hiçbir zaman ile cümle
hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Üç farklı renkteki altıgenlerde duran filler hiçbir zaman aynı kareleri işgal edemez.A három különböző színű futó sohasem találkozhat.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.A szigetországban soha nem tartották bűnnek a homoszexualitást.
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Ennek ellenére a zenekar hivatalosan sosem oszlott fel.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.György egészsége soha nem jött már teljesen rendbe.
Çünkü bu sınırın ötesinde kalan cisimlerin yaydığı ışık bize hiçbir zaman ulaşamayacaktır.Az eseményhorizont mögött elinduló fénysugarak soha nem lépik át az eseményhorizontot.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Soha nem mutat ki érzelmet.
Giyotin, Amerika Birleşik Devletleri'nde hiçbir zaman kullanılmaz.Smithson maga soha nem járt az Egyesült Államokban.
Ancak bana göre, savaş hiçbir zaman çözüm olamaz, olmamalı.Sosem tagadtam, hogy az erőszak elkerülhetetlen, nem is tehetném.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.A gyilkost sosem fogták el.
Gandi büyük bir suçluluk duydu ve kendini hiçbir zaman affedemedi.Monk a történtekért önmagát hibáztatta, sohasem tudott magának megbocsátani.
Ama onlar hiçbir zaman birbirine kavuşamazlar.Igazából sohasem békültek ki egymással.
Ama ne olursa olsun bir köpek hiçbir zaman bağlı bırakılmamalıdır.Természetesen ennek ellenére semmikor se hagyjuk egyedül egy kisgyermeket bármilyen kutya társaságában!
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Mint ha sohase hagynád abba...
Birçok hikâyede Superman'i yenmeye çok yaklaşmış olsa da onu hiçbir zaman yenememiştir.Räikkönen bár sokszor is nagyon közel került Verstappenhez, nem tudta megelőzni.
Bu iddia bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman doğrulanmamıştır.Állításait független forrásból nem erősítették meg.
Hiçbir zaman Alman Komünist Partisi üyesi olmadı.Cseh kormánykoalíciónak soha nem volt tagja.
Alfa dişisi hiçbir zaman bu işi yapmaz.Az újvilági alfaj soha nem képez ekkora csapatokat.
Hayâtının belki de en büyük trajedisi, hiçbir zaman ümîdettiği yüksek mevkîye sâhip olamamasıydı.Lehet, hogy sem te, sem elméleted soha életedben nem fogja megkapni azt a figyelmet, amelyet megérdemel.
Ama, ölenlerin gerçek sayısı görünüşe göre hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek.Az áldozatok pontos száma valószínűleg sohasem fog kiderülni.
Aynı zamanda hep kış olmasına rağmen Noel Bayramı hiçbir zaman gelmemektedir.Például az összes téli hónapban, sőt még márciusban is, nem feltétlen csak karácsonykor.
Hareketin yönünü değiştirebilir ama hiçbir zaman hızı değiştiremez.A járásmódot a futásig lehet gyorsítani anélkül, hogy ritmusa megváltozna.
Karabük'e gelmekten hiçbir zaman pişman olmadım.Nincs jele annak, hogy Mocsáry valaha járt volna Karánsebesen.
Yahudiler hiçbir zaman yok edilemedi.A zsidókat az árják sohasem üldözték.
Yaptığı söylevler hiçbir zaman Sovyetler tarafından kamuoyuna açıklanmadı.A nyomdát a szovjet hatóságok soha sem fedezték fel.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Soha többé nem lesz ilyen hősünk.”
Ancak Sovyet Sarayı projesi hiçbir zaman gerçekleştirilememiştir.A császári palota azonban soha nem készült el.
“Dünya” hiçbir zaman imâmsız kalamaz ve de kalmayacaktır.A világ örökké létezni fog, mi viszont nem!
Bu karar hiçbir zaman onun dini üstleri tarafında anlaşılamadı.Mindig is ellentmondásos volt soha nem képezte részét az egyházi dogmának.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Megsérthetett valakit de soha nem csalta meg.
Ama bunu hiçbir zaman umursamadı.Ezt sohasem felejtette el.
Ve bu hiçbir zaman değişmedi."A háború sosem változik.”
"Hiçbir zaman bağnaz Stalinci olmadım".Én személy szerint sohasem voltam kegyetlen.”
Yeniden yapılandırma bizi hiçbir zaman gerçek şehrin içinde dolaşma boyutunu sunamaz.Ezután sosem leszel képes visszatérni egy teljesen én-központú életbe.
Ancak iki taraf hiçbir zaman bir savaş için karşı karşıya gelmedi.Egy halott mellé azonban sohasem tettek két felszerelést.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.Soha nem végzett egyetemet.
İngilizce'de sanırım hiçbir zaman, Almanca'daki gibi kendimi evimde hissetmeyeceğim.Walesiül -nak ejtik, az angolban inkább /kərˈnɑrvən/-ként.
Rubin Kazan, hiçbir zaman Sovyet 1. Ligi'ne yükselemedi.FC Utrecht még sosem esett ki a Holland első osztályból.
Fakat insan ruhu hiçbir zaman yeniden hayvan bedeninde doğmaz.Ez a halhatatlan lélek aztán újjászületik egy gyermek testében.
Aslında, bu tip yönetim hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanamadı.Nem is csoda, hogy ezeknek az intézkedéseknek valójában sohasem sikerült érvényt szereznie.
Bu durum hiçbir zaman değişmez.A háború sosem változik.
Bu başka bir adım ama kendimi hiçbir zaman tekrar etmek istemedim.Többször is beharangozták a folytatást, de azt sosem vetítették.
Pigme ispermeçet balinaları hiçbir zaman büyük ölçülerde avlanmamışlardır.Jan Mayen környékén a vadászat sohasem volt ilyen intenzív.
Yazarın gerçek kimliği yaşadığı dönemde hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır.A szerző életében nem jelent meg.
Yükün hiçbir zaman belirlenen hizmet koşullarını aşmaması gerekir.A követelmények nem garantálják a feltételes várható értéket.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Autodidakta módon képezte magát, sosem ment el zenét tanulni.
Bu ülkede hiçbir zaman tekli olarak yayımlanmadı.Európában hivatalosan sose adták ki lemezként.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Története során sohasem volt önálló község.
Ancak hiçbir zaman tarikat anlamında bir anlayışı benimsememiştir.Érdekes módon a dialógus hiányát soha nem érezzük.
İmparatorluk muhafızları onu Hadrianapolis şehrine götürdüler fakat yaraları tamamen hiçbir zaman kapanmadı.A walesi lázadók elfoglalták Caernarfon városát is, de a várba nem sikerült betörniük.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Újoncként megállták a helyüket és egyszer sem voltak kieső helyen.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Sosem féltem a folytatásoktól.
"Düşmanını hiçbir zaman küçümseme yoksa onları muhasebe edemezsin."És ne feltételezd, hogy az ellenfeled tudatlan – amíg nem győződtél meg róla, hogy nem te vagy az.”
Fakat dinsel bakımdan hiçbir zaman tutucu olmamış ve eserlerinde devamlı düşünce aydınlığı göstermistir.A visszaemlékezések szerint nem látszott rajta félelem, s folyamatosan vidám volt.
Ancak Maydee'yi karısıyla tanışması için hiçbir zaman davet etmez.Amadé sohasem látta viszont anyját.
En sevilen sözü: ...Bu yüzden lanet Red Sox hiçbir zaman şampiyon olamayacak!Christian megemlíti a mondását: „ezért nem nyerhet soha a Red Sox a kupán”.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Gyakorlatilag ez soha nem talált bizonyításra.
Ama bu bilgi hiçbir zaman kesinliğe ulaşmadı.Valószínű, hogy sosem fogjuk megtudni biztosan a választ erre a kérdésre.
Kendisi hiçbir zaman bulaşık yıkamazdı.A Znojmo ezelőtt sosem játszott az élvonalban.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Lehet, hogy sosem kellett volna együtt lenniük.
Çoğu yazar Fairy Fay'in hiçbir zaman var olmadığını kabul eder.Useimmat kirjailijat ovat yhtä mieltä siitä, ettei "Fairy Faytä" ollut koskaan olemassakaan.