hiçbir zaman ile cümle

hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yüzündeki tatlı tebessüm hiçbir zaman eksilmezdi.Причина його синього забарвлення ніколи не пояснювалася в іграх.
Hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın, böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz.Ніколи не пий і не пали, інакше не допоможуть всі решта рекомендацій.
O, hiçbir zaman vatanı milletten ayrı düşünmemiştir.Він так ніколи і не обзавівся власним житлом.
Mahallede hiçbir zaman ağalık ve derebeylik olmamıştır.У селі не було жодної сівалки й жатки.
Hiçbir zaman evlenmemiş ve kadınlarla arasını hep soğuk tutmuştur.Він ніколи не був одружений і не мав тривалих зв'язків із жінками.
Hephaistos'la Hera hiçbir zaman birbirlerini sevmemişlerdir.Гейбл і Ґарбо не подобались один одному.
Vampirler hiçbir zaman uyumazlar.Někteří upíři ovšem nespí nikdy.
Ama hiçbir zaman hayatımın bir parçası olmadı.Ale nikdy nebyl součástí mého života.
Boşta (yüksüzken) hiçbir zaman çalıştırılmazlar.Nelze v něm nic skrýt (záměrně ani omylem).
Çoğu yazar Fairy Fay'in hiçbir zaman var olmadığını kabul eder.Většina autorů se ovšem shodla na tom, že „Fairy Fay“ nikdy neexistovala.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Můj zločin je to, že jsem chytřejší než ty, což je věc, kterou mi nikdy neodpustíš.
Örneğin, "hiçbir zaman uyumayan kent" deyişi New York'u anımsatmaktadır.New Yorku se díky celodennímu ruchu někdy přezdívá „Město, které nikdy nespí“ (The City That Never Sleeps).
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.Ty nevíš, jak zlý je Anubis.
Hiçbir zaman iyileşmedi, hayatının sonuna kadar sağlıksız kaldı, sonunda cüzzam başladı.Nikdy se plně neuzdravila a postupně se stala invalidní po zbytek svého života.
Marjanoviç hiçbir zaman yargılanmadı.Demjanjukovi však nebyla nikdy bezpečně prokázána vina.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Již nikdy to nebude jako dřív.“ .
Grup hiçbir zaman resmi olarak ayrılmadı.Kapela se však nikdy oficiálně nerozpadla.
Karabük'e gelmekten hiçbir zaman pişman olmadım.Žádostem ovšem nebylo nikdy markrabětem vyhověno.
(XXXI.12) Cesedi hiçbir zaman bulunamamış ve düzgün bir şekilde gömülmemiştir.Jeho tělo nebylo nikdy nalezeno ani řádně pohřbeno.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Oni skoro nikdy nebyli svobodní.
Hiçbir zaman Alman Komünist Partisi üyesi olmadı.Nikdy nebyl členem komunistické strany.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.Pohlavní styk mezi ženami nebyl nikdy trestný.
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Skutečný počet obětí se nepodařilo nikdy zjistit.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Tělo Margaret Fuller nebylo nikdy nalezeno.
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.Žádné dva vrcholy (a tedy ani hrany) se přitom neopakují.
Hiçbir zaman konuşmaz.Možná už nikdy nebudu mluvit.
Down, 1890'da çok kere grip nöbetlerine tutulmuş ve hiçbir zaman tam olarak iyileşmemiştir.Roku 1890 ho ranila mrtvice a již se nikdy zcela nezotavil.
Ancak grup eski başarılarını hiçbir zaman yakalayamamıştır.S tímto problémem klub nedokázal dosáhnout svých předchozích úspěchů.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Vždycky mě hrozně štve způsob, jakým hraješ.
Orada müzik hiçbir zaman susmamıştır.Takové pohrdání hudbou zde už nemůže snášet.
Bunun için onu hiçbir zaman affetmeyeceğini belirtir.Ta jí však chladně odvětí, že jí nikdy neodpustí.
Willow hiçbir zaman kendisinin tam olarak kim olduğundan emin olamamıştır.Amber si zase nebyla jistá, komu může věřit.
Yahudiler hiçbir zaman yok edilemedi.Jedině židům nikdy nedovolil vstup.
Ancak, bina hiçbir zaman bu amaçla kullanılmamıştır.Opevnění tedy nikdy nebylo využito ke svému účelu.
Barbuda adasında ise hiçbir zaman şeker üretimi yapılmadı.Pod značkou Packard už nikdy nebyly vyráběny automobily.
Hiçbir zaman kullanıcıya bilgi yollanmaz, paket gönderilmez.Klientovi se tedy zpravidla žádný paket neposílá.
Ne yazık ki bunu hiçbir zaman başaramadı.Ale nikdy se mu to nepodařilo.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Zamýšlené změny mohly být realizovány jen se souhlasem císaře, k čemuž nikdy nedošlo.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Po celou historii MMF tak nelze bez souhlasu Spojených států amerických rozhodnout.
Ancak bu çalışma hiçbir zaman yayımlanmamıştır.Toto dílo ale nikdy nebylo vydáno.
Üç farklı renkteki altıgenlerde duran filler hiçbir zaman aynı kareleri işgal edemez.Nevytvářejte povinná místa, do nichž směřují tři linie stejné barvy.
Hiçbir zaman düzgün bir işi olmayan Karagöz eğitim almamıştır.Mnoho vojákům se nikdy nedostalo řádného výcviku.
Her halûkarda askeri bir centuria tarihi boyunca hiçbir zaman tam olarak yüz kişiden oluşmamıştır.Autenticita veřejného klíče není nikdy stoprocentně spolehlivá.
Karısıyla arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır.Nikdy se s ní také úplně nevyrovnal.
Ama hiçbir zaman uçaksavar topu olarak kullanılmadı.Žádný z B-36 nikdy nebyl bojově nasazen.
Berlin Katedrali, içinde hiçbir zaman bir piskopos yaşamadığı için gerçek anlamda bir katedral değildir.V církevním smyslu nejde o katedrálu, neboť kostel nebyl nikdy sídlem biskupa.
Bu iddia bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman doğrulanmamıştır.Láska na ničem nezávislá nepomine nikdy.
Buna rağmen halk hiçbir zaman Panini'nin gramerini benimsememiştir.Osud mu však nikdy nedopřál získat Stanleyův Pohár.
Ama hiçbir zaman Rus tahtına çıkamadı.Říšskými opatstvími ovšem nikdy nebyly.
Ama bu hiçbir zaman ciddi bir prodüksiyon şeklini almadı.Tento model však nikdy do sériové výroby nevstoupil.
Gerçek yanardağ değildir, hiçbir zaman lav püskürtmezler.Srst je rovná, nikdy se nevlní.
Üretime hazır olsa da hiçbir zaman üretilmedi.Jako samostatný produkt ale nikdy nebyl vyráběn.
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.S tím, co se stalo Sáře, se nikdy nesmířil.
Hiçbir zaman, piyasada çalışmadı.Nikdy se nedostal do výroby.
Öyle ki I. Balkan Savaşı boyunca savaşan ordular, hiçbir zaman hedeflediği sayıya ulaşamadı.Avšak Belgičané, kteří bojovali na severovýchodní hranici své země, se nedokázali udržet dostatečně dlouho.
Fakat köleler ile ilgili bir adım hiçbir zaman atılmadı.Spontánní štěpení u nich však nebylo nikdy pozorováno.
Kuyuya attığı ceset hiçbir zaman bulunamamıştır.Hrob s jeho tělem se nikdy nepodařilo nalézt.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Stěhovali se z jedné zemi do druhé a neměli nikde trvalý pobyt.
Aslında hiçbir zaman asker olmamıştır!Fakticky aktivním poslancem nikdy nebyl.
Ayrıca bundan dolayı hiçbir zaman insanlara güvenememiştir.V této otázce tedy my lidé nemůžeme mít nikdy dostatečnou jistotu.

İlgili Sayfalar