hikâyesini ile cümle

hikâyesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi yazdığıi "Tevârîh-i Âl-i Osmân" ve "Âsafnâme" eserlerine verdigi hayat hikâyesini vermistir.一幅康熙年间楹联,上书“上赐真经,明先觉后,今世后世通解。
Aynı evde yaşayan dört yakın bahtsız arkadaşın hikâyesini anlatır.讲述四个住在同一个宿舍的大学生的生活故事。
Filmin en önemli özelliği gerçek hayat hikâyesinin sinemaya uyarlanmış olmasıdır.该作品中最令人惊奇的是它带给生活的讯息。
İlk başlarda, grup bir "pseudo-felsefe" olan "lachrymology" nedeni ile kuruldukları hikâyesini uydurdu.초기에, 그들은 "lachrymology"란 가상 철학 때문에 밴드가 결성된 이야기를 지어냈다.
Bu köyü, hikâyesini öğrendim.그저 당신의 이야기를 듣고 싶었어요.
Munro, daha önce klasik serinin son sezonunun Survival hikâyesini yazmıştır.로나 먼로의 경우 올드 시즌의 마지막 시리얼이었던 <Survival>을 쓴 바 있었다.
Kitap, dağlarda mistik bir taş bulan genç çiftçi çocuğu Eragon'un hikâyesini anlatır.הספר מספר את סיפורו של אראגון, נער חווה המוצא אבן מסתורית בהרים.
Sex and the city, kariyer sahibi ve başarılı New York'lu dört kadın arkadaşın hikâyesini anlatmaktadır.הסדרה סקס והעיר הגדולה, המתארת את חייהן של ארבע חברות בניו יורק, הרבתה לעסוק בחיי הרווקות.
Roman, bir taşra kentindeki fakir bir delikanlının hayat hikâyesini anlatmaktadır. ^רומן המספר על חייה של צעירה העובדת בחווה.
Film, kimliği bir kadın (McCarthy) tarafından çalınmış bir adam (Bateman)'ın hikâyesini anlatmaktadır.Филмът разказва историята на мъж (Бейтман), чиято самоличност е открадната от една жена (Маккарти).
Forbes dergisi Khan'ı kapağına koymuştur ve "Bir Trilyonluk Fırsat" başlığında hikâyesini anlatmıştır.Списание „Форбс“ поставя Салман Кан на корицата си със заглавие "Историята на „$ 1 трилион възможност“.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Отначало не чува нищо за родителите си.
Gülcihan’ın acı dolu hikâyesinin başladığı yerdir Van...Оттук започват неспирните ѝ неволи...
Bundan öte, birçok dini yeri destekleyip Nehuştan hikayesini anlatıyordu.Много от хората, говорели и продължават да обсъждат темата за умствените молитви.
Girl, Interrupted filminde, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatılıyordu.Филмът е адаптация на едноименната мемоарна книга на Сузана Кейсън.
Önceki oyun gibi bu oyunda Luke Skywalker'ın hikâyesini takip ediyordu.Poput ranijih igara i ova prati priču Lukea Skywalkera.
Kafka 1912'de "Die Verwandlung" ("Dönüşüm" veya "Değişim") hikâyesini yazdı ve 1915'te Leipzig'de yayımladı.Godine 1912., Franz Kafka je napisao pripovijetku "Preobražaj", izdanu 1915. godine u Leipzigu.
Ve Charlie Claire'in yanına döner, Claire ona medyumla ilgili hikâyesini anlatır.Nakon toga vrati se Claire koja mu govori svoju priču o vidovnjaku.
Dizi, filmin hikâyesini genişletmekle kalmıyor, yeni karakterler ve geriye dönüşlerle derinleştiriyor da.Bez obzira na to, film je izbjegao ponavljanje priče uvevši nove likove i odredivši novi smjer.
Tesla'nın hikâyesini anlatır.On će uvijek biti dio povijesti Tesle".
Üzülen ressam bir bara gidip sarhoş olur ve bardakilere hikâyesini anlatır.Dosadni stranac čovjeku u baru postavlja nepristojna pitanja o supruzi.
Film iki katilin hikâyesini anlatmaktadır.Snímka rozpráva príbeh dvoch bývalých boxerov.
Tüm yapılanması ve tarihi olayları aracılığıyla Amerikanın hikâyesini anlatan kapsamlı bir animasyon çalışma.Našiel záľubu v objavovaní a rozprávaní príbehov amerických hrdinov.
Rivayete göre, olaydan kurtulanlar "Finn-troll" hikâyesini yaymıştır.Preživeli so po vrnitvi poročali o Finn-trollu.
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Tam sta večerjala in poslušala zgodbo gospoda Kuzme.
Film de buruk bir aşk hikâyesini konu edinmiştir.Opera vsebuje tudi ljubezensko zgodbo.
Böylece kadının çantayı arama hikâyesinin de aslında hayali olduğu anlaşıldı.Po umoru ugotovi, da je tudi sanjska ženska okostnjak.
Film, New York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesini anlatır.Prikazuje izmišljeno mafijsko družino italijansko-ameriškega rodu v New Jerseyju.
Buna neden Antonia hikayesinin müziğinin daha gösterişli olmasıdır.Zdaj je še bolj šokirana, saj je pisava Antonova.
Kendi hayat Hikâyesini Still Digging adlı kitabında açıkladı.Svoje alpinistično življenje je opisal v knjigi Sfinga.
245. bölümün sonrasından gelen bütün bölümler 2. kısmın hikâyesinin konusudur.Seznam divizij z zaporedno številko 45.
Buna ek olarak gerçeğe en yakın hayatta kalma hikâyesini yaratmak istediklerini belirtti.Tad nusprendžia išsiaiškinti tiesą apie savo gyvenimą.
Mısır Prensi Musa'nın kölelikten prensliğe, ordan da kurtarıcılığa uzanan hikâyesini anlatmaktadır.Joje pasakojama, kaip Dievas per Mozę išlaisvina savo tautą iš Egipto vergijos.
Film 2518 yılında başlar, Serenity bir kargo gemisinin kaptanının ve ekibinin hikâyesini anlatır.Filmo veiksmas vyksta 2517 metais, pasakojami Firefly klasės tipo erdvėlaivio „Serenity“ įgulos nuotykiai.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Joje pasakojama apie motinos pastangas karo metais apsaugoti savo dukterį.
Film bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta.Filme pasakojima dvarininko, tapusio revoliucionieriumi, gyvenimo istorija.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987-ben hallottam egy történetet egy fiúról, aki alatt beszakadt a jég, és alatta rekedt a folyóban.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987 hörde jag en berättelse och en pojke som ramla igenom isen och fångades där under.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987년에는 얼음 사이로 떨어져 강 아래에 같힌 한 소년의 이야기를 들었습니다.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.I 1987 hørte jeg en histore om en dreng der faldt gennem isen og var fanget under en flod.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 am auzit despre o intamplare cu un baiat care a cazut in apa si a ramas sub gheata.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 hoorde ik een verhaal over een jongen die door het ijs was gezakt en daaronder gevangen zat.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Nel 1987 ho sentito la storia di un ragazzo che cadde in un fiume ghiacciato e rimase intrappolato sott'acqua.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vào năm 1987 tôi có nghe câu chuyện về một cậu bé bị ngã xuống dưới băng và bị kẹt dưới một dòng sông.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roce 1987 jsem slyšel historku o chlapci, který se propadl do zamrzlé řeky a zůstal uvězněný pod ledem.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roku 1987 som počul príbeh o chlapcovi, ktorý sa prepadol cez ľad a bol uväznený pod riekou.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vuonna 1987 kuulin tarinan pojasta, joka tipahti jäihin ja jäi kiikkiin joen alle.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.W 1987 r. usłyszałem historię o chłopcu, pod którym załamał się lód i uwięził go pod wodą.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Το 1987 άκουσα μια ιστορία για ένα παιδί που έπεσε μέσα από πάγο και παγιδεύτηκε κάτω από ένα ποτάμι.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.В 1987-м году я услышал историю о мальчике, который провалился под лед и застрял в реке.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.През 1987г. чух история за момче, което пропаднало през леда, и останало хванато в капан в реката под него.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.ב-1987 שמעתי סיפור על ילד שנפל לתוך הקרח (בנהר שנקפא) ונלכד מתחת לנהר
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.في عام ١٩٨٧ سمعت بقصة عن صبي سقط في الجليد وكان محاصرا تحت النهر
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.氷の隙間から誤って落ちて 凍った川の中に閉じ込められた少年の話を聞きました 彼は息をせず 川の中で45分間も生き延びたのです
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.그가 전투에 나서지 않으면 패배를 피할 수 없었죠.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.la défaite était inévitable.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.lecz kiedy wycofywał się z bitwy, porażka była nieuchronna.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.בעוד כשנעדר משדה הקרב, תבוסה היתה בלתי נמנעת.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.ولكنه عندما ينسحب من المعركة فإن الهزيمة لا مفر منها
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.必ず敗北すると 「アキレスは歴史を作った

İlgili Sayfalar