hikâyesini ile cümle

hikâyesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Ärligt talat, det finns ingen du inte kan lära dig att älska när du en gång hört deras historia."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Eerlijk, er is niemand die je niet zou kunnen leren liefhebben zodra je hun verhaal hebt gehoord."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Es gibt niemanden, den man nicht lieben lernen könnte, nachdem man seine Geschichte gehört hat."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, não há ninguém que não se possa aprender a amar "depois de ouvida a sua história."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, no hay nadie a quien no podrías aprender a amar después de haber escuchado su historia".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Francamente, non c'è nessuno che non possiate imparare ad amare dopo aver sentito la loro storia."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".그것은 "솔직히, 일단 그들의 이야기를 들으면 모든 사람이 사랑을 배울 수 있다." 입니다.
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Őszintén szólva, nincs olyan, akit nem tudnál megszeretni, miután meghallgattad a történetét."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Szczerze mówiąc, nie ma ludzi, których nie pokochałoby się po wysłuchaniu ich historii".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Thật ra thì chẳng có một ai mà bạn không thể học cách yêu thương một khi bạn đã nghe câu chuyện của họ."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Úprimne, niet nikoho, koho by si sa nemohol naučiť milovať, ak si si raz vypočul jeho príbeh."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Ειλικρινά, αποκλείεται να μη μάθεις να αγαπάς κάποιον μόλις μάθεις την ιστορία του".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Невозможно остаться равнодушным к человеку, рассказавшему вам свою историю".
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur."."Честно казано, няма човек, който да не заобичаш, когато чуеш историята му."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".שאמר, "האמת, אין מישהו שאי-אפשר ללמוד לאהוב אחרי ששומעים את הסיפור שלו."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".يقول، "بصراحة، ليس هناك أي شخص لن تستطيع تعلم حبه حين تسمع قصته."
"Açıkçası, dünyada hikayesini duyduktan sonra sevmeyi öğrenemeyeceğiniz insan yoktur.".「はっきり言って その人の物語を聞くと 愛せない人なんて誰もいないのです」 私はこう解釈したいのです
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.1561年に西アフリカに航海して
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Cerita tunggal mengenai Afrika sudah tentu datang dari karya sastra Barat, menurut saya.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Cette histoire unique de l'Afrique provient, à mon avis, de la littérature occidentale.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Creo que esta historia única de África procede de la literatura occidental.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Dit enkel verhaal over Afrika komt, uit Westerse literatuur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Em última análise, acho que esta história única de África vem da literatura ocidental.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Ich denke, diese einzige Geschichte Afrikas stammt letztlich aus der westlichen Literatur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Jag tror att denna enda berättelse om Afrika från början kommer från västerländsk litteratur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.아프리카에 대한 이런 단편적인 이야기는 궁극적으로 서양 문학에서 왔는데요.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Pojedyncza wizja Afryki pochodzi z literatury zachodniej
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Povestea unică despre Africa provine, în primul rând, din literatura occidentală.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Questa storia unica dell'Africa deriva, in definitiva, secondo me, dalla letteratura occidentale.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Szerintem Afrika egyetlen története a nyugati irodalomból származik.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Ta edina zgodba o Afriki, po mojem mnenju, prihaja iz zahodne literature.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tämä yksi tarina Afrikasta tulee uskoakseni länsimaisesta kirjallisuudesta.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tento jediný příběh o Africe pochází, domnívám se, ze západní literatury.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tento jediný príbeh o Afrike pochádza, myslím, zo západniarskej literatúry.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tôi nghĩ câu chuyện phiến diện về Châu Phi nói cho cùng thì bắt nguồn từ văn học Phương Tây.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Αυτή η μονοσήμαντη ιστορία της Αφρικής πιστεύω τελικά ότι πηγάζει από τη δυτική λογοτεχνία.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Мисля, че тази единствена история за Африка в крайна сметка идва от западната литература.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Это однобокое представление об Африке, по-моему, основано на западной литературе.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Я думаю, що така єдина точка зору на Африку походить із західною літератури.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.הסיפור היחידי הזה על אפריקה מגיע, בעיניי, מהספרות המערבית.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.النظرة الآحادية عن أفريقيا تأتي في نهاية المطاف، كما أعتقد، من الأدب الغربي.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Ich weiss dass ich früher schon über Agnes geredet habe, aber ich will Ihnen ein Update über Agnes geben.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Je sais que j'ai déjà parlé d'Agnès ici, mais je veux vous donner des nouvelles récentes d'Agnès.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Opowiadałam tu kiedyś o Agnes i chciałabym wam powiedzieć, co się z nią teraz dzieje.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Sei que já falei sobre Agnes aqui anteriormente, mas quero dar mais notícias de Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Se que he hablado de Agnes aqui antes, pero quiero darles una actualizacion sobre la situacion de Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.So di avervi già parlato di Agnes, in passato, ma vorrei aggiornarvi su di lei.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Ştiu că am mai vorbit aici despre Agnes, dar vreau să vă ofer o actualizare despre Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.제가 TED에서 이전에 아그네스에 대해 이야기를 했었는데 그녀의 근황을 알려드리죠
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Tôi biết tôi đã nói về Agnes, nhưng tôi muốn cập nhật thêm về Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Tudom, hogy beszéltem már az előbb Ágnesről, de szeretném ezt némiképp kiigazítani.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Το ξέρω ότι έχω μιλήσει και πριν εδώ για την Άγκνες αλλά θέλω να σας ενημερώσω περαιτέρω γι'αυτήν.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Знам, че съм ви говорила за Агнес и преди, но искам да ви дам малко актуална информация за Агнес.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Я знаю, что я говорилa об Агнес здесь раньше, но я хочу сообщить вам обнoвленные новости об Агнес.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.אני יודעת שכבר דיברתי כאן על אגנס בעבר, אבל אני רוצה לעדכן אתכם לגבי אגנס.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.أعرف أنني تحدثت عن آغنس من قبل، لكني أريد تقديم بعض التحديثات لكم عن آغنس.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.近況をお話ししようと思います 三年前リフト・バレーでアグネスに会いました
Ama bu daha çok Hindistan'ın hikayesini dünyaya taşımaktır.Aber auch dies verwandelt die indische Geschichte rund um die Welt.
Ama bu daha çok Hindistan'ın hikayesini dünyaya taşımaktır.Asta transformă povestea indiană în jurul lumii.
Ama bu daha çok Hindistan'ın hikayesini dünyaya taşımaktır.De ez is megváltoztatja az indiai történetet a világban.

İlgili Sayfalar