hikâyelerin ile cümle
hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.이들 이야기들 중에는 누군가가 우리를 위해 모든것을 해결해 줄 것이라는 이야기도 있고,
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Manche dieser Geschichten handeln davon, dass jemand einfach alles für uns wieder einrenken wird.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Sommige verhalen vertellen ons dat iemand het allemaal wel voor ons zal oplossen.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Unele din acele povești spun că cineva ne va scoate pe toți din impas.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Някои от тези истории са, че някой просто ще разреши всичко вместо нас.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.Часть историй - о том, что кто-то за нас расставит всё на свои места.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.חלק מהסיפורים האלו הם שמישהו פשוט הולך לסדר הכל בעבורנו.
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.مغزى بعض هذه القصص: أن أحدهم سيقوم بحل كل شيء لنا
Hikayelerin bazılarında birisi her şeyi bizim için çözümleyecek.全員の代わりに問題を解決してくれたり あるいは世界の崩壊寸前を予言するものもあります
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.'een balans van verhalen' noemt.
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."ein Gleichgewicht der Geschichten" nennt.
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."en balans av berättelser."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."keseimbangan cerita."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.있었다면 어땠을까요?
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."sự cân bằng giữa những câu chuyện."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."tarinoiden tasapainoksi".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."um equilíbrio de histórias".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."un echilibru al poveştilor".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."un équilibre des histoires".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."un equilibrio de historias".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."un equilibrio delle storie."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."vyváženost příběhů."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."баланс на истории".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."рівновагою усіх точок зору".
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi."איזון בין סיפורים"
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi." توازن القصص."
"hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.もし ルームメイトが 夢を追って
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Často mluvíme o tom, jak příběhy mění svět.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Con frecuencia hablamos de cómo los cuentos cambian el mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Często mówimy o tym jak opowiadania zmieniają świat.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Falamos frequentemente de como as histórias mudam o mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Gyakran esik szó arról, hogy a történetek megváltoztatják a világot.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Kita sering membahas bagaimana cerita-cerita mengubah dunia.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.우린 종종 어떻게 이야기가 세계를 변화시키는지를 말하곤 해요.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Nous parlons souvent de la façon dont les histoires changent le monde.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Parliamo spesso di come le storie cambino il mondo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Vorbim adesea despre modul în care poveştile schimbă lumea.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.We praten vaak over hoe verhalen de wereld veranderen.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Wir reden oft davon, wie Geschichten die Welt verändern.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Μιλάμε συχνά για το πώς οι ιστορίες αλλάζουν τον κόσμο.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Мы часто говорим о том, как истории меняют мир.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Често говорим за историите, които променят света.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.אנו מדברים תכופות כיצד סיפורים יכולים לשנות את העולם.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.كثيرا مانتحدث عن كيف غيرت القصص العالم.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.どれだけアイデンティティ政治が
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Az ő történeteit mesélgettük, és biztosítottuk, hogy még vele vagyunk.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Chúng tôi kể chuyện cho bà và cam đoan với bà là chúng tôi luôn ở bên bà.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Contamos-lhe histórias e lhe asseguramos que ainda estávamos com ela.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.I-am spus poveşti şi am asigurat-o că încă mai suntem cu ea.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Kami mengisahkan cerita padanya. dan meyakinkannya bahwa kami masih bersamanya.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.저희는 할머니에게 이야기를 하며 할머니와 여전히 함께하고 있다고 말했습니다.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Le abbiamo raccontato delle storie e l'abbiamo rassicurata che l'avremmo pensata sempre.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Le contamos historias y le aseguramos que estábamos aún con ella.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Nous lui avons raconté des histoires et lui avons assuré que nous étions toujours avec elle.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Opowiadałyśmy jej historie i zapewniałyśmy, że wciąż z nią jesteśmy.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Pripovedovale smo ji zgodbe in ji zagotovile, da smo še vedno z njo.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Rozprávali sme si jej príbehy a uistili ju, že sme s ňou aj naďalej.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Vyprávěly jsme jí příběhy a ujišťovaly ji, že jsme stále s ní.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.We vertelden haar verhalen en verzekerden haar dat we nog steeds bij haar waren.
Hikayelerini anlattık ve onun hala bizimle beraber olduğundan emin olmasını istedik.Wir erzählten ihr Geschichten und versicherten ihr, dass wir noch bei ihr waren.