hiciv ile cümle
hiciv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mezbaha No 5, özgün İngilizce adıyla Slaughterhouse-Five, Kurt Vonnegut'un yazdığı hiciv romanıdır.Slaughterhouse-Five é um filme de 1972 baseado no romance de Kurt Vonnegut de mesmo nome.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Verder was hij eigenaar van het satirische internetportaal www.sadurski.com.
Mezbaha No 5, özgün İngilizce adıyla Slaughterhouse-Five, Kurt Vonnegut'un yazdığı hiciv romanıdır.Een van de eerste postmoderne romans is Slaughterhouse-Five van Kurt Vonnegut.
Sosyal tenkide büyük önem vermiş, bu hicivlerle eserleri daha çok töre komedisi halini almıştır.Deze man toont met grote trots zijn verzameling komkommers.
Hiciv veya parodi maksadı ile yapılırlar.Deze werden geld- of bedeltassen genoemd.
Film büyük bütçeli ve hiciv içeren bir aksiyon filmidir.Jednocześnie film pozostaje filmem akcji i zemsty.
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Filmen är löst baserad på legenden om Kung Arthur och dennes sökande efter den heliga Graalen.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Han är jurymedlem i flera kabaré- och satirtävlingar i Polen, Turkiet och Sverige.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Власник сатиричного інтернет-порталу Sadurski.com.
Superpress Mizah ve Hiciv Yayınevi kurucusu (1991), İyi Mizah dergisinin genel yayın yönetmeni.Засновник видавництва гумору й сатири «Суперпресс» (1991 р.), головний редактор журналу «Гарний настрій».
Superpress Mizah ve Hiciv Yayınevi kurucusu (1991), İyi Mizah dergisinin genel yayın yönetmeni.Zakladatel Vydavatelství Humoru a Satiry Superpress (1991), šéfredaktor časopisu Dobry Humor.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Majitel internetového satirického portálu Sadurski.com.
Bir hicivdi ve birçok insan albümü "işte kendisi böyle biri" olarak algıladı.Spoustě lidem vrtalo hlavou, co to je „aligátoří obloha“, co to má znamenat.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Byl porotcem mnohých satirických a kabaretních soutěží v Polsku a také v Turecku a Švédsku.
Milano'daki yılları süresince, hicivsel dergi Bertoldo'da aktif olarak yer aldı.În timpul șederii la Milano a contribuit în mod activ în cadrul publicației satirice Bertoldo.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Este proprietarul portalului satiric Sadurski.com.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.A făcut parte din juriul mai multor concursuri și spectacole de cabaret satiric în Polonia, Turcia și Suedia.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Számos lengyelországi, törökországi és svédországi humor - és kabaré-verseny zsüritagja.
Poe korku türünün dışında hicivler, mizah öyküleri ve şakalar da yazmıştır.A horrortörténeteken kívül Poe szatírákat, humoros történeteket és áltudósításokat is írt.
Distopik bir hiciv olan romanda birçok özel ve farklı detay göze çarpar.A javaslat egy testvérprojektről szólt, amely különböző híreket közölne elfogulatlanul és részletesen.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.Näiden pamflettien levittäminen Ranskassa oli kiellettyä, mutta niillä oli silti huomattava vaikutus.
İnce, hiciv içeren fıkralardır.Wikisitaateissa on kokoelma sitaatteja aiheesta Vitsi.
Hiciv veya parodi maksadı ile yapılırlar.Χορηγούνται είτε ενδομυϊκά είτε υποδόρια.
Filmleri, kara mizah ve çağdaş Amerikan toplumunun hicivsel tasvirleri nedeniyle dikkat çekti.Hans film er kendetegnet ved at have en sort humor og et satirisk billede på nutidens amerikanske samfund.
Filmleri, kara mizah ve çağdaş Amerikan toplumunun hicivsel tasvirleri nedeniyle dikkat çekti.Filmene hans er kjent for sin mørke humor og satiriske portrett av moderne amerikansk samfunn.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.这些手册在法国被禁,但依然影响巨大。
Sürgündeyken III. Napolyon'a karşı Napoléon le Petit ve Histoire d'un crime adlı ünlü hicivlerini yayınladı.在流亡中,雨果发表了反对拿破仑三世的著名政治手册《小拿破仑》和《罪恶史》。
Filmleri, kara mizah ve çağdaş Amerikan toplumunun hicivsel tasvirleri nedeniyle dikkat çekti.他的电影以黑色幽默和对当代美国社会的讽刺性描述而知名。
Animal Farm, (roman), İngiliz yazar George Orwell'ın 1945 yılında yazdığı siyasi hiciv romanı.《동물농장》(Animal Farm)은 영국의 작가 조지 오웰이 1945년에 출판한 풍자 소설이다.
İnce, hiciv içeren fıkralardır.אלה האלמנטים שבונים בדיחות.
Marquand bu temayı kendi karakteristik hicivsel ve saygılı yorumuyla işlemiştir.מנדל הראה לי את הדרך בדוגמה ובמופת אישיים.
Hiciv nasıl nakledilmektedir: dil aracılığyla?לגונה בקעה להתגדר בה איך אומרים בעברית?.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Собственик е на сатиричния уеб-портал Sadurski.com.
Milli marş dışında, Mihalkov çok sayıda hiciv oyunu yazdı ve birkaç Sovyet komedisine senaryolar hazırladı.Освен националния химн Михалков написва и голям брой сатирични пиеси и сценарии за няколко съветски комедии.
Superpress Mizah ve Hiciv Yayınevi kurucusu (1991), İyi Mizah dergisinin genel yayın yönetmeni.Основава „Издателство на хумора и сатирата Суперпрес“ (1991), главен редактор на списание „Добър хумор“.
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Филмът е пародия на легендата за крал Артур и неговото пътешествие в търсене на Свещения граал.
Esquire editörleri bu hikâyeyi kurgudan ziyade hiciv olarak yorumladılar.Все пак изглежда по-вероятно ацтеките сами да са измислили тази дума.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Участва като член на жури в много сатирични и кабаретни конкурси в Полша, Турция и Швеция.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.Pamfleti su zabranjeni u Francuskoj, no unatoč tome imali su velik utjecaj tamo.
Superpress Mizah ve Hiciv Yayınevi kurucusu (1991), İyi Mizah dergisinin genel yayın yönetmeni.Osnivač Izdavačke Kuće Humora i Satire Superpress (1991 g.), urednik časopisa Dobar Humor.
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Film je utemeljen na legendi o kralju Arthuru i njegovom traženju Svetog grala.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Bio je član žirija na mnogim satiričkim i kabaretskim natjecanjima u Poljskoj te u Turskoj i Švedskoj.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.Tieto pamflety boli vo Francúzsku zakázané, no i tak tu mali veľký vplyv.
Superpress Mizah ve Hiciv Yayınevi kurucusu (1991), İyi Mizah dergisinin genel yayın yönetmeni.Zakladateľ Vydavateľstva Humoru a Satiry Superpress (1991), šéfredaktor časopisu Dobry Humor.
Sadurski.com. internet hiciv portalının sahibi.Majiteľ internetového satirického portálu Sadurski.com.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Bol porotcom viacerých satirických a kabaretných súťaží v Poľsku a tiež v Turecku a Švédsku.
Jonson, üslupta uzman görkemli bir hicivcidir.Jonas je mlad nadarjen študent kiparstva.
Şiirlerinin bir kısmı hiciv örnekleriyle doludur.Župančičeva poezija je polna ponazoritvenih epitetonov.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.Prantsusmaal need keelustati, kuid olid sellegipoolest mõjukad.
Hikâye, cezai hukuk etkisi altında siyasal yozlaşma ve "şöhret suçlu" konsepti üzerine bir hicivdir.Seadustik muu hulgas sätestab kuriteo ja väärteo mõiste.
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.Ampak ni res, da Američani ne razumejo ironije.
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.하지만 미국인이 역설을 이해하지 못한다는 것은 사실이 아닙니다.
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.Nu e adevărat că americanii nu pricep ironia.
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.אבל לא נכון שהאמריקאים לא מבינים אירוניה,
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.لكن ليس صحيحاً أن الأميركيين لا يفهمون السخرية،
Ama Amerikalılar'ın hicivden anlamadıkları doğru değil.ただ皆さんのことを 陰でそう言う人が いるのを知っておいてください
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Dar eu mi-am dat seama că americanii pricep ironia cînd am văzut legea numită "Nici un copil lăsat în urmă".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Men jeg vidste at amerikanere forstod ironi da jeg først mødte den lov der hedder No Child Left Behind.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Tapi saya tahu orang Amerika mengerti ironi ketika saya menemukan Undang-Undang Tidak Ada Anak yang Terlantar.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Toda vedel sem, da Američani razumejo ironijo, ko sem zasledil zakon "Noben otrok naj ne bo zapostavljen."
İlgili Sayfalar