Tom'un ne yapmak istediğime dair hiçbir fikri yok.Tom has no idea what I intend to do.
Tom'un Mary'nin pazartesi akşamları nereye gittiği hakkında hiçbir fikri yok.Tom has no idea where Mary goes on Monday evenings.
Gidecek hiçbir yer yok.There's nowhere to go.
Gidecek hiçbir yerimiz yok.We have no place to go.
Gidecek hiçbir yerin yok.You've got nowhere left to go.
Tom hiçbir şey satın almayacak.Tom isn't going to buy anything.
Tom'un burada ne olduğu konusunda hiçbir fikri yok.Tom has no idea what's going on here.
Tom'un burada olacağıma dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea I'd be here.
Tom'un gizlenmek için hiçbir nedeni yok.Tom has no reason to hide.
Bunu yapan kişinin Tom olduğuna dair aklımda hiçbir şüphe yok.There's no doubt in my mind that Tom was the one who did it.
Hiçbir yaşam belirtisi yok.There's no sign of life.
Tom bir süre hiçbir yere gitmeyecek.Tom won't be going anywhere for a while.
Hiçbir şey zor bir şeyi basit şekilde açıklamak kadar zor değildir.Nothing is as difficult as explaining something difficult in a simple manner.
Hiçbir dil Japonca kadar güzel değildir.No language is as lovely as Japanese.
Başka hiçbir dil Japonca kadar güzel değildir.No other language is as beautiful as Japanese.
Hiçbir şeyden suçlu değilim.I'm not guilty of anything.
Su olmadan hiçbir yaratık yaşayamaz.Without water, no creature could live.
Hiçbir şey kaybolmaz, hiçbir şey yaratılmaz, her şey dönüşür.Nothing is lost, nothing is created, everything is transformed.
Hiçbir yıldız o gece görülmedi.No star was seen that night.
Tom kendini savunmak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to defend himself.
Rus dilinde özgürlük için hiçbir sözcük yoktur.There is no word for liberty in the Russian language.
Matematikte hiçbir inanç yoktur.There are no creeds in mathematics.
Tom hiçbir şeyden şüphelenmedi.Tom never suspected anything.
Tom Mary'nin kim olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea who Mary is.
Tom'un bu kadar güçlü olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom was so strong.
Bu gerçekten hiçbir anlam ifade etmiyor.That doesn't really make any sense.
Tom hâlâ Mary'nin nerede olduğu konusunda hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he still has no idea where Mary is.
Dalkavukluk seni hiçbir yere götürmez.Flattery will get you nowhere.
Hiçbir insan bir ada değildir.No man is an island.
Seni hiçbir şeyle suçlamıyordum.I wasn't accusing you of anything.
Fransızlar hiçbir şeyin imkansız olduğuna inanmıyor.The French believe that nothing is impossible.
O, ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyor.She doesn't know anything about her family.
Tom'un aradığı şey hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what Tom was looking for.
Polis hiçbir kanıt bulmadı.The police found no evidence.
Hiçbir şey seni korkutuyor gibi görünmüyor.Nothing seems to scare you.
Hiçbir insan bundan rahatsız değil.It's not bothering anyone.
Tom hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.We don't know anything about Tom.
Tom'la hiçbir yere gitmiyorum.I'm not going anywhere with Tom.
Tom'a hiçbir şey söylemek zorunda değilim.I don't have to say anything to Tom.
Tom'la ilgili fiziksel olarak yanlış olan hiçbir şey yok.There's nothing physically wrong with Tom.
Tom'la hiçbir koşulda poker oynama.Don't, under any circumstances, play poker with Tom.
Hiçbirimiz Tom'la tanışmadık.None of us have met Tom.
Tom'a hiçbir şey söyledin mi?Did you say anything to Tom?
Buradan çıkmanın hiçbir yolu yok.There's no way out of here.
Çalışacak hiçbir yer yok.There's nowhere to run.
Sınavı geçmede hiçbir sorunu olmamalı.She shouldn't have any problem passing the exam.
Hiçbir şey yapmadığına emin misin?Are you sure you didn't do anything?
Hiçbirimiz onları göremeyiz.None of us can see them.
Ben işsizim ve bu yüzden hiçbir şey biriktiremiyorum.I'm unemployed and so I'm unable to save anything at all.
Hiçbir şey söylememem için bana yemin ettirdi.She made me swear not to say anything.
Onlar hiçbir şey söylememem için bana yemin ettirdiler.They made me swear not to say anything.
Yemin ederim, hiçbir şey olmadı.I swear, nothing happened.
Benim çantam hiçbir yerde bulunmadı.My bag was nowhere to be found.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.The breakwater had no effect against the tsunami.
Ağlamak hiçbir şeyi çözmeyecek.Crying won't solve anything.
Ağlayarak hiçbir şeyi çözemezsin.You won't solve anything by crying.
Ağlaman hiçbir şeyi çözmeyecekYour crying won't solve anything.
Güzelliğin en mükemmel tarafı, hiçbir resimle tarif edilememesidir.The best part of beauty is that which no picture can express.
Kusura bakmayın ama, anlattıklarınızın hiçbir önemi yok.Don't take this the wrong way, but what you have related doesn't matter.
Aileden hiçbiri difteriye karşı aşılanmadı.None of the family had been inoculated against diphtheria.