Ana içeriğe geç
Sözlük

hiç ile cümle

hiç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hırsız hiçbir iz bırakmadan kaçtı.The thief fled without leaving any traces.
Hava tahmini hiç güvenilir değil.The weather forecast is not reliable at all.
Trenin gecikmeli olup olmadığı hiç önemli değil.It makes no difference whether the train is delayed or not.
Tren o kadar kalabalıktı ki hiçbirimiz bir yer bulamadı.The train was so crowded that none of us could get a seat.
Telefonlardan hiçbiri çalışmıyor.None of the telephones are working.
Çabalarım hiç sonuç vermedi.My efforts produced no results.
Çaba sarf etmeden hiçbir şey elde edemezsiniz.You cannot achieve anything without effort.
O zaman Japonya'da hiç demir yolu yoktu.There were no railroads at that time in Japan.
Başım ağrıyor. Hiç baş ağrısı hapın var mı?My head hurts. Have you got any headache pills?
Hiçbir şey merhamet kadar önemli değil.Nothing is as important as compassion.
Okumak için hiç kitabın var mı?Do you have any books to read?
Okumak için zaman bulamayan hiç kimse çok meşgul değildir.Nobody is so busy that they cannot find time to read.
İki başbakanın ortak hiçbir şeyi yoktu.The two premiers had nothing in common.
Japonya'daki başka hiçbir nehir Shinano kadar uzun değildir.No other river in Japan is as long as the Shinano.
Japonya'da başka hiçbir göl Biwa gölü kadar büyük değildir.No other lake in Japan is as large as Lake Biwa.
Japonya'da hiçbir dağ Fuji dağından daha yüksek değildir.No mountain in Japan is higher than Mt. Fuji.
Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?Have you ever read a book written about Japan?
Japonya'da hiç güzel parklar var mıdır?Are there any beautiful parks in Japan?
Japonya'daki hiçbir dağ Fuji dağından daha yüksek değildir.No other mountain in Japan is higher than Mt. Fuji.
Japonya'da hiç satış distribütörleri var mı?Do you have any sales distributors in Japan?
Hiç Japonya'da bulundunuz mu?Have you ever been to Japan?
Japonya'da hiçbir dağ Fuji dağı kadar yüksek değildir.No mountain in Japan is so high as Mt. Fuji.
Japonya'da hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.No city in Japan is as large as Tokyo.
Hiç Japon biran var mı?Do you have any Japanese beer?
Japonya'da başka hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.No other city in Japan is as large as Tokyo.
Japonya'da onun kadar sevilen başka hiçbir şarkıcı yok.No other singer in Japan is as popular as she.
Japonya anayasasını hiç okudun mu?Have you ever read the Constitution of Japan?
Hiç kimse tahammülsüz başarılı olamaz.Nobody is able to succeed without endurance.
Sen hiç sıcak hava balonuna bindin mi?Have you ever ridden in a hot air balloon?
Hiç ata bindin mi?Have you ever ridden a horse?
Müzede hiç canlı hayvan yok.There are no live animals in the museum.
Kutuda hiç elma var mıdır?Are there any apples in the box?
Proğramlardan hiçbiri bana ilginç görünmüyor.None of the programs look interesting to me.
Onun söylediği hiç mantıklı değil.What he says makes no sense at all.
Onun yalan söylediğini hiç duymadım.I have never heard him lie.
Onun maçı kazanma şansı olduğuna hiç kimse inanmadı.Nobody believed he stood a chance of winning the match.
Onun konuyla ilgili hiçbir şey bilmemesi garip.It is strange that he knows nothing about the matter.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Onun büyük servetini nasıl topladığını hiç kimse bilmiyor.No one knows how he has amassed his enormous fortune.
Onun nasıl kaçtığı hakkında hiç fikrim yok.I have no idea how he escaped.
Onun nerede yaşadığı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea where he lives.
Nereye gittiğini bilmenin hiçbir yolu yok.There is no way of knowing where he's gone.
Ondan hiçbir şey duymadım.I have heard nothing from him.
Onun yalan söyleyebileceği hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that he might tell a lie.
O hiç yalan söylemedi.He's never told a lie.
Onun kim olduğu hiç umurumda değil.I don't mind in the slightest who he is.
Onun kovulması için hiçbir sebep yok.There is no reason why he should be dismissed.
Onun hiçbir iyileşme umudu yok.There is no hope of his recovery.
Onun başarısız olması hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that he has failed.
Onun başarısından hiç umut yok.There isn't any hope of his success.
Yaşaması konusunda hiçbir umut yokThere is no hope of his being alive.
Onun canlı olmasında eğer hiç varsa biraz umut var.There is little, if any, hope of his being alive.
O, Tokyo'ya giderken hiç kimse onu uğurlamak için istasyona gitmedi.No one went to the station to see him off when he left for Tokyo.
Onun atanması hakkında hiç umut yok.There is no hope of his being appointed.
Onunla hiç konuştun mu?Did you ever talk to him?
Hiç kız arkadaşı yok.He has no girlfriend.
Onun hiçbir kaygısı yok.He is free from care.
Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.I've got nothing to say to him.
Onun hiç çocuğu var mı?Does he have any children?
Onun hiç çocuğu yok.He hasn't any children.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod