Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu şekilde hissetmeniz anlaşılabilir bir şeydir.It's understandable that you should feel this way.
Tom, nasıl hissettiğini ifade edecek kelimeleri bulamadı.Tom couldn't find the words to express how he was feeling.
Artık senin hakkında o şekilde hissetmiyorum.I no longer feel that way about you.
Aynı mı hissediyorsun?Do you feel the same way?
Aynı şekilde mi hissediyorsun?Do you feel the same way?
Ben de aynı şekilde hissediyorum.I also feel the same way.
Tom hâlâ rahatsız hissediyordu.Tom still felt uncomfortable.
Ben de çok aç hissediyorum.I feel very hungry, too.
Ben de çok uykulu hissediyorum.I feel very sleepy, too.
Ben de çok yorgun hissediyorum.I feel very tired, too.
Yarın daha iyi hissedeceksin.You'll feel better tomorrow.
Tom'suz kaybolduğumu hissettim.I felt lost without Tom.
Bugün romantik hissediyorum.I feel romantic today.
Hiç yorgun hissetmiyorum.I don't feel at all tired.
Şimdi yorgun hissediyorum.Now I feel tired.
Tehdit edildiğini hissediyor musun?Do you feel threatened?
Tehdit edildiğini hissettin mi?Did you feel threatened?
Çok güçlü hissediyorum.I feel very strong.
Tom aynısını hissettiğini söyledi.Tom said he felt the same.
Daha güvenli hissettim.I felt safer.
Şimdi rahatlamış hissediyorum.Now I feel relieved.
Bizi yaşlı hissettiriyorsun.You make us feel old.
Bana yaşlı hissettiriyorsun.You make me feel old.
Tom yaşlandığını hissediyordu.Tom felt that he was getting old.
Tom nasıl yaşlı hissedeceğini merak etti?Tom wondered how it would feel to be old.
İyi hissettiğinden emin misin?Are you sure you feel OK?
Şu anda gerçekten iyi hissediyorum.I feel really good right now.
Şimdi gerçekten iyi hissediyorum.I feel really good now.
Tom sabahleyin neden her zaman bu kadar yorgun hissettiğini merak ediyordu.Tom wondered why he always felt so tired in the morning.
Sen sadece akşamdan kalmasın. Öğle yemeğinden sonra daha iyi hissedeceksin.You're just hungover. You'll feel better after lunch.
Fransızcamın geliştiğine dair içimde bir his var.I have the feeling that my French is improving.
Önemli hissediyorum.I feel important.
Tom'un burada olmayacağına dair içimde bir his vardı.I had the feeling that Tom wasn't going to be here.
Hiç suçlu hissediyor musun?Do you ever feel guilty?
Çok suçlu hissediyorum.I feel very guilty.
Neredeyse suçlu hissediyorum.I almost feel guilty.
Şimdi suçlu hissediyorum.Now I feel guilty.
Elbette suçlu hissediyorum.Of course, I feel guilty.
Meltem iyi hissettiriyor.The breeze feels good.
Ben o hisse sahiptim.I had that feeling.
Peki gerçekten nasıl hissettiniz?So how did you really feel?
Hissetme şeklini anlıyorum.I understand the way you feel.
Şimdi nasıl hissettiğimi biliyorsun.Now you know how I feel.
Ben depremi hissettim.I felt the earthquake.
Tom diğer çocukların yaptığını yapması gerektiğini hissetmedi.Tom didn't feel he should do what the other children were doing.
Tom senin hissettiğin gibi onun hakkında aynı şekilde hissediyor mu?Does Tom feel the same way about that as you do?
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapabileceğini hissetmiyordu.Tom didn't feel he could do what Mary was asking him to do.
Rahat hissetmek istedim.I wanted to feel comfortable.
Midem şişkin hissediyor.My stomach feels bloated.
Bir şey hissetmiyor musun?Don't you feel anything?
Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahcup hissettim.My fiancee arrived without notifying me beforehand, and I felt embarrassed.
Herkes bir şey yapmak zorunda olduğunu hissetti.Everybody felt they had to do something.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
Ben kendimi bütün hayatımda hiç daha gururlu hissetmedim.I have never felt prouder in my whole life.
Bu beni çok daha iyi hissettirir.This makes me feel a lot better.
Ben sensiz kaybolmuş hissettim.I felt lost without you.
Ben onsuz kaybolmuş hissettim.I felt lost without him.
Nasıl hissettiğin onlara söyledin mi?Have you told them how you feel?
Nasıl hissettiğini ona söyledin mi?Have you told him how you feel?
Bu beni onlara yakın hissettirdi.It made me feel close to them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hiş ile cümle - Sayfa 36 - hiş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App