hikâyelerin ile cümle

hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.ان حكمة هؤلاء الاجداد ليست مجرد تراكم علم من الاجداد
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.辺境の地や老人に 関する物語の単なる 寄せ集めではないのです
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.A tolmácsom elmondta a történetüket.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Il mio interprete mi ha raccontato la loro storia.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.저의 통역사가 그들의 이야기를 전해 주었습니다.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mein Dolmetscher erzählte mir ihre Geschichte.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mi intérprete me contó sus historias.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mijn tolk vertelde me hun verhalen.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Min tolk fortalte mig deres historier.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mój tłumacz opowiedział mi ich historie.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mon interprète m'a raconté leurs histoires.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Můj překladatel mi řekl jejich příběhy.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Người phiên dịch của tôi kể chuyện của họ.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.O meu intérprete contou-me as histórias deles.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Prevajalec mi je povedal njihove zgodbe.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Traducătorul mi-a spus istoriile lor.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Ο διερμηνέας μου μού είπε τις ιστορίες τους.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Мій перекладач розповів мені їхню історію.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Мой переводчик рассказал мне истории этих людей.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Преводачът ми разказа историите им.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.המתרגמת שלי סיפרה לי את סיפוריהם.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.أخبرني المترجم المرافق لي عن قصصهم.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı."僕らに自由はない" と彼らは言いました
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Até mesmo em histórias sobre violência sexual, os homens têm a esmagadora maioria do espaço impresso e no ar.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Dokonca aj v správach o sexuálnom násilí dostávajú muži oveľa viac priestoru v tlači aj vo vysielaní.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Jopa jutuissa sukupuolittuneesta väkivallasta miehet saavat suurimman osan palstatilasta ja lähetysajasta.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.심지어 성범죄 사건에서도 남성을 다루는 분량이 인쇄 매체나 방송에서도 대부분을 차지합니다.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Még a nemi erőszakról szóló hírekben is a férfiak kapják a nyomtatott felület és adásidő túlnyomó részét.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Thậm chí trong các bài viết về bạo lực giới tính, đàn ông tốn áp đảo giấy mực và thời lượng phát sóng.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Zelfs in verhalen over geweld tegen vrouwen krijgen mannen het leeuwendeel van de paginaruimte en uitzendtijd.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.אפילו בכתבות העוסקות באלימות על רגע מגדרי, הגברים זוכים לרוב מכריע של שטח דפוס וזמן אוויר.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.男性が紙面や放送時間の 大半を占めています 男性が紙面や放送時間の 大半を占めています いい例があります
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.A jak tak poslouchám a poslouchám, v jednu chvíli začnu cítit, že ty všechny příběhy jsou o omylnosti.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Al luisterend kreeg ik het gevoel dat alle verhalen gingen over verkeerd zijn.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.A tak si počúvam a počúvam, a v istom momente, začnem cítiť, že všetky tieto príbehy sú o tom, ako sa mýlime.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.제가 듣고 또 듣는 중에 어느 시점에선가, 모든 이야기가 틀리는것에 대한 것이라고 느끼기 시작했습니다.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Kuuntelen ja kuuntelen, kunnes tajuan, että joka tarina kertoo erehtymisestä.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Şi ascult şi tot ascult şi la un moment dat încep să am sentimentul că toate poveştile sunt despre erori.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Tak słuchałam i słuchałam i w pewnym momencie poczułam jakby wszystkie te historie były o popełnianiu błędów.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.И слушам ли слушам, и по едно време започнах да усещам, че всички истории са за грешки.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.І ось я слухаю і слухаю, і в якийсь момент я починаю відчувати що всі історії про те як помиляються.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Ну и я так слушаю и слушаю, и в определенный момент, я начинаю чувствовать, что все эти истории - об ошибках.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.וכך הקשבתי והקשבתי ובשלב מסוים, התחלתי להרגיש כאילו כל הסיפורים הם על הימצאות בטעות.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.وانا استمع الى كل تلك الحلقات بدأت أشعر فجأة كما لو أن تلك الحلقات عن كون المرء مخطئاً
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.ある時 番組は全て 間違いに関する話だと考え始めました 最初は思いました
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?Czy pan też jest zainteresowany?
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?마이클, 인간 시장에 대해 관심이 있으신가요?
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?מייקל, איך אתה מתייחס לסיפור הזה של אנשים? האם זה מעניין אותך?
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?د: مايكل ماهو موقفك من اتجاه تجارة البشر؟ هل أنت مهتم؟
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?もちろんです 強制労働が魅力的なのは
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, ce părere ai despre povestea cu oameni?
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Am început să mă împrietenesc cu ei și am ajuns să le cunosc poveștile personale.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Comencé a hacer amigos y a conocer sus historias personales.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Estava a começar a fazer amizades e a conhecer as suas histórias pessoais.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ich fand Freunde und erfuhr von persönlichen Geschichten.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ik werd vrienden en leerde hun persoonlijke verhalen kennen.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.J'ai commençé à me lier d'amitié et à connaître leurs histoires personnelles.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.저는 그들과 친구가 되고 그들의 개인적인 이야기들을 알게 되었습니다.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Összebarátkoztunk, és megismertem a személyes történeteiket.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Sain ystäviä ja opin tuntemaan henkilökohtaisia tarinoita.

İlgili Sayfalar