hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Nhưng cách mà người ta kể chuyện luôn phát triển với sự đổi mối tinh tế và nhất quán.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Sen sijaan tapa, jolla ihmiset tarinoita kertovat, on jatkuvasti kehittynyt ehdottoman tuoreella tavalla.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Tetapi cara manusia menyampaikan cerita selalu berkembang dengan kebaruan yang murni dan konsisten
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Αλλά ο τρόπος που οι άνθρωποι λένε τις ιστορίες αλλάζει συνεχώς με αγνή, συνεπή καινοτομία.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Але спосіб, в який люди розповідають історії, постійно збагачується чимось абсолютно новітнім.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Но начина, по който хората разказват историите винаги се развивал с чиста, последователна новост.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Но то, как люди рассказывают истории, всегда изменялось, постоянно наполняясь свежестью, новизной
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.אבל הדרך בה אנשים מספרים את הסיפורים תמיד התפתחה עם חדשנות טהורה ומתמשכת.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.لكن الطريقة التي يسرد بها الناس القصص قد تطورت دائما بحداثة خالصة ومتسقة.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.全く一貫した目新しさを伴って 常に進化してきました そして人々はある男のことを
Anılar-IM Netz.de, birçok ilginç yollar sunar. komşuluk hikayeleri keşfetmek için.Erinnerungen-im-Netz.de bietet viele interessante Wege, die Geschichten des Stadtteils zu erkunden.
Anlatır mısın onun hikayelerini onun zamanı hakkında neşeli 60lı yılları?Vertelde hij me de verhalen van die tijd tijdens de swingende jaren 60.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Alteori, nici măcar nu sunt poveştile mele.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Altre volte, non sono neanche mie storie.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Cũng có khi lại chẳng liên quan đến những câu chuyện của riêng tôi.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.D'autres fois, ce n'est même pas mes histoires.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Innymi razy, to nawet nie są moje historie.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Inokedy to ani nie sú moje príbehy.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Jindy to ani nejsou mé příběhy.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.어떨때는 심지어 저의 이야기가 아닐때도 있습니다
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Manchmal sind es nicht einmal meine Geschichten.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Más alkalmakkor pedig nem is a saját történeteim.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Otras veces ni siquiera son historias mías.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Outras vezes, não são sequer histórias minhas.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Pada saat lainnya, ini bahkan bukan cerita saya.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Soms zijn het niet eens mijn verhalen.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Άλλες φορές, δεν είναι καν δικές μου ιστορίες.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Буває, що це зовсім не мої історії.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Бывает, это вовсе не мои истории.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.Понякога това не са дори моите истории.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.בפעמים אחרות, אלו אינם אפילו הסיפורים שלי.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.وأحيانًا لا أنسج قصصي
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.人々の暮らしや思い出
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Aveam fantezia că poveştile de dragoste se întâmplă mereu pe plajă.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Ich dachte, Liebesgeschichten spielen am Meer.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Ik fantaseerde dat liefdesverhalen zich altijd op het strand afspeelden.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı. Otostop yapmak kötü bir fikirdi.Я думала, что любовные истории всегда происходят у моря.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Představovala jsem si, že milostná dobrodružství se dějí na plážích.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Είχα αυτή τη φαντασίωση που συμβαίνει συνέχεια στις ερωτικές ιστορίες.
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.Мечтаех си за любов край морето.
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Comparo anche le stesse storie in generi diversi -- (Risate)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)De-asemenea, compar aceleași întâmplări în genuri diferite - (Râsete)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ich vergleiche auch dieselben Geschichten in verschiedenen Genres - (Lachen)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ik vergeleek ook hetzelfde verhaal in verschillende stijlen
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Jag jämför också samma berättelser i olika genrer--(skratt)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Je compare aussi des histoires similaires dans différents genres -- (Rires)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)저는 또한 같은 이야기가 서로 다른 장르로 쓰인 것도 비교했고 (웃음)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Porównywałam podobne historie w różnych gatunkach.(Śmiech)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Saya juga membandingkan cerita yang sama dengan aliran yang berbeda -- (Tawa)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Také porovnávám stejné příběhy v různých žánrech -- (Smích)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)También comparé la misma historia en géneros diferentes ─(Risas)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Tôi cũng so sánh những câu chuyện giống nhau theo những thể loại khác nhau (Cười)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Vertailen jopa samoja tarinoita eri genreissä.
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Сравнявах едни и същи истории в различни жанрове като
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Я также сравниваю одни и те же сюжеты в различных жанрах — (Смех)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Я також порівнюю одні й ті ж історії у різних жанрах -
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)אני גם השוויתי את אותם הסיפורים בז'אנרים שונים -- (צחוק)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)أنا أيضا أقارن نفس القصص في أنواع مختلفة من الأدب (ضحك)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)我亦都會比較相同情節 但唔同敍事手法嘅文學作品(笑聲)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)[『欽定訳聖書』]

İlgili Sayfalar