hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra ben tüm bu hikayeleri oturup yazdım ve insanların önüne koydum.Και τότε κατέγραψα αυτές τις ιστορίες και τις παρουσίασα στους άλλους.
Sonra ben tüm bu hikayeleri oturup yazdım ve insanların önüne koydum.После записах тези истории, и ги извадих и показах на други хора.
Sonra ben tüm bu hikayeleri oturup yazdım ve insanların önüne koydum.Потом я записала эти истории и показала их другим людям.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.În această eră, ţările cu acces
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.이 나라들이 각자 국민들에게 이런 소식들을 듣게 하고 싶든 상관없이 말입니다.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.Другими словами, информацию о стране передают все виды связи независимо от того, хочет страна этого или нет.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.בין אם המדינות המעורבות מעוניינות שאנשים ישמעו את הסיפורים הללו ובין אם לאו.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.سواء كانت هذه الدول تهتم بما تقوله عنها هذه القصص أم لا.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.さて この時代では
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.As boas notícias em Medicina são a deteção precoce e a intervenção precoce.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Az orvostudomány sikertörténetei a korai felismerésen, korai beavatkozáson múlnak.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.De goednieuws-verhalen in de geneeskunde zijn vroegtijdig opsporen en ingrijpen.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Die guten Nachrichten in der Medizin sind Früherkennung, schnelles Gegensteuern.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Dobrou správou v medicíne je skorá diagnostika, skorý zásah.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Dobrou zprávou v medicíně je včasné zjištění, včasný zásah.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Kabar baik di bidang medis adalah pendeteksian dan intervensi dini.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.의약적으로 좋은 소식은 일찍 발견하면 일찍 조치를 취할 수 있다는 겁니다.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Las buenas noticias en medicina son la detección e intervención tempranas.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Le novità positive in medicina sono l'individuazione anticipata, l'intervento anticipato.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Les bonnes nouvelles en médecine sont la détection précoce, l'intervention précoce.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Solskenshistorier inom medicinen är tidig upptäckt, tidigt ingripande.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Veștile bune din medicină vin din diagnoza timpurie, intervenția timpurie.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Τα καλά νέα στην ιατρική είναι η έγκαιρη διάγνωση, η πρώιμη παρέμβαση.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Хорошие новости в области медицины - это раннее определение, реннее вмешательство.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Хороші новини у медицині полягають у ранній діагностиці та ранньому втручанні.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.אבל הכי חשוב, לשוב למקום שבו התחלנו. החדשות הטובות ברפואה
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.قصص الأخبار الحسنة في العلاج هي الإكتشاف المبكر، والتدخل المبكر.
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.早期発見や早期治療です 心臓発作が起きるまで何もしなければ
Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.醫學界嘅好消息就係提早發現、介入
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Après la tragédie, des histoires de survivants on commencé à émerger.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Después de esta tragedia, las historias de supervivencia empezaron a surgir.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Dopo la tragedia, si cominciarono a sentire storie di sopravvivenza.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.După tragedie, au apărut povești despre supraviețuitori.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.그 비극 이후에, 생존한 사람들의 이야기들이 드러나기 시작했죠.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Nach der Tragödie tauchten Überlebensberichte auf.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Na de tragedie kwamen de overlevingsverhalen.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Po tej tragedii zaczęły się pojawiać historie o ocaleniu.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Po této tragédii se začaly objevovat příběhy těch, kdo přežili.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Sau thảm kịch, những câu chuyện sinh tồn bắt đầu xuất hiện.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Μετά την τραγωδία, άρχισαν να εμφανίζονται ιστορίες επιβίωσης.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.После цунами стали появляться истории чудесного спасения.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.След трагедията чувахме за истории на оцелели.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.אחרי הטרגדיה, סיפורי ניצולים החלו לצוץ.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.بعد المأساة, بدأت قصص النجاة في الظهور,
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.みなさんお聞きになったでしょう
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.A tak by měly na začátku působit všechny příběhy, měly by vám něco slíbit.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.A to je to, čo by mali všetky dobré príbehy robiť na začiatku - dať vám prísľub.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Das sollten alle guten Geschichten am Anfang tun:
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Ed è quello che tutte le storie valide dovrebbero fare all'inizio, farvi una promessa.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.E é isso o que todas as boas histórias deveriam fazer no início, elas dever-nos-iam fazer uma promessa.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.És ezt kell, hogy tegye minden sztori az elején, egy ígéretet tenni.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Et c'est ce que toutes les bonnes histoires devraient faire au début, vous faire une promesse.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Itulah yang harus dilakukan semua cerita bagus di awal, memberikan sebuah janji.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.좋은 이야기라면 그 시작에서 해야하는 것은 바로, 여러분에게 약속해야한다는 것이죠.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Những câu chuyện hay nên cho bạn một lời hứa ở phần mở đầu,
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Och det är vad alla goda historier skall göra i början, de skall lova något.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Og det er, hvad alle gode historier bør gøre i starten, de bør give én et løfte.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Şi aşa ar trebui să înceapă orice poveste de calitate, adică să vă facă o promisiune.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Tak powinno się robić na początku każdej historii.
Tüm iyi hikayelerin başlangıçta bunu yapması gerekir, vaatte bulunmaları gerekir.Toda buena historia en el principio debe hacernos una promesa.