hikâyelerin ile cümle

hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Több ezer év történetét őrzik magukban, természeti és emberi események emlékeit.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Они содержат тысячи лет историй внутри себя, а также записи природных и человеческих событий.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.הם אוצרים בתוכם את אלפי שנות עברם, ומכילים גם רישומים של אירועי טבע ואדם.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.فهي تحمل في طياتها آلاف السنين من تاريخها الذاتي كما انها تحتفظ بسجلات الأحداث الطبيعية و الإنسانية
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.刻み込んでいますし 自然界や人間界の出来事も記録しています バオバブを見ると
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Az öröm abban rejlik, hogy egyszerre teszi hallhatóvá mindenki történetét.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Bucuria vine din faptul că face ca poveștile altor oameni să poată fi auzite în același timp.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.De vreugde gaat over het mogelijk maken dat andermans verhalen ook tegelijkertijd gehoord worden.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Die Freude findet man darin, anderer Leute Geschichten gleichzeitig zu Gehör zu bringen.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Glädjen är att öppna upp för andras historier så att de kan höras samtidigt.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Kegembiraannya adalah tentang kisah-kisah orang lain... ...yang terdengar pada saat bersamaan.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.이 기쁨은 동시에 여러 사람의 이야기를 들려주는 데에서 나옵니다.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La dicha consiste en hacer posible que las historias de otras personas sean oídas al mismo tiempo.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La gioia sta nel far sì che anche le storie di altre persone siano sentite, contemporaneamente.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La joie provient du fait de permettre qu'on entende les histoires d'autres gens en même temps.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Radość bierze się z umożliwienia historiom innych ludzi, aby były słyszane w tym samym momencie.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Ta radost pramení z možnosti dát příběhům jiných, aby zazněly ve stejný okamžik.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Η ευτυχία βρίσκεται στο ότι ενεργοποιεί τις ιστορίες άλλων ανθρώπων. ώστε να ακούγονται ταυτόχρονα.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Радостта е свързана с това да дадеш възможност историите на другите хора да бъдат чути в същото време.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Эта радость рождается из возможности сделать и внутренние голоса других одновременно слышимыми.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ההנאה היא מהיכולת לאפשר שסיפורם של אנשים אחרים יוכלו להישמע בה בעת.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ولكنها تأتى من تمكين قصص الآخرين بأن يتم السماع اليها فى نفس الوقت
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.聞けるようにすることによるものなのです プロの集団としてのオーケストラのストーリーがあります
Bütün bu hikayelerin içinde... ...en azından biri bile gerçek olmasın mı?A szóbeszédek közül legalább egynek nem kellene igaznak lennie?
Bütün bu hikayelerin içinde... ...en azından biri bile gerçek olmasın mı?De toutes ces rumeurs, il en faut une qui soit vraie.
Bütün bu hikayelerin içinde... ...en azından biri bile gerçek olmasın mı?Μέσα από όλες αυτές τις ιστορίες... Κάποια δεν πρέπει να είναι αληθινή;
Bütün bu hikayelerin içinde... ...en azından biri bile gerçek olmasın mı?...من بين كل هذه القصص الا يجب ان تكون على الاقل واحدة صحيحة؟
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Az összes történet egy kulcsjellemzője, hogy megosztásra készültek.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Co chyba najważniejsze, opowieści są po to, by się nimi dzielić.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Eén van de grote kwaliteiten van alle verhalen is dat ze gemaakt zijn om te worden gedeeld.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Geschichten sind dafür da, um weitererzählt zu werden.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Jedna z klíčových kvalit všech příběhů je, že jsou tvořeny, aby se sdílely.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.모든 스토리의 가장 중요한 요소는 여러 사람들과 함께 즐길 수 있어야 한다는 것이죠.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Một trong những tính chất cốt yếu của tất cả các câu chuyện là chúng được tạo ra để được chia sẻ.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.O calitate cheie a tuturor poveștilor e că sunt menite să fie împărtășite.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Salah satu kualitas kunci dari semua cerita adalah bahwa mereka dibuat untuk dibagikan.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Uma das qualidades chave de todas as histórias é que elas são feitas para serem partilhadas.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Una delle caratteristiche principali di tutte le storie è che sono fatte per essere condivise.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Un aspecto clave de las historias es que están hechas para ser compartidas.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Une des qualités clé de toutes les histoires c'est qu'elles sont faites pour être partagées.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Ένα από τα βασικά χαρακτηριστικά όλων των ιστοριών είναι ότι φτιάχνονται για να μοιράζονται.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.Една от ключовите характеристики на всички истории е, че те се създават за да бъдат споделени.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.У всех историй есть одно ключевое качество — они созданы для всеобщего обмена.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.У всіх історій є одна ключова риса - вони створені для загального обміну.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.אחת מהאיכויות של כל הסיפורים היא שהם מיועדים לשיתוף.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.أحد الصفات الرئيسية لجميع القصص هو إنها نشأت لكي يتم مشاركتها.
Bütün hikâyelerin temel özelliği, paylaşılmak için olmalarıdır.共有されるべく作られていることです 話さずにいられなくなるのです
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.A sabedoria destes anciãos não é uma mera coleção de histórias sobre povos antigos num local remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Ezen idősek bölcsessége nem csupán egy távoli hely idős embereiről szóló történetek gyűjteménye.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Kebijaksanaan para sesepuh ini tidak sekedar sekumpulan kisah tentang orang tua di tempat terpencil.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.이 선배들의 지혜는 어떤 외딴 곳에 사는 나이 든 사람들의 이야기를
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.La sabiduría de estos mayores no es una mera colección de historias de gente mayor de algún lugar remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.La saggezza di questi anziani non è soltanto una raccolta di storie di anziani in qualche posto remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Mądrość tej starszyzny to nic więcej jak zbiór historii o starych ludziach z dalekich miejsc.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Moudrost starších není pouhou sbírkou příběhů o starých lidech na nějakém vzdáleném místě.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Múdrosť týchto starších nieje iba nejaká zbierka príbehov o starých ľuďoch v nejakých vzdialených miestach.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мудрість цих старійшин це не просто зібрання історій про літніх людей в якомусь віддаленому регіоні
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мудрость этих стариков - это не просто собрание рассказов о древних людях, живших где-то там, далеко-далеко.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мъдростта на тези старейшини е повече от сбор от истории за стари хора в някакво отдалечно място.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.החוכמה של זקני השבט האלו היא לא סתם אוסף של סיפורים על אנשים זקנים

İlgili Sayfalar