hikâyelerini ile cümle
hikâyelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Преводачът ми разказа историите им.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.המתרגמת שלי סיפרה לי את סיפוריהם.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.أخبرني المترجم المرافق لي عن قصصهم.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı."僕らに自由はない" と彼らは言いました
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Am început să mă împrietenesc cu ei și am ajuns să le cunosc poveștile personale.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Comencé a hacer amigos y a conocer sus historias personales.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Estava a começar a fazer amizades e a conhecer as suas histórias pessoais.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ich fand Freunde und erfuhr von persönlichen Geschichten.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ik werd vrienden en leerde hun persoonlijke verhalen kennen.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.J'ai commençé à me lier d'amitié et à connaître leurs histoires personnelles.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.저는 그들과 친구가 되고 그들의 개인적인 이야기들을 알게 되었습니다.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Összebarátkoztunk, és megismertem a személyes történeteiket.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Sain ystäviä ja opin tuntemaan henkilökohtaisia tarinoita.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Saya mulai berteman dan mengetahui kisah-kisah pribadi mereka.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Skamarátila som sa s nimi a spoznala som ich osobné príbehy.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Spoznavala sem njih in njihove osebne zgodbe.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Stavo iniziando a fare amicizia e a conoscere le loro storie personali.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Và tôi bắt đầu tìm hiểu chuyện cá nhân của họ.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Začala jsem se s nimi přátelit a naslouchat jejich příběhům.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Zaczęłam się z nimi przyjaźnić i poznawać ich historie.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.И започвах да се сприятелявам и да научавам историите им.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я начала знакомиться с ними и узнавать их истории жизни.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я почала приятелювати і дізнаватися їхні особисті історії.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.התחלתי לרכוש חברים ולהכיר את סיפוריהם האישיים.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.لقد بدأت اكون تلك الصداقات .. وبدأت استمع لقصص حياتهم
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.そしてインタビューを何度も
• en iyi uygulama bilgileri ve başarı hikayelerinin belirlenmesi ve dağıtımı.• identificarea şi răspândirea informaţiilor asupra celei mai bune practici şi a experienţelor de succes.
• en iyi uygulama bilgileri ve başarı hikayelerinin belirlenmesi ve dağıtımı.• nalezení a šíření informací o nejlepších postupech a příkladech dosažených úspěchů.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Kíváncsian hallgattam őket.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.아프리카 학생들과 함께 살았고, 그들의 이야기와 서로 다른 배경,
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Mieszkali z nami w domu afrykańscy studenci.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Talossamme asui afrikkalaisia opiskelijoita.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.והיו לנו סטודנטים אפריקאים בבית, ואני למדתי מהסיפורים שלהם
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.كان لدينا طلبة أفارقة في المنزل ، وتعلمت قصصهم،
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.アフリカについて学びました 全く異なった事情
Ezop hikayelerini ve Gandi ve Nat Turner'in hayat hikayelerini okudu.셰익스피어, 소크라테스, 간디와 Nat 터너의 생활, 이솝의 우화.
Ezop hikayelerini ve Gandi ve Nat Turner'in hayat hikayelerini okudu.لشكسبير، سقراط، خرافات إيسوب، حياة غاندي و نات ترنر.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzAm auzit cu toții de succesele remarcabile ale unor sportivi care erau răniți.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzKita semua telah mendengar cerita tentang atlet yang melakukan prestasi sementara secara fisik terluka.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruz운동 선수들이 부상당한 뒤에도 뛰어난 활약을 보이는 경우를 들어보셨을 겁니다.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzMindannyian hallottunk már olyan atlétákról, akik fizikai sérülésük dacára sem adták fel a versenyt.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzSłyszeliśmy historie o sportowcach dokonujących wyczynów mimo obrażeń.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTodos hemos escuchado historias de atletas que realizan hazañas mientras están lesionados físicamente.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTodos ouvimos histórias de atletas que realizam feitos estando lesionados.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTutti abbiamo sentito storie di atleti che hanno compiuto grandi prodezze mentre erano infortunati.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzVi har alle hørt historier om atleter der udfører præstationer mens de har en fysisk skade.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzVsi smo slišali zgodbe o atletih, ki so izvajali podvige med fizično poškodbo.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzWir alle haben von Athleten gehört, die auch verletzt Meisterleistungen abliefern.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzΈχουμε όλοι ακούσει ιστορίες αθλητών να εκτελούν κατορθώματα ενώ είναι τραυματισμένοι.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzВсички сме чували истории за атлети изпълняващи постижения, докато са физически наранени.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzВсі ми чули історії атлетів, що показують свою майстерність, маючи травми.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzМы все слышали рассказы о спортсменах, показывающих чудеса мастерства будучи травмированными.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzכולנו שמענו סיפורים על ספורטאים שמגיעים להישגים גבוהים בעודם פצועים.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzجميعنا سمعنا بقصص الرياضيين الذين حققوا انتصارات وهم مصابون.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzやってのける 運動選手の話をよく聞きます 機械の場合 本体に大きなー
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruz我哋都聽過運動員受傷都可以完成壯舉
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chceme jít za starými lidmi, být s nimi a zaznamenat jejich životní příběhy.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chcemy spędzać czas ze starszymi osobami, słuchać i nagrywać ich opowieści.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Haluamme viettää aikaa vanhusten kanssa ja kuunnella heidän tarinoitaan ja nauhoittaa ne.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.우리는 노인들과 함께 시간을 보내며 그들의 이야기를 듣고 구전 역사를 기록하고 싶어요.