hiçbir zaman ile cümle

hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir çoğunuzun hiçbir zaman bir silahın yakınında olmadığı gerçeğini kucaklayalım.Let us cherish the fact that probably most of you have never been close to a gun.
Evet, iyi olabilirdi, yalnız oyun hiçbir zaman piyasaya sürülmedi.Well, it would have been except the game never got released.
Böylece hiçbir zaman tastamam yanıtlar yoktur.So, there are never complete answers.
Hiçbir zaman para kazanamadılar.They've never made money.
Benim eşim için ise: istersen üç katı ye hiçbir zaman kilo almayacaksın, demek.For my wife: eat three times as much and you never put on any weight.
Hiçbir zaman.Never have been.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.The flying car which never got off the ground -- it was a post-war dream.
Hiçbir zaman bilemeyeceđiz artýk.I don't understand. Why?
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››He says in his heart, "I shall not be shaken. For generations I shall have no trouble."
Ya RAB, sana sığınıyorum, Utandırma beni hiçbir zaman!In you, Yahweh, I take refuge. Never let me be disappointed.
Kurallarını yerine getireceğim, Bırakma beni hiçbir zaman!I will observe your statutes. Don't utterly forsake me.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.The righteous will never be removed, but the wicked will not dwell in the land.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.The officers answered, "No man ever spoke like this man!"
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.But my mercy shall not depart away from him, as I took it from Saul, whom I put away before thee.
Ya RAB, sana sığınıyorum. Utandırma beni hiçbir zaman! Adaletinle kurtar beni!In thee, O LORD, do I put my trust; let me never be ashamed: deliver me in thy righteousness.
Dediler ki: "Ey Musa biz, onlar durduğu sürece hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz.They said: "O Moses, we shall never, never enter so long as they are there.
Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma.Never set foot in that place.
Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.Not more than error are the prayers of infidels.
Orada hiçbir zaman namaz kılma.Never set foot in that place.
İnan olsun, sapıtmışlardır onlar; hiçbir zaman doğruyu ve güzeli bulamazlar.Misguided are they surely, and will never come to guidance.
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.Never thinking he will return.
Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in dinine (uyarız) ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadı."We follow the way of Abraham the upright, who was not an idolater."
Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de.The Christ will never disdain to be a votary of God, nor will the angels close to Him.
De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz.Tell them: "Nothing can befall us except what God decrees.
Biz hiçbir zaman zalim olmadık.For We are never unjust.
Öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık.To advise; and We never oppress.
Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Onlardan ölen birinin namazını hiçbir zaman kılma, mezarı başında durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler.And they will never wish there for, because of that which their hands have sent forward.
Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.Nor are they from the wrong- doers far away.
Şöyle dedi: "Bunun, hiçbir zaman yok olacağını sanmam."He said: "I think not that this will ever perish.
Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar.On them shall be no fear, nor shall they grieve.
O infak ettikleriniz sizden hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir kavimsiniz.Verily, you are ever a people who are Fasiqun (rebellious, disobedient to Allah)."
Fakat elleriyle kazandıkları suçlardan dolayı hiçbir zaman dilemezler.But they will never wish for it, because of what their hands have forwarded.
Ellerinin önden gönderdiği şeyler yüzünden ölümü hiçbir zaman istemeyeceklerdir.But they will never wish for it, because of what their hands have forwarded.
Fakat elleriyle işledikleri yüzünden onu hiçbir zaman temenni edemiyecekler.But they will never wish for it, because of what their hands have forwarded.
Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı.But then He cried out in the darkness, “There is no god but You!
Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
Ve hiçbir zaman müşriklerden olmadı.And he was never one of those who associated others with Allah in His Divinity.
Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki! [6,59]For surely, We were not away from them.
O, hiçbir zaman şirk koşanlardan olmadı.He was not among the idolaters'
Sizinle ilgili olarak hiçbir zaman kimseye boyun eğmeyeceğiz.We willnever obey anyone against you.
O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”He was not among the idolaters'
O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.He was not a pagan.
Sonuç olarak & KDE; ’ yi kullanırken komut satırı hiçbir zaman uzağınızda olmaz.So, in conclusion, the command line is never far from view when you're using & kde;.
Bilinmeyen birleştirme işlemi. (Bu, hiçbir zaman oluşmamalı!)Unknown merge operation. (This must never happen!)
& Hiçbir Zaman& Never
Hiçbir zaman araba satıcılarına veya politikacılara güvenme.Never trust car salesmen or politicians.
Hiçbir zaman yeterli belleğe ya da disk alanına sahip olamazsınız.You can never have too much memory or disk space.
Saraybosna'da yaşayan Selma Guniç SETimes'a "Hiçbir zaman bir ulusu kayırmadı."He never favored one nation.
Danışman Geybulla Ramazanoğlu, "Biz hiçbir zaman Taliban'la yol arkadaşı olmadık."We have never worked with the Taliban.
Amerika Birleşik Devletleri, tarihinde hiçbir zaman bu değerde bir banknot basılmadı.The United States has never issued currency of that denomination.
Oriç, "Srebrenica'da Müslümanların suç işlediğine hiçbir zaman inanmadım."I've never believed that Muslims committed crimes in Srebrenica.
"Hiçbir zaman önyargılı muamele görmedim." diye de vurguladı, Petrova."I have never been treated with prejudice," she stressed.
Geybulla Ramazanoğlu SETimes'a verdiği demeçte, sürecin hiçbir zaman durmadığını söyledi.The process has never been halted, Geybulla Ramazanoglu told SETimes.
Karar, hiçbir zaman unutulmamış bir skandalla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi.The ruling has reignited debate over what had become an all-but-forgotten scandal.
Barış müzakereleri hiçbir zaman kolay olmaz.Peace negotiations never are.
Hayatım hiçbir zaman bugünkünden daha kötü olmamıştı”, dedi.My life has never been worse than it is now," Djokic told reporters.
Fakat yine de en önemlisi, sanattan hiçbir zaman vazgeçmemek.However, the most important thing is not to give up art at any moment.
Alınan önlemler ve yürütülen faaliyetler hiçbir zaman yeterli olmuyor.The measures and activities undertaken are never enough.

İlgili Sayfalar