hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Korsanlık hikayeleri, Hollywood'un geçmiş zaman masalları ile sınırlı değildir.해적의 무용담은 헐리우드가 들려주는 옛날 얘기만은 아니예요.
Korsanlık hikayeleri, Hollywood'un geçmiş zaman masalları ile sınırlı değildir.Les histoires de pirates n'ont pas été inventées par Hollywood (duh !).
Korsanlık hikayeleri, Hollywood'un geçmiş zaman masalları ile sınırlı değildir.Οι ιστορίες των πειρατών δεν είναι μόνο οι ταινίες του Χόλιγουντ, ή οι μύθοι και θρύλοι μιας άλλης εποχής.
Korsanlık hikayeleri, Hollywood'un geçmiş zaman masalları ile sınırlı değildir.Истории о пиратах известны и в мире Голливуда.
Korsanlık hikayeleri, Hollywood'un geçmiş zaman masalları ile sınırlı değildir.資本主義が未確定領域に拡張する時はいつでも歴史は繰り返す。
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Amikor Martha meséltek, amit "anya" mondott vagy tett, mindig hangzott kényelmes.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Atunci când Martha a spus poveşti din ceea ce "mama", a spus sau au sunat întotdeauna confortabil.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Cuando Marta se contaban historias de lo que significa "madre", dijo o hizo que siempre sonaba cómodo.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Když Martha vyprávěl historky o tom, co "matka", řekl nebo udělal vždy znělo komfortní.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Keď Martha rozprával historky o tom, čo "matka", povedal alebo urobil vždy znelo komfortné.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Ketika Martha bercerita tentang apa yang "ibu" katakan atau lakukan mereka selalu terdengar nyaman.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Khi Martha kể những câu chuyện của những gì "mẹ" nói hay, họ luôn luôn nghe thoải mái.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Kiedy Marta opowiadała o tym, co "mama", powiedział lub nie zawsze brzmiał komfortowe.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.마사가 말한 "어머니"의 이야기를하거나했을 때 그들은 항상 소리 편안하게.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Ko Martha povedal zgodbe o tem, kaj "mati" je povedal ali pa se vedno zvenel udobna.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Kun Martta kertoi tarinoita siitä, mitä "äiti" sanoi tai teki ne kuulostaa aina mukava.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.När Marta berättade historier om vad "mamma", sa eller gjorde de lät alltid bekväm.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Når Martha fortalte historier om, hvad "mor" sagde eller gjorde de altid lød behagelig.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quand Marthe raconté des histoires de ce "mère", a déclaré ou ont-ils toujours sonné confortable.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quando Marta disse que histórias de "mãe" disse ou fez que sempre soou confortável.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quando Martha raccontato storie di ciò che "madre", ha detto o hanno sempre suonato confortevole.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Wanneer Martha verhalen over wat "moeder", zei vertelde of deed ze altijd klonken comfortabel.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Wenn Martha Geschichten von dem, was "Mutter", sagte sagte oder tat sie klang immer komfortabel.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Όταν η Μάρθα είπε ιστορίες για το τι "μητέρα", είπε ή έκανε πάντα ακουγόταν άνετα.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Когато Марта разказва истории за това какво каза "майката" или не, те винаги звучат удобни.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Марфа, рассказывали о том, что "мать" сказал или сделал, они всегда звучали комфортно.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Марфа, розповідали про те, що "мати" сказав чи зробив, вони завжди звучали комфортно.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.כאשר מרתה סיפר סיפורים על מה "אמא", אמר או עשה הם תמיד נשמע נוח.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.عندما قال مارثا قصص ما هي "الأم" وقالت أم أنها بدت دائما مريحة.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.快適。 "私はそれでプレイできるカラスやキツネ幼獣を持っていた場合、"メアリーは言った。
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Ad esempio a bambini con il labbro leporino, le cui storie vengono poi documentate.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Así, atienden a niños con paladar hendido y documentan su historia en el blog.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Deci, copii cu buza de iepure, vor avea parte de acest lucru, si ei documenteaza povestea lor.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Des enfants avec un bec de lièvre en bénéficient, et ils racontent leur histoire.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Kinderen met een gespleten gehemelte bijvoorbeeld en ze documenteren hun verhaal.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.입술성형을 받은 아이들의 이야기를
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Poskytují je dětem s rozštěpem a dokumentují jejich příběhy.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar. Süper bir şey.Zum Beispiel Kinder mit Gaumenspalten, und ihre Geschichten werden dokumentiert.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Trẻ em hở hàm ếch sẽ được phẫu thuật, và họ ghi lại câu chuyện đó.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Więc operują dzieci z gotyckim podniebieniem i dokumentują ich historie.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Их сделают детям с расщеплённым нёбом (волчьей пастью), а потом об этом напишут.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Така че деца с цепнато небце да могат да се оправят и документират своите истории.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.אז, ילדים עם חיך שסוע, הם יקבלו את זה,
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.مثل أطفال لديهم تشوه بسقف الفم. يحصلون على الجراحة،
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.その話を記録します 素晴らしいことです
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?Michael, ποια είναι η γνώμη σου για το θέμα των ανθρώπων; Θα σας ενδιέφερε;
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, anh sẽ nói gì về chuyện nhân lực?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, apa pendapat Anda tentang kisah manusia?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, e tu come la vedi questa storia degli esseri umani?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, mi az Ön álláspontja emberügyben?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, quelle est votre position sur l'histoire des gens?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, ¿qué piensa de esto de las personas?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, was hältst du von der Menschengeschichte?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, wat is jouw mening over het mensenverhaal?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Майкл, а что вы думаете об этой истории?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?"Майкле, яке Ваше ставлення до людських ресурсів?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Майкъл, а какъв е твоят поглед върху историята с хората?
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Afrika Utara, Balkan dan Asia.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi.Bắc Phi, khu vực Balkan, và Châu Á.
"Nasreddin Hoca" hikayeleri gibi."나스레딘 호드자의 이야기"처럼요.