hikayeler ile cümle

hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu destandan çeşitli hikâyeler, nesilden nesile anlatılagelmiştir.So werden einige Geschichten über ihn berichtet.
Geleneksel edebiyatları sözlü olup menkıbe (unipkaat) ile hikâyelerden (quliat) oluşur.Uwe Boelken: Akten und Urkunden zur Witzheldener Geschichte.
Kitabında kendisinin Türkiye'nin hikâyelerini anlattığını belirtmektedir.In diesem Buch berichtet er von seinen Erfahrungen in Nordkorea.
İsrâiliyat: Yahudi mitolojisini İslâm'a aktaran hikâyelere verilen isimdir.Russland: Kirche will Referendum über Homosexualität.
İlk hikâyelerde, bir hikâyenin anlatısı bir sonraki hikâyeye akıyordu.Aus dem Off erzählt ein alter Mann die folgende Geschichte.
Hikâye ile ilgili ilk anlatılan hikâyeler İtalyancadır.Die ersten Belege stammen aus Italien.
1990 'lardan sonra ise hikâyeler giderek azalmaya başlamıştır.Bereits seit den 1990er-Jahren sind die Emissionen allerdings kontinuierlich rückläufig.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Bruno ist von seiner Entstehungsgeschichte tief ergriffen.
Sevgililer hayat hikâyelerini birbirlerine anlatırlar.Unterwegs erzählen sie einander ihre Lebensgeschichten.
Kariyerine kısa hikâyeler yazarak başlamış ve daha sonraları romanlarını yayınlamıştır.Ihre schriftstellerische Laufbahn begann sie mit Erzählungen, später schrieb sie Romane.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Von äußerst merkwürdigen und ganz gewöhnlichen.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Er „mißlingt, weil die Story sich in ihren eigenen Wirrungen verzettelt“.
Bazı hikâyeleri Almanya‘da radyo oyunu olarak uyarlanmış ve yayımlanmıştır.In Deutschland wurde bisher nur ein Teil der Serie synchronisiert und veröffentlicht.
Hikâyelerinin çoğu kitap olarak yayımlanmadı.Doch die meisten seiner Schriften sind unveröffentlicht.
Beşinci sezonda kazazedelerin hikâyelerine, iki zaman çizgisi üzerinden devam edildi.In dem fünfteiligen Roman zerfällt die erzählte Zeit in zwei Abschnitte.
Kojiki gibi, Nihongi de mitolojik hikâyeler ile başlar, ama tarihi olaylar ile devam eder.Es ist allerdings wie bei CGI üblich, dass die Antwort mit dem Status-Parameter beginnt.
Batman hikâyelerinde en bilinen unsurlardan biridir.Von seinen Werken ist Batman am bekanntesten.
Avrupa'da Türklere karşı bu olumsuz imajın sorumlusu biraz da Kurt-Türk hikâyeleridir.Geschichten des Wolfstürken vermittelten Westeuropa ebenfalls ein negatives Bild von den Türken.
Memleket Hikayeleri yazarın en çok tutulan hikâye kitabıdır.Das Werk zählt zu den längsten Erzählungen der Autorin.
Kış geceleri toplanılıp eski hikâyeler anlatılır.Wintermorgen - Geschichten und Geschichtliches.
Surede eski peygamberlerin hikâyeleri de anlatılır.Zum Teil werden auch ältere Predigten vorgelesen.
Kabuslar Evi'nin her bölümünde, birbirinden hemen hemen bağımsız hikâyeler bulunur.Die einzelnen Kapitel des Werks erzählen voneinander unabhängige Geschichten.
Kitap iki, çeşitli kişisel hikayelerden meydana gelir.Jede Folge besteht aus zwei Einzelgeschichten.
Film bu terapi sırasında yaşan hikâyeleri konu edinmektedir.Der Film beschäftigt sich mit den Herausforderungen, die das Altern mit sich bringt.
Radyo yayınlarında Ampelmännchen hikâyeleri yayınlandı.Über das Radio werden beruhigende Nachrichten verbreitet.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Was meine Hausgeisterchen mir erzählten – Märchen.
Ardından Yeni Zelanda'ya geri dönerek kısa hikâyelerini yazmaya başladı.Nach seiner Rückkehr in die Schweiz begann er Kurzgeschichten und Erzählungen zu verfassen.
Hikâyelerin çoğunda İstanbul yaşamındaki insanları ve kendisini anlatmaktadır.Vor allem aber leben die Ulmer Geschichte und seine Sagen in ihnen weiter.
Klipte Jack ve Jill isminde iki karakterin hikâyeleri anlatılmıştır.Und so verfolgen die drei Jack und Jill.
Robin Hood, İngiliz halk hikâyelerinde mevcut olan bir hayduttur.Es handelt sich um eine Parodie auf Robin Hood, den englischen Volkshelden.
Genelde yazarların eserlerini derleyerek oluşturduğu kurgusal hikâyeleri ile bilinir.Meistens werden von den Autoren der Werke Lesungen gehalten.
Esquire'da kısa hikâyeleri yayınlandı.Die Band wurde in Lesotho schnell bekannt.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.Danach begann er, seine ersten Erzählungen zu schreiben.
İkisinin de hikayeleri gittikçe karanlıklaştı.Seine Gemälde wurden zunehmend düster.
Hikayelerde Alman halk masallarının etkisi büyüktür.Zur Stadtgeschichte sind Die Chroniken der deutschen Städte von Bedeutung.
Yazar, hikâyelerinin bazılarında düz yazının içine nazım parçaları yerleştirmiştir.Einige Geschichten seiner beiden Darstellerinnen flossen direkt ins Drehbuch ein.
Benim polisiye hikâyeler yazmaya başlamamın sebebi de budur.Damit beginnt die Missionsgeschichte der Urchristen.
Bu hikayelerden çok etkileniyorum.Je suis très intéressé par ces récits.
Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.L'Histoire est pleine de récits de génies ignorés.
Kısa hikayeler mi yazıyorsun?Écris-tu des histoires courtes ?
Ona göre hikayeler yalnızca eğlenceden çok daha fazlasını temsil ediyordu.Pour lui, les histoires représentaient beaucoup plus qu’un simple divertissement.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.La valeur intérieure des histoires a été perdue de la même manière.
Bazı hikâyelere göre Kolkka; Säkkijärvi, Güney Karelya'da doğdu ve Kangasala'da öldü.Selon certains récits, Kolkka serait né à Säkkijärvi, en Carélie du Sud et serait mort à Kangasala.
Ölümünden ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, kısa hikâyeleri Rusya'da basıldı.Après sa mort et la chute de l'Union soviétique, de nombreux recueils de ses nouvelles sont publiés en Russie.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Il collabora à divers périodiques, notamment au magazine The Atlantic Monthly.
12 arkadaşının yazdığı kısa hikâyeleri içeren kitabın editörlüğünü Hornby yapmıştır.Ce recueil composé par Hornby contient douze nouvelles écrites par ses amis.
Bu hikâyelerden biri de Az Haşlanmış Çavuş'tu.Ce fait est rarissime pour un officier de ce grade.
1958'den 1968'e kadar Londra'daki Fleetway'de savaş hikâyeleri konulu eserler için çalışmnalar yaptı.De 1958 à 1968, il a travaillé à l'agence Fleetway de Londres, avec des histoires de guerre.
Zeynelabidin Makas; Aşıq Elesger (Hayatı, Sanatı, Şiir ve Hikâyeleri), Erzurum 1974.Mon dieu, mon dieu pourquoi m'as-tu tué ?, poème, Haïfa, 1974.
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.J’invente des histoires, des nouvelles.
Hikâyeler (Çev.)Contes à soi-même), contes.
Bu hikâyelerde anlatmaya değer bir şey olduğuna o ikna etti beni.Moi dit-il, j'ai des histoires encore plus étonnantes à raconter.
Bu hikâyeler Yahudi dini bayramlarıyla ve dini istirahat günü Şabat'la bağlantılıdır.Ce journal reproche aux Juifs leur fidélité au judaïsme et leur repos le jour du Chabbat,,.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Il y en existe des plus rares, et des plus ordinaires.
1935'te "Hikayeler Demedi" seçme eserler kitabı yayınlandı.Il publie en 1963 « Comment définir les indéfinis ?
1891’de hikayelerini “Küçük Şeyler” adlı kitapta topladı.À partir de 1809, il commence à rédiger ses mémoires dans un ouvrage qui s'intitulera "Souvenirs historiques".
Azizlerin hayat hikâyelerini düzenledi.Les vies des saints.
Hikâyelerde cinler, periler, büyü, sihir gibi olağanüstü ögeler bulunmaktadır.Mage, magicien, magiste y sont distingués.
Bu türdeki hikâyeler büyükbaba paradoksu gibi mantıksal sorunlar yüzünden oldukça komplikedir.Ce type de situation est appelé paradoxe du grand-père.
Peyo burada birkaç yeni karakter ve onların hikâyelerini hazırladı.Peggy découvre un peu plus les idées et les opinions de ses nouveaux amis.
İlgili Sayfalar