hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Wat alle goeie verhalen in het begin moeten doen, is een belofte maken.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Κι αυτό θα έπρεπε να κάνουν όλες οι καλές ιστορίες στην αρχή, να σου δίνουν μια υπόσχεση.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Задача всех хороших рассказов — дать вам обещание.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Това трябва да направят всички хубави истории в началото, да направят обещание.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.וכל סיפור טוב צריך לעשות זאת בהתחלה: להבטיח לכם משהו.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.وهذا ما يجب أن تقوم به كل القصص الجيدة في البداية، يجب أن تعطيك وعدا.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.期待を持たす方法は無数にあります
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Adoro falar em campus universitários e de partilhar os segredos e as histórias com os estudantes.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Amo conversare nel campus dei college e condividere segreti e storie con gli studenti.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Hrozně rád přednáším na vysokoškolských kampusech a sdílím příběhy se studenty.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Ich spreche gerne zu Studenten an Hochschulen und teile Geheimnisse und Geschichten.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Ik spreek graag op universiteitscampussen om geheimen en verhalen met studenten te delen.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Imádok egyetemeken előadást tartani, és megosztani titkokat és történeteket a diákokkal.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Îmi place să vorbesc în campusuri universitare şi să împărtăşesc secrete şi poveşti cu studenţii.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Jag älskar att tala på universitetsområden och dela hemligheter med studenter.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Jeg elsker at tale ved universiteter, og dele hemmeligheder og historierne med studerende.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.저는 대학교에서 강연을 하고 학생들과 비밀 또는 스토리를 나누는 것을 좋아하지요.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Me encanta hablar en los campus universitarios y compartir secretos e historias con los estudiantes.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Milujem to, keď môžem rozprávať na univerzitných internátoch a zdieľať tajomstvá a príbehy so študentmi.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Saya suka berbicara di kampus-kampus dan berbagi rahasia dan cerita dengan para mahasiswa.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Tôi thích được thuyết trình ở các trường đại học và chia sẻ các bí mật và câu chuyện với sinh viên.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Uwielbiam przemawiać na kampusach uniwersyteckich i dzielić się sekretami ze studentami.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Μ' αρέσει να μιλάω σε κολέγια και να μοιράζομαι τα μυστικά και τις ιστορίες με τους φοιτητές.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Обичам да говоря по кампусите в колежите, да споделям тайни и истории със студентите.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Я люблю виступати у студентських містечках і ділитися таємницями та історіями зі студентами.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.Я люблю выступать в вузах и делиться секретами и историями со студентами.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.אני אוהב לדבר בקמפוסים של מכללות ולחלוק סודות וסיפורים עם סטודנטים.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.أحب أن أتحدث في الجامعات ومشاركة الأسرار والقصص مع الطلبة.
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.学生に秘密や逸話について話すのが好きです 終わった後もよくその場に残って
Üniversite kampüslerinde konuşma yapmayı severim ve bu hikayeleri ve sırları öğrencilerle paylaşırım.我鐘意去學校演講 同埋同學生分享秘密同故事
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Các chuyên gia tin rằng các câu chuyện còn đi xa hơn khả năng tự giải trí của chúng ta.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Eksperci uważają, że historie to nie tylko rozrywka.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Experten geloven dat verhalen verder gaan dan ons vermogen om geamuseerd te worden.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Experten glauben, dass Geschichten einen viel größeren Zweck erfüllen als nur Unterhaltung.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Experții cred că poveştile reprezintă mai mult decât faptul că ne bine-dispun.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.스토리는 우리를 즐겁게 만드는것 이상의 힘을 가지고 있다고 전문가들은 말하죠.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Les experts croient que les histoires vont au-delà de la capacité de nous divertir.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Odborníci věří, že příběhy přesahují naše chápaní, aby nás stále bavily.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Ora gli esperti ritengono che le storie vadano oltre l'intrattenimento.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Os peritos acreditam que as histórias ultrapassam a nossa capacidade de nos mantermos entretidos.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Pero los expertos creen que las historias van más allá del entretenimiento.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Sekarang para ahli percaya bahwa cerita yang melampaui kapasitas kita untuk menjaga kita tetap terhibur.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Szakértők szerint a történetek azért lépnek túl a felfogóképességünkön, hogy szórakoztassanak.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Οι ειδικοί πιστεύουν οτι οι ιστορίες υπερβαίνουν την ικανότητά μας για να ψυχαγωγηθούμε.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Сега, експертите смятат, че историите надхвърлят капацитета ни да бъдем забавлявани.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Специалисты считают, что возможности историй не только в развлечении зрителей.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Фахівці вважають, що можливості історій не тільки у розважанні глядачів.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.עכשיו מומחים מאמינים שסיפורים מתעלים מעל ליכולתנו להישאר מבודרים.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.الآن يؤمن الخبراء ان القصص تذهب وراء قدرتنا كي تبقينا مستمتعين.
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.楽しませ続けるためには ストーリーが相手の能力の上を行く必要があるそうです 私達は物語の枠組みの中で考えます
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:En natuurlijk waren de verhalen, die ik koos te vertellen, science fiction verhalen:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:E ovviamente le storie che ho scelto di raccontare erano storie di fantascienza:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:물론 제가 고른 이야기들은 공상과학물이었죠. "터미네이터", "에이리언",
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:Natürlich waren die Geschichten, die ich mir aussuchte, aus dem Science-Fiction-Bereich:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:Och naturligtvis så var berättelserna som jag valde att berätta science fiction-berättelser:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:Oczywiście historie, które zdecydowałem się opowiedzieć były historiami science fiction:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:"O Exterminador", "Aliens" e "O Abismo".
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:Og selvfølgelig var de historier jeg valgte at fortælle science fiction historier:
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi:SFものでした 「ターミネーター」に「エイリアン」 そして「アビス」
Ve anlatmayı tercih ettiğim hikâyeler elbette bilim-kurgu hikâyeleriydi: Terminator, Aliens veȘi desigur, poveștile pe care am ales să le spun erau povești științifico-fantastice: