hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Dia penuh dengan cerita-cerita tentang kelezatan hari keluar.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ea a fost plin de povesti de delicii de ziua ei afară.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ela estava cheia de histórias das delícias de seu dia para fora.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ella estaba llena de historias de las delicias de su día.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Elle était pleine d'histoires des délices de sa journée.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Era piena di storie delle delizie del suo tempo fuori.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hän oli täynnä tarinoita ilahtuu hänen päivä.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hon var full av berättelser om nöjen i hennes dag ut.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hun var fuld af historier om de lækkerier af hendes dag ud.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.그녀는 밖으로 그녀의 하루의 즐거움의 이야기 가득했습니다.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ő tele volt történetekkel az élvezetek az ő nap.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Sie war voll von Geschichten über die Freuden ihrer Zeit heraus.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ze was vol van verhalen over de geneugten van haar dagje uit.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ήταν γεμάτο από ιστορίες της απολαύσεις της ημέρας της έξω.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Вона була повна розповідей про принади її день.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Она была полна рассказов о прелести ее день.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Тя е пълна с истории на изкушения на деня си.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.היא היתה מלאה בסיפורים של תענוגות של יום אותה.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.كانت مليئة بالقصص من نعيم يوم خارجا.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.彼女の母親は彼女を見て喜んでていたと彼らはベーキングを得、すべてを洗浄していた
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Ada cerita tentang masing-masing individu... ...di dalam orkestra dan para penonton.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Aveți poveștile indivizilor din orchestră și din public.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Ci sono le storie individuali degli orchestrali e del pubblico.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Da ist die Geschichte der einzelnen Personen im Orchester und im Publikum.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Je hebt de individuele verhalen van mensen in het orkest en in het publiek.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.오케스트라 연주자 각각의 이야기들과 관객 각자의 이야기들.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Máte tu příběhy konkrétních lidí, v orchestru i v publiku.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Ott vannak az egyének történetei a zenekarban és a közönségben.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Są historie pojedynczych ludzi, z orkiestry i z publiczności.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Vi har individerna, både i orkestern och i publiken.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Vous avez les histoires des individus dans l'orchestre et dans le public.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Y tienes las historias de los individuos en la orquesta y en el público.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Έχετε τις ιστορίες των ατόμων ξεχωριστά στην ορχήστρα και στο κοινό.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Имате историите на индивидите в оркестъра и в публиката.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.יש את הסיפורים של היחידים בתזמורת ובקהל.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.هنالك قصص أفراد بين فريق الأوركسترا وبين المستمعين
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.個々人のストーリーがあります それから他にも目に見えないストーリーがあります
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.오스카 와일드도 로맨스에 대해 같은 말을 했습니다.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde a spus același lucru despre dragoste.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde dijo lo misma del romance.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde disait la même chose des histoires d'amour.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde disse a mesma coisa sobre o romance.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde disse la stessa cosa dell'amore.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde povedal to isté o ľúbostnom vzťahu.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde powiedział to samo o miłości.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde sagte das Gleiche über Romanzen.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Oscar Wilde zei hetzelfde over romantiek.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Оскар Уайлд казва същото за романса.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.Оскар Уайльд сказал то же самое о любовных отношениях.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.אוסקר ווילד אמר את אותה הדבר על רומנטיקה.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.أوسكار وايلد قال نفس الشيء بخصوص الرومانسية.
Oscar Wilde aynı şeyi aşk hikayeleri içn söyler.お金のために嘘をつく人もいます
Otostop yapmak istedim. Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Az én ötletem volt, mert azt hittem, a szerelmek a tengerparton születnek
Otostop yapmak istedim. Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Fue idea mía hacer dedo, porque creía que las historias de... amor siempre ocurrían al lado del mar.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Necesitan contarlas a través de la jugabilidad.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Spil kan ikke bare fortælle deres historie ved äfbrudte segmenter af gameplay bundet fast med cutscenes.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.U zou niet een film script dezelfde manier zou u een roman schrijven.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Игры не могут рассказывать свои истории через несвязные фрагменты механики, слепленные с помощью кат сцен.
Oyunları hikayelerini oynayış üzerinden anlatmalıdırlar.A játékoknak a játékmenet által kell előadniuk a történetüket.
Oyunları hikayelerini oynayış üzerinden anlatmalıdırlar.En u zou niet schrijven een krant kolom dezelfde manier zou u een toneelstuk.

İlgili Sayfalar