Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un üzgün olduğunu hissedebildim.I could sense that Tom was upset.
Tom daha iyi hissediyor, değil mi?Tom is feeling better, isn't he?
Evin sarsılmasını hissedebiliyordum.I could feel the house shaking.
Tom'un varlığını hissedebiliyordum.I could sense Tom's presence.
Tom bugün daha iyi hissediyor mu?Is Tom feeling better today?
Yeni bir hayat hissedebilirim.I can feel a new life.
Havadaki gerginlik hissediliyordu.You could feel the tension in the air.
Aynaya bak ve kendini boktan hisset.You look in the mirror and feel like a shitty person.
Şimdi iyi hissetmiyorum.I don't feel good now.
Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.The very thought of eating snails makes me feel sick.
Kahvaltı yemediğim zaman çok iyi hissetmiyorum.I don't feel very good when I haven't eaten breakfast.
Jet uyumsuzluğundan bitkin hissediyorum.I feel exhausted because of jet lag.
Daha önce kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.I've never felt this good before.
Katlandıkları şey için sadece acıma hissedebilirim.I could only feel pity for what they were enduring.
Tom iyi hissetmediği için bugün işe gidemiyor.Tom can't come to work today because he doesn't feel well.
Bazen etrafımdaki insanlar üzerinde bir yük gibi hissediyorum.Sometimes I feel like a burden on the people around me.
Ben herkes için bir yük gibi hissediyorum.I feel like a burden to everyone.
Henüz o kadar aç hissetmiyorum.I'm not feeling that hungry yet.
O iyi hissetmedi.She didn't feel good.
Bunu daha önce bir yerde gördüğüm hissine kapılıyorum.I get the feeling that I've heard that somewhere before.
Çok yorgun hissediyorum.I feel very tired.
Hayatımla Rus ruleti oynadığımı hissediyorum.I feel I'm playing Russian roulette with my life.
Muhtemelen sıcak karşılanmadıklarını hissettiler.They possibly did not feel welcome.
Tom yıllarca Mary'den hoşlandı ama bir noktada onun için hisleri aşka dönüştü.Tom liked Mary for years, but at some point, his feelings for her changed to love.
Birkaç gündür sana yazma ihtiyacı hissettim.For several days I've felt the need to write you.
Hem hisse senetlerinde hem de tahvillerde tasarrufların var mı?Do you have savings in both stocks and bonds?
Ben bu sohbeti daha önce duyduğumu hissediyorum.I feel like I've heard that conversation before.
Mary yatağın kenarına oturdu ve onun uyuduğunu hissedene kadar Tom'a hikaye anlattı.Mary sat on the edge of the bed and told Tom a story until he felt asleep.
Üniversiteye karşı bir özlem hissediyorum.I feel a yearning for the university.
Bu nasıl hissettiğime bağlı.It depends how I feel.
Çok geç olmadan önce şimdi hisselerini sat.Sell your shares now before it’s too late.
Onu daima tanıyormuşum gibi hissediyorum.I feel like I've known her forever.
Onu daima tanıyorum gibi hissediyorum.I feel like I've known him forever.
Tom'u sonsuza dek tanıyorum gibi hissediyorum.I feel like I've known Tom forever.
Eğer iyi hissetmiyorsan, belki de yatakta biraz daha dinlenmelisin.If you aren't feeling well, maybe you should rest in bed a little longer.
Ben ölüyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm dying.
Burada güvenli hissediyor musun?Do you feel safe here?
Ben o şekilde hissetmiyorum.I don't feel that way.
Sen orada kendini güvende hissettin mi?Did you feel safe there?
Kendini Tom için üzgün hissetme.Don't feel sorry for Tom.
Artık kendimi güvende hissetmiyorum.I don't feel safe anymore.
Biz gerçekten güvende hissetmiyoruz.We don't really feel safe.
Özellikle mutlu hissetmedim.I didn't feel particularly happy.
Kendimi çok aç hissetmiyordum.I didn't feel particularly hungry.
Ben özellikle sinirli hissetmedim.I didn't feel particularly nervous.
Benim anavatanımla bağlarımı yenilemek arzusu hissediyorum.I feel the desire to renew my ties with my native country.
Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.Mary felt as if a ghost or spirit had touched her back.
Ben şanslı hissediyorum.I feel lucky.
Biz güvenli hissediyoruz.We feel safe.
Ben güçsüz hissettim.I felt powerless.
Onun hakkında iyi hissediyorum.I feel OK about it.
Ben gitmek için hazır hissediyorum.I feel ready to go.
Çok daha iyi hissettim.I felt a lot better.
Bir geri zekalı gibi hissettim.I felt like a moron.
Oldukça yalnız hissettim.I felt pretty alone.
Kötü bir hissim vardı.I had a bad feeling.
Biz harika hissediyoruz.We're feeling great.
Kendini evindeymiş gibi hissedeceksin.You'll feel at home.
Hepimiz o şekilde hissediyoruz.We all feel that way.
Bunun hakkında berbat hissediyorum.I feel awful about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod