hikâyelerin ile cümle
hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Saya mulai berteman dan mengetahui kisah-kisah pribadi mereka.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Skamarátila som sa s nimi a spoznala som ich osobné príbehy.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Spoznavala sem njih in njihove osebne zgodbe.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Stavo iniziando a fare amicizia e a conoscere le loro storie personali.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Và tôi bắt đầu tìm hiểu chuyện cá nhân của họ.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Začala jsem se s nimi přátelit a naslouchat jejich příběhům.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Zaczęłam się z nimi przyjaźnić i poznawać ich historie.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.И започвах да се сприятелявам и да научавам историите им.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я начала знакомиться с ними и узнавать их истории жизни.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я почала приятелювати і дізнаватися їхні особисті історії.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.התחלתי לרכוש חברים ולהכיר את סיפוריהם האישיים.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.لقد بدأت اكون تلك الصداقات .. وبدأت استمع لقصص حياتهم
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.そしてインタビューを何度も
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.Az én kérésem a világ többi része felé, hogy kezdjenek el pozitív képet festeni a közel-keleti régióról.
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.Jag utmanar den övriga världen att- -börja använda- -positiva bilder från Mellanöstern.
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.세상에 대한 저의 도전은 정말이지 부탁드립니다. 여러분의 이야기에 긍정적인 중동의 이미지들로 시작하세요
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.Mój przekaz dla świata to proszę pokazujcie pozytywny obraz Bliskiego Wschodu w swoich opowieściach.
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.האתגר שלי לשאר העולם הוא בבקשה, תתחילו להשתמש בתדמיות חיוביות של המזרח התיכון בסיפורים שלכם.
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.ان التحدي الذي أقدمه لباقي العالم هو: من فضلكم، ابدأوا باستخدام صور شرق أوسطية ايجابية في قصصكم.
Dünyanın geri kalan kısmından isteğim hikayelerinde pozitif Orta Doğulu karakterlerini kullanmalarıdır.中東の前向きなイメージを 物語の中で使っていくことです フェスティバルやオンラインに行ったり
• en iyi uygulama bilgileri ve başarı hikayelerinin belirlenmesi ve dağıtımı.• identificarea şi răspândirea informaţiilor asupra celei mai bune practici şi a experienţelor de succes.
• en iyi uygulama bilgileri ve başarı hikayelerinin belirlenmesi ve dağıtımı.• nalezení a šíření informací o nejlepších postupech a příkladech dosažených úspěchů.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Een van mijn favoriete verhalen over hersenen gaat over mannen van middelbare leeftijd.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Egyik kedvenc agyas történetem ezekről a középkorú férfiakról szól.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Eine meiner liebsten Gehirn-Geschichten beschreibt diese Typen mittleren Alters.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Jeden z mojich obľúbených príbehov je o chlapíkoch v mojom veku.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Jeden z mých oblíbených příběhů o mozku je o mužích mého věku.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Jedną z moich ulubionych historii o mózgu opisuje tych facetów w średnim wieku.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.제가 좋아하는 뇌에 관한 이야기중의 하나는 중년 남성들을 묘사한 것입니다.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Một trong những câu truyện về não bộ ưa thích miêu tả những người trung niên này.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Salah satu cerita otak favorit saya menggambarkan tentang orang-orang paruh baya macam ini.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Uma das minhas histórias do cérebro favoritas descrevia estes tipos de meia idade.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Una de mis historias favoritas del cerebro describe a estos tipos de mediana edad.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Una din poveştile mele preferate despre creier îi descrie pe aceşti tipi de vârstă mijlocie.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Une de mes histoires de cerveau préférée a décrit ces types d'âge moyen.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Една от моите любими истории описва подобни хора на средна възраст.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Одна з моїх улюблених історій про мозок описує чоловіків середнього віку
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.Одна из моих любимых историй про мозг описывает как раз людей среднего возраста.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.סיפור אהוב עלי בנושא המוח עוסק בחבר'ה בגיל העמידה.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.احدى القصص المتعلقة بالعقل تشرح اولئك الرجال متوسطي العمر
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.脳のスキャン装置にかけられる話があります
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Kíváncsian hallgattam őket.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.아프리카 학생들과 함께 살았고, 그들의 이야기와 서로 다른 배경,
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Mieszkali z nami w domu afrykańscy studenci.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.Talossamme asui afrikkalaisia opiskelijoita.
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.והיו לנו סטודנטים אפריקאים בבית, ואני למדתי מהסיפורים שלהם
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.كان لدينا طلبة أفارقة في المنزل ، وتعلمت قصصهم،
Evimizde Afrikalı öğrenciler vardı ve onların hikayelerini dinlerdim.アフリカについて学びました 全く異なった事情
Ezop hikayelerini ve Gandi ve Nat Turner'in hayat hikayelerini okudu.셰익스피어, 소크라테스, 간디와 Nat 터너의 생활, 이솝의 우화.
Ezop hikayelerini ve Gandi ve Nat Turner'in hayat hikayelerini okudu.لشكسبير، سقراط، خرافات إيسوب، حياة غاندي و نات ترنر.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzAm auzit cu toții de succesele remarcabile ale unor sportivi care erau răniți.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzKita semua telah mendengar cerita tentang atlet yang melakukan prestasi sementara secara fisik terluka.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruz운동 선수들이 부상당한 뒤에도 뛰어난 활약을 보이는 경우를 들어보셨을 겁니다.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzMindannyian hallottunk már olyan atlétákról, akik fizikai sérülésük dacára sem adták fel a versenyt.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzSłyszeliśmy historie o sportowcach dokonujących wyczynów mimo obrażeń.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTodos hemos escuchado historias de atletas que realizan hazañas mientras están lesionados físicamente.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTodos ouvimos histórias de atletas que realizam feitos estando lesionados.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzTutti abbiamo sentito storie di atleti che hanno compiuto grandi prodezze mentre erano infortunati.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzVi har alle hørt historier om atleter der udfører præstationer mens de har en fysisk skade.
Fiziken yaralı haldeyken marifetlerini sergileyen atletlerin hikayelerini hep duyuyoruzVsi smo slišali zgodbe o atletih, ki so izvajali podvige med fizično poškodbo.