Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun için sempati hissettim.I felt sympathy for him.
Ben onun yeteneği için hayranlık hissediyorum.I feel admiration for his talent.
Onun cenazesine gitmemiş olmamla ilgili kötü hissediyorum.I feel bad about not having gone to his funeral.
Onun kitaplarını okuduktan sonra bir ev inşa edebileceğimi hissediyorum.After reading his books I feel I can construct a house.
Onun huzurunda utangaç hissettim.She felt shy in his presence.
O, "Ben hasta hissettim ama iyiyim." dedi.He said, "I felt ill, but I am all right."
Her zaman ağırlığını hissettiriyor.He is always throwing his weight around.
O evindeymiş gibi hissetti.He felt at home.
Bu yeni kanunun, özgürlüğünü kısıtlayacağını hissediyor.He feels this new law will restrict his freedom.
O korkmuş hissetmeye başladı.He began to feel afraid.
Seçkin bilim adamları arasında huzursuz hissetti.He felt ill at ease among prominent scholars.
Onun haklı olduğuna dair bir hissim var.I have a feeling he is right.
O çok mutlu hissediyor.He feels very happy.
O sanki bir rüyadaymış gibi hissetti.He felt as if he were in a dream.
O herkesi rahat hissettirir.He makes everybody feel at ease.
O, insanlara evde hissettirme sanatını biliyor.He knows the art of making people feel at home.
Karanlıkta yolunu hissetti.He felt his way through the darkness.
O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.He is apt to give vent to his feelings.
O hislerini gizlemez.He makes no disguise of his feelings.
O, yağmuru yüzünde hissetti.He felt the rain on his face.
O kötü hissetmeye başladı.He began to feel ill.
Bir roman yazmak için ani bir dürtü hissetti.He felt a sudden urge to write a novel.
O, ani bir ağrı hissetti.He felt a sudden pain.
Göğsünde akut bir ağrı hissetti.He felt an acute pain in his chest.
O, parasını hisse senetlerine yatırdı.He invested his money in stocks.
O bugün çok daha iyi hissediyor.He feels a lot better today.
Son zamanlarda kendini biraz gergin hissediyor.He's been feeling a little on edge recently.
Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.He felt great sorrow when his wife died.
Düne göre çok daha iyi hissediyor.He feels a good deal better than yesterday.
Başarabilmesinin sebebinin arkadaşlarının yardımından kaynaklandığını hissetti.He felt that the reason he was able to succeed was because of his friends' help.
O, yaşlandığını hissetti.He felt himself growing old.
O çok fazla yediği için hasta hissetti.He fell ill because he ate too much.
O, kalbinin hızlı attığını hissetti.He felt his heart beating fast.
O, tamamen aşağılanmış hissetti.He felt utterly humiliated.
Bir şeyin bacağından yukarı çıktığını hissetti.He felt something crawl up his leg.
O, hisse senetlerine çok para yatırdı.He invested a lot of money in stocks.
O çok yalnız hissetti.He felt very lonely.
O, kaybolmuş ve rahatsız hissetti.He felt lost and uncomfortable.
O, sırtında bir ağrı hissetti.He felt a pain in his back.
Onun hislerini incitebileceğinden korkuyordu.He was afraid that he might hurt her feelings.
O, huzursuz hissetti.He felt ill at ease.
O huzursuz hissetti.He felt uneasy.
Sanki onun benimle karşılaşmaktan çekindiğini hissettim.I felt as if he shrank from meeting me.
Hisse senedi satın almaya zorlandı.He was forced to buy stocks.
O, vicdan azabı hissetti.He felt the pangs of conscience.
Beni sıcak karşıladılar, bu yüzden evimde gibi hissettim.They welcomed me warmly, so I felt at home.
Onlar soğuk havanın yaklaştığını hissedebilir.They can sense the approach of cold weather.
Onlar açlık hissediyorlar.They feel hungry.
Onlar, oğullarının vahşi davranışlarıyla kendilerini rezil hissettiler.They felt disgraced by their son's wild behavior.
Onun mektuplarını gördüğünde kendini biraz tedirgin hissetti.When he saw her letter, he felt somewhat uneasy.
Ben onun şirketinde rahat hissediyorum.I feel comfortable in her company.
Onun şirketinde evimde gibi hissetmiyorum.I don't feel at home in her company.
Onunla aynı fikirde olmaya meyilli hissediyorum.I feel inclined to agree with her.
Onun yüzü gerçek hislerini açığa vurdu.Her face betrayed her real feelings.
Onun söylediği hakkında ne hissediyorsunuz?How do you feel about what she said?
Ellerini mermer kadar soğuk hissetti.Her hands felt as cold as marble.
O gün boyu huzursuz hissetti.She felt restless all day long.
O sinirli hissettiğinde kekeliyor.She stammers when she feels nervous.
Haberi duyduğunda ağlayacak gibi hissetti.She felt like crying when she heard the news.
Onun, şirkette yüzde 10'luk bir hissesi var.She has a 10 percent interest in the company.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod