hiçbir zaman ile cümle

hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.Từ năm 1971, chương trình vũ trụ của Liên Xô không bị tổn thất nào nữa.
ABD Ordusu bu arabaya hiçbir zaman ilgi göstermedi.アメリカ陸軍がこの車輌に関心を向けることは全くなかった。
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.学校に通った事はない。
Fakat insan ruhu hiçbir zaman yeniden hayvan bedeninde doğmaz.また動物霊は二度と同じ種類に生まれることはない。
Bu durum hiçbir zaman değişmez.今回もそれは、決して変わりません。
Dolayısıyla kârlar satıcılar için hiçbir zaman realize olmamıştır.そのため、売り手において利益は全く認識されていなかった。
Kıta Avrupası'nda çok popüler olan barok tarz, hiçbir zaman İngiliz zevkine dahil olmadı.ヨーロッパ大陸で人気のあったバロック様式は、真にイングランド人の趣味に合わなかった。
Marzılline yanıt olarak onunla hiçbir zaman evlenmeyeceğini söyler; çünkü Fidelio'ya aşıkdir.しかし彼女は「絶対結婚しない、フィデリオに夢中だから」と返事する。
Yugoslavya SFC hiçbir zaman Doğu Bloku veya Varşova Paktı'nın bir parçası olmamıştır.ユーゴスラビアは「東側諸国」やワルシャワ条約機構加盟国になったことがない。
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.常に眼鏡を手放さない。
Karabük'e gelmekten hiçbir zaman pişman olmadım.パチスロで損をしたことはない。
Örneğin; bir reel sayının mutlak değeri, hiçbir zaman negatif değildir.例えば、実数の絶対値は常に非負であって、それは必ずしも正である必要はない。
Ama hiçbir zaman başım belaya girmedi.但し、大きな問題となったことはない。
Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz.諸君は決して自己弁解に陥ってはいけない。
Ama çözümleyici makine hiçbir zaman tamamlanamadı.しかしタイムマシンは絶対に完成しない。
Anderson hiçbir zaman sürücü ehliyeti almamıştır.車の免許を取得した事は一度もない。
Ancak, gerçek hiçbir zaman tam olarak aydınlatılamamıştır.しかしその実態はかならずしも明らかにされていない。
Hiçbir zaman Alman Komünist Partisi üyesi olmadı.ドイツ民主共和国(東ドイツ)は、大会に参加したことはない。
Kendisi hiçbir zaman bulaşık yıkamazdı.髪を自分で洗ったことがない。
Yeminlerini yerine getirmedikleri sürece ruhları hiçbir zaman huzura ermesin istedi.脱魂状態にある間、彼女の目は決して瞬きしなかった。
Bu noktada kalabileceğimize hiçbir zaman inanmadım."「まさかこんなに時代に残るとは思ってもみませんでした。
"Hiçbir zaman Krynn'e dönemeyeceksin!作詞・作曲・編曲:ツキダタダシ never stop again!
Barks hiçbir zaman Rockerduck'a bir köken vermedi.^ だが日笠はドムドムハンバーガーを一度も食べた事が無い。
Ancak suikast emrini verenlerin kim olduğu hiçbir zaman anlaşılamadı.依頼を落札した殺し屋が誰で、どうなったかは不明。
Pigme ispermeçet balinaları hiçbir zaman büyük ölçülerde avlanmamışlardır.コマッコウが大規模な捕鯨の対象とされたことはない。
Ama onlar hiçbir zaman birbirine kavuşamazlar.ただ、決して仲が悪いわけではない。
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.私の罪は、人を出し抜く罪、決して人が許さない何かだ。
Ancak 9. katın yapımı hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.9面での破壊は絶対に不可能。
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.ウィックの遺体は最後まで発見されなかった。
Ancak askerler bu tutmunu hiçbir zaman affetmemişlerdir.兵そのものの志気は決して心配なし。
Mart 1990 yılında New York Modern Sanat Müzesi 'nde bir gösterildi, ama sinemalarda hiçbir zaman yayınlanmadı.作品は2018年に東京国立近代美術館フィルムセンターで上映されたが、未だDVDは未発売だ。
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.しかしその手紙の返事が来たことは一度もない。
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.彼は法律家として独立することはなかった。
Hiçbir zaman bu savaşın havadan kazanılacağını düşünmedim" dedi.この戦、必ず勝てるであろうな」と喜んだ。
Gauss'a bu teorinin takibe değer olup olmadığını sordu fakat Gauss hiçbir zaman cevaplamadı.ガウスに対して定理へのアプローチが追究する価値があるか尋ねているが、ガウスは返答しなかった。
Hiçbir zaman oturup bir müzik parçasını okuyamadım.ただし一度も聴いたことのない曲は演奏できない。
Standart hiçbir zaman sonuçlandırılamamış olmakla beraber ITU-R BT.709-2 ("Rec.ITU-Rの勧告BT.709-2 (ITU-R BT.709-2) で定められたsRGBはその例である。
Giyotin, Amerika Birleşik Devletleri'nde hiçbir zaman kullanılmaz.フラゾリドンはアメリカ合衆国では現在使用されていない。
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.オスカーを邪道だと言い、オスカーには決して足を向けない。
Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz çünkü Beth artık yaşamıyor."私は決して再び描くことはできない」とエッティは語っている。
Vücutları kuvvetli yapıda ve hiçbir zaman düz değildir.機体は非常に強固であり、破壊されることは決してない。
İngilizce'de sanırım hiçbir zaman, Almanca'daki gibi kendimi evimde hissetmeyeceğim.英語の no、フランス語の aucun、ドイツ語の kein などがそうである。
Seferin başlamasından önce öldüğünden kuzey seferi planı hiçbir zaman harekete geçirilemedi.どんな場所だろうと、私が到着するまで決して始めさせることはなかったのだ。
Ayrıca bundan dolayı hiçbir zaman insanlara güvenememiştir.そのため、女性に依存するようなことは決してない。
Ayna filminin hiçbir zaman resmi ilk gösterimi yapılmadı.主観視点の映画を見たことがなかった。
Bu tezatlık içinde Arap hava kuvvetleri hiçbir zaman etkili bir saldırı gerçekleştirmeyi beceremedi.結局、ドイツ空軍はこの大空襲を阻止することができなかった。
T18 hiçbir zaman cephede kullanılmadı.T18は戦闘に全く投入されていない。
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!『Fallout』において、呪いは解けず、レッドソックスは2077年まで優勝できないことになっている。
TV serilerinde hiçbir zaman tam adıyla çağırılmamıştır.原作では名前で呼ばれたことは一度もない。
Hırslı, hiçbir zaman pes etmeyen ve kaybetmek nedir hiç bilemeyen bir adamı harika canlandırmıştır.永遠に続くものを願い、失ったものに不平を言うのは易しい。
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.ドワーフでは珍しく酒を飲まない。
Ama hiçbir zaman hayatımın bir parçası olmadı.だって、私は私の人生の中であなたを傷つけたことは一度もありませんでしたもの。
Ama hiçbir zaman Rus tahtına çıkamadı.そのまま彼は二度とロシアの地を踏むことはなかった。
Hiçbir zaman ekranın tamamen kapanmasına bir anda izin vermemeyi geliştirdi.原稿の完成度が低い スクリーントーンがしっかり貼られていない。
Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik.无论马克思或我都从来没有肯定过比这更多的东西。
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.然而,從未研究過酒或鹽成分所帶來的影響。
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.1.0版本从未公开过,因为存在严重的安全漏洞。
Müller ona hiçbir zaman kızının isteklerine aykırı bir şahsi karar vermeyeceğini bildirir.但是米勒告诉他,自己永远不会违背女儿的意愿。
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.她一直沒有上過學。
İki imparatorluk hiçbir zaman tüm ordularıyla karşı karşıya gelmedi.两位女王始终没有见过面。

İlgili Sayfalar