperest ve detaylı; hikâyeler, önceden yapmadıklarımızı yapıyor.A animação é incrivelmente detalhada e imaginativa e as histórias fazem coisas que não fizemos antes.
Müzik yazarken kişisel hikâyeler anlatmayı gerçekten düşünmüyorum.Eu realmente não penso em contar histórias quando estou escrevendo canções.
Gazetedeki haberlerin veya hikâyelerin özellikle kendileri için yazıldığını düşünebilir.Crença que manchetes ou histórias em jornais são escritos especialmente para elas.
Trish Stratus'un en büyük hayranı olmak gibi hikâyeler içinde bulunmuştur.Ela descreve Trish Stratus como sua maior inspiração.
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Narrador - Um locutor que narra todas as histórias de detetives do Tom e Jerry.
Sufi bilgeliğini kısa hikâyeler ve örneklerle açıklayan halk hikâyeleri özellikle popüler olmuştur.Seus contos, ilustrando a sabedoria sufi através de anedotas e exemplos, mostrou-se particularmente popular.
Hikâyelere göre üyelerin sayısı 12'den 150(ya da fazlası)'ye değişmektedir.Em diferentes histórias, varia o número de cavaleiros, indo de 12 a 150 ou mais.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.O valor intrínseco das histórias foi de alguma forma perdido.
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.Costuma fazer tortas e contar histórias.
Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı.As futuras histórias a apresentar Sherlock Holmes foram publicadas na inglesa Strand Magazine.
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.A maior parte das histórias da Terra Média ocorre nas primeiras três Eras do Sol.
Hikâyeler anlatılır, Uzak kıyılara varmış, Eski denizciler tarafından.O que se sabe é que ele passou ao largo, em direção às Antilhas.
Faroe halk hikâyelerinde, huldufólklar "iri yapılı, gri kıyafet ve siyah saçlı" olarak tanımlanır.Nas lendas do povo Féroe, dizem que o Povo Oculto é “corpulento, de roupas todas cinzentas e cabelos pretos”.
Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı.Os negócios não tiveram muito sucesso; enquanto aguardava por pacientes, ele voltou a escrever suas histórias.
Eserin barındırdığı hikâyeler büyük bir çeşitlilik göstermektedir.A classe das proposições verdadeiras apresenta uma importante divisão.
2013 yılında The Tenth Planet, The Ice Warriors ve The Moonbase hikâyeleri animasyon hâline getirildi.Outras animações feitas em 2013 incluem "The Tenth Planet", "The Ice Warriors" e "The Moonbase".
Genellikle büyük hikâyeler bu şovda başlar.Geralmente uma história é iniciada neste local.
Hapisteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı.Na prisão começou a escrever suas histórias.
Ardından diğer hikâyeleri de aynı gazetede tefrika edildi.Naquele período também foram censuradas outras notícias a respeito do coronel.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Tuvalu é conhecido por suas atividades econômicas curiosas.
Kötü hikayelerin hiç biri gerçek değil" demişti.É verdade que nenhum dos que contam semelhantes histórias fez a experiência".
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.Em cada verão, os produtores delineavam o enredo da temporada seguinte.
Genelde, aynı hikâyeleri daha bir positif açıyla anlatır.Algumas histórias nacionais, porém, o retratam sempre sob uma luz favorável.
Daha önce birden fazla Usta'nın olduğu hikâyeler; dramalar, kitaplar ve çizgi romanlarda geçmişti.Anteriormente, houve histórias multi-Mestre em áudio dramas, livros e quadrinhos.
Bazen hikâyeler sekizinci sezondaki gibi gevşek bir senaryo ile birbirine bağlıydı.A linha de história é continuada em forma de quadrinhos em uma Oitava temporada.
Geoffrey Chaucer, Canterbury Hikâyeleri'ni Orta İngilizceyle yazmıştır.Geoffrey Chaucer escreve os Contos da Cantuária.
Bazı kaynaklarda ise Salerno ile Gargano hikâyeleri karıştırılır ve birleştirilir.Alguns estudiosos combinaram os contos salernitanos e de Gargano.
Bunun kaynağı hakkında farklı hikâyeler türetilmiştir.Diversos relatos existem sobre sua origem.
Resimler Genesis (başlangıç) kitabındaki hikâyeleri gösterir.São geralmente obras com comentários sobre o primeiro capítulo do livro do Gênesis.
Şiddet Hikayeleri.Escritas da violência.
Cenevizlilere esir düşmüş ve hikâyelerini hücre arkadaşına yazdırmıştır.Marco foi preso e acabou ditando suas histórias para um companheiro de cela.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Alan Wake, um escritor de bestsellers, não conseguia escrever nada há dois anos.
Yazar, tiyatro oyunları, şarkı sözleri, hikâyeler ve kısa öyküler yazmıştır.Ele já escreveu peças de teatro, letras de canções, romances e contos.
Yazarın 1927 ile 1934 yılları arasındaki hikâyelerini içerir.Sua pintura foi realizada entre 1927 e 1934.
Wendy çocuklarını büyümeyi reddeden Peter Pan'ın hikâyeleriyle büyütmektedir.Wendy ainda conta histórias de seus filhos sobre o Peter Pan.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Ele escreveu frequentemente sobre a mídia para as revistas The Atlantic Monthly e New York.
Kahramanlık hikâyeleri ahlaki örnekler olarak hizmet edebilir.Verhalen van heldenmoed kunnen dienen als morele voorbeelden.
Hikâyeleri yedi kitapta toplanmıştır.Slechts zeven tekens in dit schrift zijn ondubbelzinnig.
Bu destandan çeşitli hikâyeler, nesilden nesile anlatılagelmiştir.Er gaan verschillende verhalen de ronde daarover.
Kitap iki, çeşitli kişisel hikayelerden meydana gelir.Het boek bestaat uit twee afzonderlijke verhalen.
"Genellikle hayalet hikayeleriydi.Haar verhalen gaan meestal over geesten.
Bu turnuvanın en ilginç hikâyelerinden biri 1958 yılında yaşandı.De eerste editie van dit toernooi was in 1958.
Bu düşünce sadece halk hikâyelerine dayanır.Het publiek krijgt slechts een kant van het verhaal...
Onun hakkında bildikleri sadece Viserys’in anlattığı hikâyelerdir.Het enige dat we van hem weten is de informatie uit Seneca zelf.
E, J ile paralellik gösterip hikâyeleri yineler.E lijkt sterk op J en de verhalen in beide overlappen vaak.
İlgili Sayfalar