Sadece yiyecek resimlerine bakmak bana mide bulantısı hissettiriyor.Just looking at a picture of food makes me feel nauseous.
Senin altıncı hissin nedir?What's your sixth sense?
Nasıl hissettiğin umurumda değil.I don't care how you feel.
Bu ilacı al ve yakında iyi hissedeceksin.Take this medicine and you'll feel better soon.
Tom iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels fine.
Özel hissettim.I felt special.
Bunu hissedemiyorum.I can't feel it.
Tom telafi etmesi gerektiğini hissetti.Tom felt he needed to make amends.
Yaltakçı insanlar beni rahatsız hissettiriyor.Obsequious people make me feel uncomfortable.
Seninle dünyayı fethetmek isterdim ama ikimizin çok da ileri gidemeyeceğini hissediyorum.I want with you to conquer the world but I feel we can't go too far.
Kendimi çirkin hissediyorum.I feel ugly.
Birinin bana arkamdan vurduğunu hissettim.I felt someone hit me from behind.
Ben her zaman üzgün hissediyorum.I feel sad all the time.
Bir haftadır kendimi kötü hissediyorum.I've been feeling bad for a week.
Hissede büyük kârlar var.There are huge interests at stake.
Sadece burayı artık güvenli hissetmiyorum.I just don't feel safe here anymore.
Artık kendimi burada güvende hissetmiyorum.I don't feel safe here anymore.
Bazen aptal gibi hissediyorum.I feel stupid sometimes.
Şimdi kendimi Tom'a çok yakın hissediyorum.I feel a lot closer to Tom now.
Hissedar mısınız?Are you a shareholder?
Sadece bir his.It's just a hunch.
Şaşırtıcı hissediyorum.I feel amazing.
Kendimi harika hissediyorum.I feel amazing.
Kendini değer görmemiş hissediyor musun?Do you feel unappreciated?
Kendini yenilmez hissediyor musun?Do you feel unbeatable?
Tom aldatılmış hissetti.Tom felt cheated.
Tom Mary'nin iyi hissetmediğini söyleyebilir.Tom could tell that Mary wasn't feeling well.
Hisse senedi fiyatları düşebilir.Stock prices could fall.
Bence köpekler tıpkı insanlar gibi acı hissediyorlar.I think dogs feel pain just like people do.
Tom hemen ağrı hissetmediğini söyledi.Tom said he didn't feel pain right away.
Tom kendini suçlu hissediyor mu?Does Tom feel guilty?
Ben kendimi gerçekten heyecanlı hissettim.I felt really excited.
Çok heyecanlı hissediyorum.I feel very excited.
Heyecanlı hissediyorum.I feel excited.
Senin ailenin etrafında hiç rahat hissetmedim.I never felt comfortable around your parents.
Onun olmayacağına dair içgüdüsel bir hissim var.I have a gut feeling that that won't happen.
Sol ayak parmağımda ızdıraplı bir acı hissettim.I felt excruciating pain in my left big toe.
Dizlerimin ikisinde de ağrı hissedebilirim.I can feel pain in both of my knees.
Şimdiye kadar hiç ağrı hissetmedim.I haven't felt any pain so far.
Tom kendini güvensiz hissetmeye başladı.Tom started feeling insecure.
Ben kendimi kesinlikle farklı hissediyorum.I definitely feel different.
Burada insan kendini evindeymiş gibi hissediyor.This place feels like home.
Burası insana kendini evindeymiş gibi hissetiriyor.This place feels like home.
Kazanan kendini oldukça iyi hissediyor.Winning feels pretty good.
Tom kızgın hissetmeye başladı.Tom started feeling angry.
Ben kendimi kesinlikle aptal hissettim.I felt absolutely foolish.
Ben gerçekten konforlu hissederim.I feel really comfortable.
Ben oldukça rahat hissediyorum.I feel pretty comfortable.
Bazı insanlar kendini kapana kısılmış gibi hissetti.Some people felt trapped.
Ben zaten farklı hissediyorum.I already feel different.
Herkes o şekilde hissediyor.Everybody feels that way.
Bugün iyi hissediyor musun?Are you feeling OK today?
Tom üzgün hissetmeye başladı.Tom started feeling sad.
O sadece farklı hissediyor.It just feels different.
O kesinlikle iyi hissetti.It definitely felt good.
Ben güvenli hissediyordum.I was feeling confident.
Kendimi inanılmaz mutlu hissettim.I felt incredibly happy.
Kendimi gerçekten güvende hissediyorum.I feel really confident.
Kendimi oldukça güvende hissediyorum.I feel pretty confident.
Biz çok kendinden emin hissederiz.We feel very confident.