hikâyelerini ile cümle
hikâyelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı.Στη Γαλλία γράφει τα πρώτα του βιβλία.
Kısa hikâyelerini sadece kendi web sitesinde yayınladı.Dette blev kort efter bekræftet på hans egen hjemmeside.
Azizlerin hayat hikâyelerini düzenledi.The Lives of the Saints.
Halk Hikayelerinin Motif Yapısı, s.66, Akçağ Yayınları. ^ a b Necatigil, Behçet.Udvalgte digte fra: Poetens hoved, Min hånd 66, Show, og Turbo.
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.Slik ble Goethe allerede som barn blant annet kjent med historien om Dr. Johann Faust.
Hikâyelerinin çoğu kitap olarak yayımlanmadı.Men de meste av hans manuskripter ble aldri offentliggjort.
Peyo burada birkaç yeni karakter ve onların hikâyelerini hazırladı.Romero arbeider nå med nye figurer, og nye historier.
Cenevizlilere esir düşmüş ve hikâyelerini hücre arkadaşına yazdırmıştır.Marco dipenjarakan, dan mengisahkan cerita kepada teman satu selnya.
Sevgililer hayat hikâyelerini birbirlerine anlatırlar.Mereka menceritakan riwayat hidupnya masing-masing.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.この頃最初の小説となるものを書き始めていた。
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.幼いころは、病床で母の読む小説や神話をよく聞いていたという。
İlgisiz bir öğrenci olan Irving, macera ve drama hikâyelerini tercih etti.欧文对于学习不感兴趣,而喜欢冒险类的故事和戏剧。
Oyunun senaryosu, yazar Howard Philips Lovecraft’ın hikâyelerinin etkisiyle yazılmış.本页面包含的是作家霍华德·菲利普·洛夫克拉夫特的作品列表。
Kısa hikâyelerini sadece kendi web sitesinde yayınladı.היא מפרסמת סיפורים קצרים שלה באתר האינטרנט שלה.
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.בכל קיץ, כתבו המפיקים בכלליות את קווי העלילה לעונה הבאה.
Hikâyelerinin kimi çeviri kimi yerlidir.לאיזה שפות תורגם הספר.
Hikâyelerinin çoğu kitap olarak yayımlanmadı.מרבית ספריו לא הודפסו.
Ben de kurbanların hikâyelerini anlatmaya kendimi kaptırdım.היא קלטה גם את הסיפורים של הוריה.
Kitabında kendisinin Türkiye'nin hikâyelerini anlattığını belirtmektedir.הוא עצמו כתב את הכרך שעניינו היסטוריה של יוון.
(Wattpad hikayelerinin ortaya döküldüğü programlar genellikle LIB adlı yayın kanalından yayınlanırdı.)(גרסה מוקדמת יותר של הפרק הופיעה כמאמר בHebrew Annual Review).
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.הוא הוחזר לישראל במסגרת הסכמי שביתת הנשק עם מצרים, וסיפר על שקרה.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.Тогава започва да пише първите си разкази.
Halk Hikayelerinin Motif Yapısı.Очерк по народни мотиви.
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.Първоначално децата се възпитават вкъщи, където майката им разказва истории и ирландски приказки.
Oyunun senaryosu, yazar Howard Philips Lovecraft’ın hikâyelerinin etkisiyle yazılmış.Lirske teme uključuju priče Howarda Phillipsa Lovecrafta.
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.Každé leto producenti vymýšľali dej pre nasledujúcu sériu.
Amerika Birleşik Devletler Donanması'nın tarihinin en büyük hayatta kalma savaş hikâyelerini konu alır.Americké námorníctvo utrpelo jednu z najdrvivejších porážok vo svojej histórii.
Sevgililer hayat hikâyelerini birbirlerine anlatırlar.Jednotlivé zápletky tvoria príbehy lásky jednotlivcov.
Zamanda yolculuk hikâyelerinin öncellerini 18. ve 19. yüzyıllarda görebiliriz.Spomínajú ho až cestovatelia v 18. a 19. storočí.
Kısa hikâyelerini sadece kendi web sitesinde yayınladı.Primere svojih skic je objavil tudi na svoji uradni spletni strani.
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.Tako se je Goethe med drugim že kot otrok seznanil z ljudsko knjigo dr. Fausta.
Lorde annesinin Afrika kökenli Karayipliler hakkındaki hikâyelerini dinleyerek büyüdü.Še posebej rad pa je prisluhnil babičinim zgodbam z Bližnjega vzhoda.
Hikâyelerinin çoğu kitap olarak yayımlanmadı.Dauguma raštų neišspausdinta.
İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı.Paryžiuje pasirodė pirmosios spaudos publikacijos.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.Teigiama, kad jis lankėsi Egipte ir susipažino su Mozės raštais bei pomirtinio gyvenimo idėjomis.
Peyo burada birkaç yeni karakter ve onların hikâyelerini hazırladı.Muriljas yra nutapęs keletą savo laikmečio ir istorinių asmenybių portretų.
Büyülenmiş bir şekilde onların kuşlarla, hayvanlarla ve deniz canlılarıyla ilgili hikâyelerini dinledim.Išleido beletrizuotų pasakojimų knygų vaikams ir jaunimui apie laivus, jūrininkus, jūrų gyvūnus.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.Sel ajal kirjutas ta oma esimesed luuletused.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.저는 2011년에도 여전히 여성이 그 범주에 속한다고 생각하지 못했습니다.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Csak nem gondoltam volna, hogy 2011-ben a nők még mindig ebbe a kategóriába fognak tartozni.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.En vain uskonut, että 2011 naiset olisivat yhä siinä kategoriassa.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Ich hätte nur nicht gedacht, dass Frauen im Jahr 2011 immer noch in dieser Schublade stecken.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Je n'imaginais juste pas qu'en 2011, le sujet des femmes entrerait dans cette catégorie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.las que no se cuentan. No pensé que, en 2011, las mujeres aún estarían en esa categoría.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Maar ik had niet gedacht dat vrouwen daar in 2011 nog onder zouden vallen.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nemyslela som si však, že v roku 2011 budú ženy ešte stále patriť do tejto kategórie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nie sądziłam, że w 2011 roku kobiety wciąż będą ich bohaterkami.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Solo, non pensavo che nel 2011 le donne avrebbero ancora fatto parte di questa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Só não achava que, em 2011, as mulheres ainda estariam nessa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Tôi chỉ đã không nghĩ rằng, vào năm 2011, phụ nữ vẫn được xếp vào hạng mục đó.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Απλώς ποτέ δεν περίμενα πως το 2011, οι γυναίκες θα βρίσκονταν ακόμα σε αυτήν την κατηγορία.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.І я й гадки не мала, що у 2011 році жінки досі належатимуть до цієї категорії.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Я и не думала, что в 2011 году женщины всё ещё будут находиться в тени.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.אבל לא חשבתי שב-2011, נשים עדיין תהיינה בקטגוריה הזו.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.لم أعتقد أنه ، في عام 2011، أن المرأة ستكون في هذا التصنيف.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.位置付けにいるとは 思ってもいませんでした 私が代表を務めるのは 報道・女性シンポジウム
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.Geschichten über Afrika im Westen zu erzählen.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.회자되는 전통적 아프리카 이야기의 시초가 되었다는 것입니다.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.שהיא מייצגת את תחילתה של מסורת הכתיבה המערבית על אפריקה.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.تمثل البداية لعادة سرد القصص الأفريقية في الغرب.