hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.l'Afrique du Nord, les Balkans et en Asie.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Noord-Afrika, de Balkan en Azië.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Nord Africa, i Balcani e l'Asia.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Nordafrika, Balkan och Asien.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Norte de África, los Balcanes y Asia.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Северна Африка, Балканите и Азия.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Северной Африке, Балканам и Азии.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.צפון אפריקה, הבלקן ואסיה.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.وشمال أفريقيا, ودول البلقان وآسيا.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.国境を超え続けます
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Ezt nevezi a nigériai iró, Chinua Achebe, a "történetek egyensúlyának".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Kar nigerijski pisatelj Chinua Achebe imenuje "ravnotežje zgodb."
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Nigeryjski pisarz Chinua Achebe nazywa to równowagą historii.
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.To, čo nigérijský spisovateľ Chinua Achebe volá "rovnováhou príbehov".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Αυτό που ο Νιγηριανός συγγραφέας Τσινούα Ατσέμπε ονομάζει "ισορροπία των ιστοριών".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Это то, что нигерийский писатель Чинуа Ачебе называет "балансом историй".
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız. Ama olağanüstüydü.Die Märchen von "Old Jack", die er gelernt hatte - er sprach so, dass es kaum möglich war, ihn zu verstehen.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız. Ama olağanüstüydü.Le vieux Jack disait qu'il avait appris -- il parlait comme ça, vous pouviez difficilement le comprendre.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Câu chuyện Jack Già của ông -- Ổng kể thế này,
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.De verhalen gingen altijd over oude Jack. Zo sprak hij -- Je kon hem nauwelijks begrijpen.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Las historias del Viejo Jack que había aprendido -- hablaba así, y apenas se le podía entender.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Le storie sul Vecchio Jack che aveva imparato - lui parlava così, si faceva fatica a capirlo.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Old Jack meséket mondott - így beszélt, alig lehetett érteni.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Poveștile cu Old Jack pe care le-a învăţat - cam aşa vorbea, de-abia îl puteai înţelege.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Stare historie, których się nauczył - opowiadał takim głosem, ledwo dało się go zrozumieć.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.그는 올드 잭(The Old Jack)이야기를 연구했죠. 그는 이렇게
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Приказките на Стария Джак, които е научил... говореше така, едва му се разбираше.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.Сказки старого Джека, которые он выучил — он говорил как-то так, вы едва его понимали.
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.סיפורי העם שהוא למד -- הוא היה מדבר ככה,
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.وقد كانت قصة " جاك " القديمة والتي كان يتحدث بها .. وكان يتحدث على هذه الشاكلة
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.でも彼の昔話は素晴らしかった
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ınA já jsem dělal jeden výzkum pro nedělní přílohu
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın그 후 저는 뉴욕 타임스의 선데이 스타일 섹션을 보며
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın"הוא אף פעם לא מתעניין באישה." עשיתי קצת מחקר במדור ה"סנדיי סטיילס"
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ınوكنت أقوم ببحث ما في باب الموضة الذي يصدر يوم الأحد
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın結婚の裏話を調査していました
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz." "È"½•û"à"¨"ç"­"¤"Å"·"ª A
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Wir sehen sie an unserem Himmel, wir hören Geschichten von anderen, die sie gesehen haben.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Мы видим их в небе, мы слышим истории других, кто видел их, мы даже видели их сами.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.היו איתנו מאז תחילת הזמן והם ביקרו אותנו באופן קבוע
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Jag tittar på berättelserna om hur de kom att inse saker.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Je regarde les évènements qui les ont amenés à le comprendre.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.그들이 어떻게 그걸 이해하게 됐는지 이야기를 봅니다.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Olho para a forma como chegaram à sua compreensão.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Pogledam njihovo pot spoznanja.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Saya membaca cerita bagaimana mereka akhirnya memahami masalah tersebut.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Sledujem príbeh, ako ju pochopili.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Studiez povestea felului în care ei au înţeles conceptul.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Szukam historii o tym, jak doszli do swojego odkrycia.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Tanulmányozom a történetet, ahogyan ők megértették.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Veo cómo llegaron a entenderlo.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Κοιτάζω την ιστορία για το πώς έφτασε να την κατανοήσει.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.אני בוחן את הסיפור של איך הם גילו אותו.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.ألقي نظرة على قصة توصلهم لفهم المفهوم.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.発見者の思考の跡を 辿ると
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Bila je polna zgodb o radosti njen dan ven.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Bola plná príbehov o potešenie z jej deň.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Była pełną historie uroki jej dzień.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Byla plná příběhů o potěšení z její den.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Cô được đầy đủ các câu chuyện vui thích trong ngày của cô.

İlgili Sayfalar