hikâyelerin ile cümle

hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzWir alle haben von Athleten gehört, die auch verletzt Meisterleistungen abliefern.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzΈχουμε όλοι ακούσει ιστορίες αθλητών να εκτελούν κατορθώματα ενώ είναι τραυματισμένοι.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzВсички сме чували истории за атлети изпълняващи постижения, докато са физически наранени.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzВсі ми чули історії атлетів, що показують свою майстерність, маючи травми.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzМы все слышали рассказы о спортсменах, показывающих чудеса мастерства будучи травмированными.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzכולנו שמענו סיפורים על ספורטאים שמגיעים להישגים גבוהים בעודם פצועים.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzجميعنا سمعنا بقصص الرياضيين الذين حققوا انتصارات وهم مصابون.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzやってのける 運動選手の話をよく聞きます 機械の場合 本体に大きなー
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruz我哋都聽過運動員受傷都可以完成壯舉
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chceme jít za starými lidmi, být s nimi a zaznamenat jejich životní příběhy.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chcemy spędzać czas ze starszymi osobami, słuchać i nagrywać ich opowieści.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Haluamme viettää aikaa vanhusten kanssa ja kuunnella heidän tarinoitaan ja nauhoittaa ne.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.우리는 노인들과 함께 시간을 보내며 그들의 이야기를 듣고 구전 역사를 기록하고 싶어요.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Nous voulons passer du temps avec les personnes âgées pour écouter leurs histoires voire les enregistrer."
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Queremos pasar tiempo con las personas mayores y escuchar y grabar sus historias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Queremos passar tempo com os idosos, "ouvir e gravar as suas histórias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vill spendera lite tid med gamla människor och lyssna till deras historier och spela in deras berättelser.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vil ud og tilbringe tid med de gamle mennesker og høre deres historier og optage deres mundtlige historier.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vogliamo passare del tempo con gli anziani, sentire i loro racconti e registrare le loro storie.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vrem să mergem la bătrîni, să stăm cu ei, să le ascultăm poveștile și să înregistrăm tradiția orală.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Wir wollen Zeit mit alten Menschen verbringen und uns ihre Geschichten anhören und aufschreiben.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Искаме да прекараме известно време с по-възрастните и да чуем и запишем техните истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Ми хочемо проводити час із старшими людьми, слухати їх розповіді і записувати історію з їх вуст.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Мы хотим провести время со стариками, послушать и записать их истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.אנחנו רוצים ללכת ולהשקיע זמן עם האנשים הזקנים ולשמוע את הסיפורים שלהם ולהקליט את ההיסטוריה שיספרו בעל פה.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.نريد أن نذهب ونقضي وقتا مع كبار السن ونسمع قصصهم ونقوم بتسجيل تاريخهم الشفهي.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.歴史を記録に残したい ドッグシェルターでボランティア
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.제가 여러분께 말한 것 처럼 우리가 볼 수 있는 극히 적은 수의 사람들만이 사람들에 의해 둘러싸여 있다는 것을 인지하는 것입니다.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.los pocos de nosotros que podemos ver, estamos rodeados de personas como las que les he contado.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.את המעטים שיכולים לראות, המוקפים באנשים כמו אלו שעליהם סיפרתי לכם.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.القليلون منا الذين يقدرون على الرؤية، فإننا محاطون بناس كالذين أخبرتكم عنهم.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.私があなたに話したような人々に取り囲まれています この部屋に居る 何人かの 素晴らしい人々は
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Ceea ce este minunat este că de multe ori, poveştile se vor contrazice între ele.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Ce qui est merveilleux c'est que, souvent, ces histoires vont se contredire les unes les autres.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Das ist ja das Wundervolle, denn oft stehen die Geschichten im Widerspruch zueinander.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Det vidunderlige er, at mange gange vil historierne modsige hinanden.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Điều tuyệt vời là có những lúc các câu chuyện sẽ mâu thuẫn với nhau.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.E' meraviglioso che, le storie si contraddicano tra di loro.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Het is geweldig dat de verhalen vaak in tegenspraak zijn met elkaar.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.훌륭한 영화에선 각각의 이야기들이 서로 모순되는 경우가 많아요.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Lo maravilloso es que, muchas veces, las historias se van a contradecir unas a otras.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.O que é maravilhoso é que, muitas vezes, as histórias se vão contradizer umas às outras.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.To, co jest wspaniałe, to fakt, że w wielu momentach te opowieści będą ze sobą sprzeczne.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Yang indah adalah seringkali, cerita-cerita itu akan saling berlawanan.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Το υπέροχο είναι, πολλές φορές, ότι οι ιστορίες αντικρούουν η μία την άλλη,
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Навпаки, чудово, що історії часто суперечать одна одній.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Самое прекрасное заключается в том, что зачастую истории будут противоречить друг другу.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.Чудесното е, че много пъти историите си противоречат помежду си.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.מה שנפלא הוא שלעיתים קרובות, הסיפורים יהיו בסתירה זה עם זה.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.الأمر المدهش هو، أنه في الكثير من الأحيان، تتناقض هذه القصص مع بعضها.
Harika olan ise, çoğunlukla, bu hikayelerin birbirleriyle çelişmesidir.多くの場合 それぞれのレベルで 物語は互いに矛盾しています 偉大な音楽家であるラーマンと仕事をするとき
Hepsi kendi hikayelerini nasıl bugün buraya geldin söylemek gerekir.Vocês terão as vossas próprias histórias para contar sobre como chegaram até este ponto.
Hepsi kendi hikayelerini nasıl bugün buraya geldin söylemek gerekir.Όλοι θα έχετε τις δικές σας ιστορίες να πει σχετικά με το πώς ήρθες εδώ σήμερα.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Alcune di queste storie sottintendono che qualcuno risolverà per noi tutti i problemi.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Algunas de esas historias dicen que alguien va a solucionar todo por nosotros.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Beberapa kisah itu adalah di mana seseorang akan menyelesaikan segala masalah bagi kita.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Certaines de ces histoires racontent que quelqu'un va régler tous nos problèmes.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Có 1 vài câu chuyện mà người kể giải thích hết mọi chuyện cho chúng ta.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Część tych opowieści jest o tym, że ktoś postara się poukładać wszystko za nas.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Egyes történetek arról szólnak, hogy valaki majd csak elrendez nekünk mindent.

İlgili Sayfalar