hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Açıkçası göre büyük ihtiyaç hikayeleri biz şimdiye kadar reformu kazanılmış ettikבהחלט היה צריך גדול פי סיפורים שכבר התחיל את הרפורמה עד כה
Açıkçası göre büyük ihtiyaç hikayeleri biz şimdiye kadar reformu kazanılmış ettikهناك حاجة كبيرة الواضح وفقا ل قصص قد حصلت ونحن حتى الآن إصلاح
Açıkçası göre büyük ihtiyaç hikayeleri biz şimdiye kadar reformu kazanılmış ettikその部屋の中で
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.Geschichten über Afrika im Westen zu erzählen.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.회자되는 전통적 아프리카 이야기의 시초가 되었다는 것입니다.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.שהיא מייצגת את תחילתה של מסורת הכתיבה המערבית על אפריקה.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.تمثل البداية لعادة سرد القصص الأفريقية في الغرب.
Afrika hikayelerinin, batı dünyasında anlatılma tarzına başlangıç oluşturmasıdır.アフリカ伝承の発端を表しているのです 報われぬ暗い場所のサブ サハラ アフリカ
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Bagaimana jika kita memiliki jaringan televisi Afrika yang menyiarkan beragam cerita Afrika di seluruh dunia?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Čo ak by sme mali africkú televíziu, ktorá by vysielala rôzne africké príbehy do celého sveta?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Co jeśli mielibyśmy afrykańską telewizję pokazującą różnorodną Afrykę całemu światu?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Co kdybychom měli africkou televizní síť, která by vysílala rozmanité africké příběhy po celém světě?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?E se avessimo una rete TV africana che trasmetta storie africane differenti, in tutto il mondo?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Kaj če bi imeli afriški televizijski program, ki bi predvajal raznovrstne afriške zgodbe povsod po svetu?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?나이지리아 작가인 치누아 아체베가 말했던 "이야기의 균형"을 위해 아프리카의 다양한 이야기들을
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Mi van, ha egy afrikai tévéhálózat, különféle afrikai történeteket sugároz az egész világ számára?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Vad hade hänt om vi hade ett afrikanskt tevebolag som sände olika afrikanska berättelser över hela världen?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?¿Y si tuviéramos una cadena de TV africana que transmitiera diversas historias africanas en todo el mundo?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Ами ако имаме африканска телевизионна мрежа, която да предава различни африкански истории из целия свят?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Что, если бы у нас была африканская телесеть, которая вещала бы различные африканские истории по всему миру?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?Що якби у нас була африкаська телемережа яка б повідомляля увесь світ про все, що відбувається в Африці?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?מה אם הייתה לנו תחנת טלוויזיה אפריקאית שהייתה משדרת סיפורים אפריקאים מגוונים לכל רחבי העולם?
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?ماذا لو اذا كان لدينا شبكة تلفاز أفريقية تقوم بنشر القصص الأفريقية المتنوعة في كل أنحاء العالم؟
Afrika'ya ait farklı hikayeleri tüm dünyaya yayınlayan, bir Afrika televizyon kanalı olsaydı ne olurdu?アフリカのテレビ局があったとしたら? ナイジェリア作家のチヌア アチェベが
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Dar am crezut întotdeauna că poveştile au asupra noastră un efect similar.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Ich habe immer geglaubt, dass Geschichten einen ähnlichen Einfluss ausüben.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Ik heb altijd geloofd dat verhalen ook zo'n effect op ons hebben.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.그렇지만 전 언제나 이야기가 이와 비슷한 효과를 지니고 있다고 믿어요.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Ma ho sempre creduto che le storie abbiano un effetto simile su di noi.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Mais j'ai toujours cru que les histoires nous font aussi un effet semblable.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Mas eu sempre acreditei que as histórias também têm um efeito similar em nós.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Men jag har alltid trott att historier har en liknande effekt på oss.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Mindig hittem benne, hogy a történeteknek hasonló hatásuk van ránk.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Nhưng tôi cũng luôn tin rằng những câu chuyện như vậy cũng có ảnh hưởng tương tự tới chúng ta.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Pero siempre he creído que los cuentos también tienen un efecto similar en nosotros.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Tapi saya percaya seni bercerita bisa menggerakan kita dengan cara yang sama.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Vždycky jsem věřila, že podobně na nás působí i příběhy.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Zawsze jednak wierzyłam, że opowiadania mają podobny efekt.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Πάντα πίστευα ότι οι ιστορίες μάς προκαλούν έναν παρόμοιο αντίκτυπο.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Втім, я завжди вірила, що історії мають такий самий вплив.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Но винаги съм вярвала, че историите имат подобен ефект върху нас.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.Но я всегда верила, что истории оказывают похожий эффект на нас.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.אך תמיד האמנתי שלסיפורים יש השפעה דומה עלינו.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.إلا أنني لطالما اعتقدت أن للقصص تأثير مماثل علينا.
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.優れた小説を読むと
Ama en önemlisi, başladığımız yere dönelim. Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Ale najważniejsze jest to: dobra wiadomość dla medycyny to możliwość szybkiego wykrycia i interwencji.
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Aber zuerst wollten wir mit diesem Team die Familien besuchen und uns ihre Geschichten anhören:
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Ale ja chciałam z tą ekipą pójść najpierw do rodzin i wysłuchać ich historii.
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Pero la primera cosa que quise hacer con este equipo, fue ir y visitar familias, y escuchar sus historias:
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:אבל הדבר הראשון שרציתי לעשות עם הצוות ההוא, היה לבקר משפחות ולהאזין לסיפוריהן:
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Ale spôsob, akým ľudia príbehy rozprávajú sa vždy vyvíjal s čistou a konzistentnou inováciou.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Ale způsob, kterým lidé vyprávějí příběhy, se vždy vyvíjel s čistou, neutuchající novostí.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.A način, na katerega so ljudje pripovedovali zgodbe, se je vedno razvijal s čistimi, doslednimi novostmi.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Azonban az emberi előadás módja mindig tisztán, egyenletes ütemben fejlődött.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Însă felul în care oamenii povestesc a evoluat mereu prin noutăți substanțiale.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.하지만 사람이 이야기를 담아내는 방식은 끊임없는 순수한 새로움으로 늘 진화해 왔습니다.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Ma il modo in cui gli umani raccontano le storie si è sempre evoluto con pura e continua novità.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Mas a forma como os humanos contam as histórias evoluiu sempre com uma inovação pura e consistente.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Men den måde, mennesker fortæller historierne, har altid udviklet sig med ren, ensartet nyhedsværdi.
Ancak hikayelerin anlatılma şekli doğal ve sürekli bir biçimde yenilendi durdu.Men sättet människor berättar dessa har alltid utvecklats med ren, fortsatt nymodighet.

İlgili Sayfalar