hiçbir zaman ile cümle
hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat hiçbir zaman bir kahin olduğunu savunmamıştır, bilakis buna sürekli karşı çıkmıştır.Nikada nije izazivao nikoga na duel bez obzira koliko su ga vrijeđali što je tada bio običaj.
Bunların ilki hiçbir zaman kanıtlanamayan dayanaksız bir rüşyet iddiasıydı.Ovo je povijesno prvi problem za koji je mogla biti dokazana nerješivost.
Vampirler hiçbir zaman uyumazlar.Niektorí upíri však nespia nikdy.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Môj zločin je to, že som šikovnejší ako vy, čo je vec, ktorú mi nikdy neodpustíte.
Orada müzik hiçbir zaman susmamıştır.Hudba nie je od nás nikdy ďaleko.
Gorgoroth grubunun eski vokalisti Gaahl, "Black Metal hiçbir zaman dinleyiciye ulaşmak için değildi....Spevák skupiny Gorgoroth Gaahl vraví: „black metal sa nikdy nepokúšal získať fanúšikov….
Ancak 'futbol sahası görüntüleri' hiçbir zaman kamuoyuna gösterilmedi.Na futbalovom ihrisku som nebol nikdy sám."
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Nikdy som nemala problém s tým, ako vyzerám.
En yoksullar hiçbir zaman askere alınmıyordu.Väčšina jej príslušníkov nebola nikdy ozbrojená.
Ancak hiçbir zaman gerçek açıklanmamıştır.Vyzerá to však tak, že úplnú pravdu sa už nikdy nedozvieme.
Hiçbir zaman iyileşmedi, hayatının sonuna kadar sağlıksız kaldı, sonunda cüzzam başladı.Nikdy sa úplne neuzdravila a postupne sa stala invalidnou po zvyšok svojho života.
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.Nie je presne isté, akú dlhú dobu Langdarma vládol.
Aslında, bu tip yönetim hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanamadı.Táto forma vlády nebola v úplnosti nikdy uvedená do praxe.
Bu albüm hiçbir zaman renklendirilmemiştir.Tento album kapela nikdy nepokrstila.
Ancak hiçbir zaman yeterince lokomotif ve vagon ele geçirilemedi.Nikdy však nedokázali postaviť dostatočne konkurencieschopné auto.
Anderson hiçbir zaman sürücü ehliyeti almamıştır.Je zaujímavé, že tento priekopník automobilizmu nikdy nevlastnil vodičské oprávnenie.
Fakat bu geri çekiliş hiçbir zaman bozguna dönüşmemiştir.Tento spôsob vymáhania nikdy nezlyhal.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Sám básnik neskoršie priznal, že hudbe nikdy nerozumel.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.A možno je skutočná pravda niekde úplne inde, ale tú sa nám možno nikdy nepodarí nájsť.
Hayâtının belki de en büyük trajedisi, hiçbir zaman ümîdettiği yüksek mevkîye sâhip olamamasıydı.Bez neho by sa najslávnejšie hity nikdy hitmi nestali tak, ako ich poznáme.
Örneğin, "hiçbir zaman uyumayan kent" deyişi New York'u anımsatmaktadır.New Yorku sa vďaka čulému nočnému životu niekedy hovorí Mesto, ktoré nikdy nespí.
Resmi olarak kamuya hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.Odboru sa prakticky nikdy profesionálne nevenoval.
Sonuç olarak Kızıl Ordu sınır birlikleri hiçbir zaman teyakkuz duruma getirilmedi.Predpokladaná pomoc Červenej armády nikdy nedorazila.
Ne yazık ki bunu hiçbir zaman başaramadı.To sa mu ale nikdy nepodarilo.
Ancak savaşın devam etmesi nedeniyle, hiçbir zaman sınır anlaşması yapılamadı.Vzťah preto nikdy neprerástol hranice priateľstva.
Park bugün daha önce köşkün geçmişte hiçbir zaman parçası olmamış bir kısım alanı da içermektedir.Zanikol už aj park, ktorý bol kedysi jeho súčasťou.
Onu tavlamayı hiçbir zaman başaramaz.Jej hluchota ju nikdy nezväzovalo.
Şah Abbas suikaste uğramak saplantısından hiçbir zaman kurtulamadı.Skupina ABBA nikdy oficiálne verejne neohlásila svoje ukončenie.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Misia nebola nikdy formálne zrušená.
Yaptığı söylevler hiçbir zaman Sovyetler tarafından kamuoyuna açıklanmadı.Žiadne z týchto pomenovaní nebolo nikdy použité sovietskymi orgánmi.
Osmanlılar bu durumdan hiçbir zaman hoşnut kalmadılar.Rick nebol nikdy na túto skladbu hrdý.
1953 senesinde ateşkes sağlandı; ama bu ateşkes hiçbir zaman Güney Kore ve Kuzey Kore tarafından imzalanmadı.V roku 1953 sa vojna skončila, ale k podpisu prímeria nikdy nedošlo.
Ama, ölenlerin gerçek sayısı görünüşe göre hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek.Presné údaje o počtoch padlých na oboch stranách sa už zrejme nikdy nepodarí presne zistiť.
Ama bu bilgi hiçbir zaman kesinliğe ulaşmadı.Tieto informácie sa ale nikdy nepotvrdili.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.To by si ale vyžadovalo úplne prebudovanie Milána, čo sa samozrejme nikdy nestalo.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Delovno mesto je kasneje postalo trajno in Jaspers se nikoli ni vrnil h klinični praksi.
Valens'in doğu seferi planları hiçbir zaman hayata geçmedi.Valensovi načrti za pohod proti vzhodu se niso nikoli uresničili.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Vloga cesarja v cerkvenih zadevah se nikoli ni razvila v nespremenljiv, zakonsko določen sistem.
Kıta Avrupası'nda çok popüler olan barok tarz, hiçbir zaman İngiliz zevkine dahil olmadı.Baročni slog, ki je bil priljubljen v celinski Evropi, ni bil nikoli resnično po angleškem okusu.
Hiçbir zaman konuşmaz.Kakorkoli že, nikoli ni spregovorila.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.V šolo ni hodil redno.
(XXXI.12) Cesedi hiçbir zaman bulunamamış ve düzgün bir şekilde gömülmemiştir.Njegovega trupla niso nikoli našli in primerno pokopali.
Ancak hiçbir zaman gerçek açıklanmamıştır.Kaj se je v resnici zgodilo, ni bilo nikdar pojasnjeno.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.V južni Ameriki in Avstraliji srakoperjev ni.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Nikdar se ne kuha v mesni juhi.
Sovyet insanlı yörüngesel uçuşları hakkında hiçbir kanıt hiçbir zaman ortaya çıkmadı.Sovjetski sateliti niso pokazali nobenega zgoščenega vojaškega skupka.
Ancak şehir hiçbir zaman sur içine alınmadı.Kljub temu Nora ni bila nikoli prestrašena.
Aralık 1871'de hastalandı ve hiçbir zaman tamamen iyileşmedi.8. decembra 1868 je težko zbolel in ni več okreval.
Ayrıca xin kendisi ile nokta çarpımı hiçbir zaman negatif olmaz.Tačku in njegovemu najboljšemu prijatelju ni nikoli dolgčas.
Bu iddia bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman doğrulanmamıştır.Pogojno zato, ker tega ni potrdil še noben drug neodvisen vir.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Zakon je svetu dovolil zvišanje davkov, čeprav te moči ni nikoli izkoristil.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Po vsej Indiji najbrž nikoli ni bilo razširjeno.
Asıl olarak doktorluk eğitimi almıştır fakat hiçbir zaman mezun olamamıştır.Po izobrazbi je profesorica, vendar ni nikoli poučevala.
Birleşik Krallık'ta, lezbiyenlik hiçbir zaman yasadışı olmamıştır.V Angliji inkvizicija nikdar ni bila vzpostavljena.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Posnetka pa nikdar niso uradno izdali.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.Zgleda, da ga križarji niso nikoli osvojili.
Bu dönemden hiçbir zaman kurtulamadı.Nikoli ni zamudil nobene priložnosti.
Yahudiler hiçbir zaman yok edilemedi.Nakit nikoli ni bil najden.
Bu damarlar bazen birbirleriyle kesişmekte, ancak hiçbir zaman düzgün bir ağ oluşturmamaktadırlar.Včasih so se pisave delile v linearne (črtne) in nelinearne (nečrtne).
Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz çünkü Beth artık yaşamıyor."Zame ne bo nikoli več isto stopiti na oder, ker je bila Sandy najboljša in jo bom za vedno pogrešala."