hikâyelerin ile cümle

hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Vid en tidpunkt skickade folk journalutdrag och sina berättelser -- tusentals bitar av data under sex år
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.V nekem trenutku so mi ljudje pošiljali strani dnevnikov, in svoje zgodbe -- tisoče podatkov v šestih letih.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Люди надсилали мені сторінки своїх щоденників і надсилали свої історії - тисячі історій за шість років.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.בשלב מסויים אנשים החלו לשלוח לי דפים מתוך יומנים ולשלוח לי את סיפוריהם -- אלפי חלקיקי נתונים בשש שנים.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.فى نقطة معينة كان الناس يرسلون صفحات من يومياتهم ويرسلون لى قصصهم -- الآلاف من قطع المعلومات فى ستة أعوام.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.自身の体験談を送ってきて それは6年の間に何千ものデータになったのです それで理解の糸口を得ることになりました
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor:A toto je jedna z Lorenzettiho nejvýznamnějších maleb.
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor: İsa'nın sünnet edilmek için kiliseye getirilmesini.Ікона зображає історію з Нового Завіту, коли малого Ісуса принесли до храму щоб зробити обрізаня.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Ayudámos a personas sin hogar en la ciudad de Nueva York a compartir sus historias en Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Kami menolong tunawisma di kota New York Berbagi tentang cerita mereka kepada Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.저희는 트위터에 뉴욕 노숙자들의 이야기를 공유해 돕고 있습니다.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Nós ajudamos os mendigos da cidade de Nova Iorque a contar suas histórias no Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.On aide les personnes sans abris qui habitent ici á New York partager leur histoires en Twitter.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Pomagamy bezdomnym z Nowego Jorku dzielić się ich historiami na Twitterze.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Pomáháme bezdomovcům New Yorku ve sdílení jejich příběhů na Twitteru.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Wir helfen den obdachlosen Einwohnern von New York City dabei, ihre Geschichten auf Twitter zu teilen.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Мы помогаем бездомным жителям Нью-Йорка поделиться своими историями в Твиттере
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Ние помагаме на бездомните жители на Ню Йорк да споделят историите си в Туитър.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.نقوم بمساعدة المشردين المقيمين في نيويورك ننشر قصصهم في تويتر
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.彼らのストーリーをツイッターでシェアしています ダニーはニューヨークのホームレスです
Broadway oyunları, filmler hâline gelmesi için hikâyelerini yazarlar.이곳 뉴욕시의 수많은 이야기 작가들까지 뒤얽혀 있습니다.
Broadway oyunları, filmler hâline gelmesi için hikâyelerini yazarlar.le loro storie perché diventino film, spettacoli, show TV.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Acum nu este necesar ca aceste poveşti să fie de acord între ele.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Ahora, no es necesario que esas historias concuerden unas con otras.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Det er ikke nødvendigt, at disse historier stemmer overens.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Es ist nicht notwendig, dass diese Geschichten miteinander übereinstimmen.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Het is niet nodig dat deze verhalen gelijklopend zijn.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.이런 각각의 이야기들이 서로 조화롭게 맞아 떨어지는건 필요하지 않아요.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Lúc này thì các câu chuyện không nhất thiết phải thống nhất với nhau.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Maintenant, il n'est pas nécessaire que ces histoires soient en accord les unes avec les autres.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Ora, não é necessário que estas histórias coincidam umas com as outras.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Ora, non è necessario che queste storie vadano d'accordo.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Tak w ogóle, nie ma konieczności, aby te opowieści się zgadzały ze sobą nawzajem.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Tidak wajib bagi semua cerita untuk saling sepakat.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Τώρα, δεν είναι απαραίτητο αυτές οι ιστορίες να συμφωνούν μεταξύ τους.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Водночас, ці історії не мусять узгоджуватися між собою.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Не е необходимо тези истории да са в съгласие една с друга.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.Совсем необязательно, чтобы эти истории соответствовали друг другу.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.וזה לא הכרחי שכל הסיפורים האלה יסכימו זה עם זה.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.الآن ليس بالضرورة أن تتفق هذه القصص معا.
Bu hikayelerin birbirleriyle uyum içinde olmasına gerek yok.互いに一致している必要はありません 驚くべきことに
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.A descoperit că multe din aceste povești tind să dea vina pe victime și să le înjosească.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Azt találta, hogy sok történet hajlamos az áldozatot hibáztatni és leértékelni az életét.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Điều cô tìm thấy là đa phần các mẩu báo này đổ lỗi cho nạn nhân và hạ thấp giá trị của họ.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Elle a découvert que beaucoup de ces articles ont tendance à blâmer les victimes et à dévaloriser leurs vies.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Hänen tutkimustensa mukaan tarinat tuppaavat syyttämään uhria ja vähättelemään heitä.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.그녀의 연구결과는 많은 기사들이 피해자를 비난하고 그들의 삶을 평가절하 한다는 것을 밝혀냈습니다.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Lo que encontró fue que muchas de estas historias tienden a culpar a las víctimas y subestimar sus vidas.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Okazało się, że w wielu przypadkach obwiniano i poniżano ofiary.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.O que ela descobriu foi que muitas destas histórias tendem a culpar as vítimas e a desvalorizar as suas vidas.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Ze stelde vast dat vele verhalen de slachtoffers de schuld geven en hun leven laag inschatten.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Zistila, že mnohé z týchto článkov majú tendenciu obviňovať obete a znehodnocovať ich životy.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Вона виявила, що чимало таких історій звинувачують жертв і низько оцінюють їхнє життя.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.И она обнаружила, что во многих этих историях винили жертв и обесценивали их жизнь.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.היא מצאה שרבות מהכתבות האלה נוטות להאשים את הקורבנות ולהמעיט בערכן.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.و ما وجددته هو الكثير من تلك القصص التي تميل إلى إلقاء اللوم علي الضحايا و تقليل قيمة حياتهم ..
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.彼女達の人生の価値を下げる 内容の記事が多いことでした センセーショナルになりがちで 背景の文脈や前後関係に欠けていました
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Chứa đựng cả ngàn năm lịch sử bên trong, và những sự kiện của con người và thiên nhiên.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.수천년 동안의 오랜 역사와 자연과 인류에게 있었던 재해들에 대한 기록을 자기 몸 안에 담고 있는 것이죠.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Sie enthalten Jahrtausende ihrer eigenen Geschichte und auch Hinweise auf Geschehnisse von Natur und Menschen.

İlgili Sayfalar