Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yalan söyleme hakkında suçlu hissediyorum.I feel guilty about having told a lie.
Kendimi suçlu hissediyorum.I feel guilty.
Bütün hatalarına rağmen hiç bir pişmanlık hissetmedi.For all his failures, he did not feel so at all.
Her zaman uykulu hissederim.I always feel sleepy.
Alice yüreğinde erimiş katı bir şey hissetti.Alice felt something hard melt in her heart.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Yapacak çok işim olduğu zaman gergin ve heyecanlı hissediyorum.I feel tense and agitated when I have too much work to do.
Ben o suyu içtikten sonra, iyi hissetmiyorum.I don't feel well after drinking that water.
O şirketin hisse senedi fiyatı düşmeyecek.The price of the stock of that company will not come down.
Dünyanın hareket ettiğini hissettin mi?Did you feel the earth move?
Partide huzursuz hissettiğini duydum.I hear that you felt ill at ease at the party.
Birinden daha aşağıda olduğunu hissetmek için hiçbir neden yoktur.There is no reason for you to feel inferior to anyone.
Bu ilacı alırsan, daha iyi hissedersin.If you take this medicine, you'll feel better.
Nasıl hissettiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how you feel.
Hislerini incitmek istememiştim.I didn't mean to hurt your feelings.
Seni ne zaman görsem, mutlu hissediyorum.Whenever I see you, I feel happy.
Onunla birlikte huzursuz hissediyorum.I feel ill at ease with her.
O sofistike insanlar arasında kendimi tamamen rahatsız hissettim.I felt utterly out of place among those sophisticated people.
Üç yıl uzun bir süre, hissediyorum.Three years is a long time, I feel.
Kendimi aniden kötü hissettiğim sırada, iki saattir çalışıyordum.I had been working for two hours when I suddenly felt sick.
Bütün gün hüzünlü hissediyordum.I was feeling blue all day.
Ülkede bir haftadan sonra tamamen yenilenmiş hissediyorum.I feel completely restored after a week in the country.
Mike "ben nasıl hissettiğinizi anlıyorum, Hiroshi" diyor."I understand how you feel, Hiroshi," says Mike.
"Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur.""I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Pencere açmaktan kaçının; Sırtımda hava akımlarını hissetmek için büyük arzusu yok.Avoid opening the window; I have no great desire to feel air currents on my back.
Omzumda şiddetli bir ağrı hissettim.I felt a severe pain on the shoulder.
Söylemek istediğim her şeyi söyledikten sonra oldukça rahatlamış hissettim.I felt quite relieved after I had said all I wanted to say.
Kelimeler benim gerçek hislerimi iletemez.Words cannot convey my true feelings.
Konuşmanın yarısında o hasta hissetmeye başladı.Halfway through the lecture, she began to feel sick.
Şimdi kendimle barışık hissediyorum.I feel at peace with myself now.
Şimdi ağlayacak gibi hissediyorum.I feel like crying now.
Bu sabah nasıl hissediyorsun?How are you feeling this morning?
Bu sabah depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake this morning?
Bu sabah iyi hissediyorum.I'm feeling good this morning.
Bugün Tokyo piyasasında hisse senedi fiyatları karışıktı.Stock prices were mixed on the Tokyo market today.
Bugün dünden daha iyi hissediyorum.I feel better today than yesterday.
Ben bugün çok daha iyi hissediyorum.I'm feeling much better today.
Bugün çok daha iyi hissediyorum.I feel much better today.
Bugün biraz güçsüz hissediyorum.I feel a little weak today.
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum, ancak çalışacak kadar iyi değilim.I feel better today, but I am not well enough to work.
Ben bugün berbat hissediyorum.I feel terrible today.
Ben bugün iyi hissediyorum.I feel well today.
Bügün daha iyi hissediyormusun?Do you feel any better today?
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better today.
Bugün biraz keyifsiz hissediyorum.I'm feeling a little blue today.
Bugün iliklerime kadar soğuğu hissettim.I feel chilled to the bone today.
Bu gece biraz ateşli hissediyorum.I feel a bit feverish tonight.
Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var.I have a prickling sensation in my left eye.
Dünyanın zirvesinde hissediyorum.I feel on top of the world.
Şirketin hisse senedi fiyatı dün fırladı.The company's stock price jumped yesterday.
Dün hastaydım ama bugün iyi hissediyorum!I was ill yesterday but I am feeling fine today!
Bugün dünden çok daha kötü hissediyorum.I feel much worse today than yesterday.
Bugün dün hissettiğimden daha kötü hissediyorum.I feel worse today than I did yesterday.
Dün gece bir deprem hissettin mi?Did you feel an earthquake last night?
Çocuklar eve gelmediği zaman huzursuz hissetti.She felt uneasy when the children did not come home.
Kendimi rahat hissediyorum.I feel at ease.
Bugün çok mutlu hissediyorumI feel so happy today.
Ben yaşadığım sürece hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyeceksin.You shall want for nothing as long as I live.
Hislerinizi dikkate alacağız.We'll take your feelings into account.
Yerin titrediğini hissettik.We felt the ground trembling.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod