Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir şey hissettiğimi biliyordum.I knew I felt something.
O bana güzel bir his verdi.It gave me a nice feeling.
Birlikte güvende hissedebileceğim birine ihtiyacım var.I need someone who I can feel safe with.
Hissettiğim bu.That's how I feel.
Böyle hissediyorum.That's how I feel.
Nasıl hissettiğimi bilmiyorum.I don't know how I feel.
Ben senin hissettiğin her şeyi hissedebilirim.I can feel everything you feel.
Sonunda her şeyin altında gibi olduğunu hissediyorum.I finally feel like everything's under control.
Tom, Mary'ye onun için hisleri olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had feelings for her.
Onlar tarafından tehdit edildiğimi hissettim.I felt threatened by them.
Bu beni Tom'a yakın hissettirdi.It made me feel close to Tom.
Tom hakkında nasıl hissettiğimden hâlâ emin değilim.I'm still not sure how I feel about Tom.
Tom terfi aldıktan sonra kendini çok iyi hissediyordu.Tom was feeling on top of the world after getting a promotion.
Tom bir terfi aldıktan sonra kendini dünyanın tepesindeymiş gibi hissediyordu.Tom was feeling on top of the world after getting a promotion.
Siz üçünüz yine dışarı giderseniz daha mutlu hissederim.I'd feel happier if you three went outside again.
Tom öfke dışında hiçbir şey hissetmedi.Tom felt nothing except anger.
Hiç daha güçlü hissetmedim.I've never felt stronger.
Tom kendini daha iyi hissetmeye başladı.Tom began to feel better.
Bu seni daha iyi hissettirmeli.That should make you feel better.
Tom'un dehşetini hissedebiliyorum.I can feel Tom's terror.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Kendimiz hakkında gerçekten iyi hissediyoruz.We feel really good about ourselves.
Kendimi bu konuda gerçekten iyi hissediyorum.I feel really good about this.
Kendimi bu konuda çok iyi hissetmiyorum.I don't feel very good about this.
Ben senin kendini çaresiz hissettiğine eminim.I'm sure you feel helpless.
Kendimi far ışığı tutulmuş bir geyik gibi hissettim.I felt like a deer in the headlights.
O çok harika hissetmiş olmalı.That must've felt so great.
Hayat kurtarmak harika hissettiriyor.Saving lives feels great.
Onu hissedebiliyorum.I can feel that.
O konuda kendimi çok kötü hissediyorum.I feel horrible about that.
Onun için henüz hazır hissetmiyorum.I don't feel ready for that just yet.
Onu herkes hissetti.Everyone felt it.
Ben o konuda kendimi gerçekten iyi hissediyorum.I feel really good about it.
Sen Tom'un nasıl hissettiğini hayal edebilirsin.You can imagine how Tom felt.
Onların nasıl hissettiklerini hayal edebilirsin.You can imagine how they felt.
Tom kendini gittikçe sabırsız hissetti.Tom felt himself growing impatient.
Farklı hissediyorum.I feel different.
Hakkında suçlu hissedeceğim bir şeyim yok.I don't have anything to feel guilty about.
Kendimi gerçekten sana yakın hissediyorum.I'm feeling really close to you.
Ben senin hakkında aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way about you.
Tom senin hakkında aynı şekilde hissediyor.Tom feels the same way about you.
Bugün farklı hissediyorum.I feel different today.
Bugün eğlenceli hissediyorum.I feel funny today.
Ben aynı şekilde hissediyordum.I've been feeling the same way.
Gerçekten bu şekilde hissettiğini bilmiyordum.I truly didn't know you felt this way.
Tom'un onu o kadar kötü hissedeceğine dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom would take it so badly.
Tom histerik bir biçimde gülüyordu.Tom was laughing hysterically.
Tom'un farklı hissettiğini düşünüyorum.I think Tom feels differently.
Tom şirketteki çoğunluk hissedarıdır.Tom is the majority shareholder in the company.
Tom Mary'ye bir şeyler hissediyor.Tom has feelings for Mary.
Tom gittikçe acıktığını hissetti.Tom felt himself getting hungry.
Çok huzursuz hissettim.I felt very uneasy.
Çok düşmanlık hissediyorum.I'm sensing a lot of hostility.
O kadar suçlu hissetmiyorum.I don't feel that guilty.
Bu beni kirli hissettiriyor.It makes me feel dirty.
Opera hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about opera?
Kendimi kötü hissetmem mi gerekiyor?Should I feel bad?
Tom'un bana karşı hisleri var mı?Does Tom have feelings for me?
Bu konuda kendini nasıl hissediyorsun, Tom?How do feel about it, Tom?
Tom için hiçbir şey hissetmiyor musun?Don't you feel anything for Tom?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod